‘Özel ve Vakıf Hastanelerinin Olanakları Kamu İradesi ile Yurttaşların Hizmetine Sunulsun!’



Türk Tabipleri Birliği’nden Sağlık Bakanlığı’na Acil Çağrı: Özel ve Vakıf Hastanelerinin Olanakları Kamu İradesi ile Yurttaşların Hizmetine Sunulsun!


Türk Tabipleri Birliği (TTB), başta büyük kentler olmak üzere Türkiye genelinde hastanelerin doluluk oranının şiştiği, Sağlık Bakanlığı’nın “mevcut yoğun bakım yatak doluluk oranı yüzde 54,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı ise yüzde 71,3” verilerinin gerçeği yansıtmadığı, bu ünitelerdeki doluluk oranlarının yüzde 100’e dayandığı, bazı illerde bu sorunun aşılması için garajların-yemekhane ve farklı bölümlerin yoğun bakım ünitesine dönüştürüldüğü, fakat bunun da gerek hekim ve sağlık çalışanları gerekse donanım eksiklikleri nedeniyle yeni sorunlara yol açtığı, buralardaki sağlık çalışanlarının hızla hastalanıp, hizmet sunan değil, hizmet bekleyen haline geldiği, özel hastanelerin enfekte olmuş hastaları kabul etmeyerek “temiz hastane” reklamı yaptığı ve normal hastalar için de ücretleri yükselttiğini belirterek, “Özel ve vakıf hastanelerinin olanakları kamu iradesi ile yurttaşların hizmetine sunulsun!” dedi.

‘Sakine bebeğin ölümü mevcut tabloyu gösteren en acı örnek olmuştur’

Hastaların bazen günlerce acil servislerde yoğun bakım yatağı beklediği, bir hasta vefat ettiğinde ya da iyileşip taburcu olduğunda yer açılabildiği vurgulanan TTB açıklamasında, hastane kapasiteleri dolu olduğu için hastaneler arası nakil işlemi de yapılamadığı, bu durumun hastaların sağlığını daha da kötüleşmesine hatta tedavi alamadan ölmelerine de neden olabildiği belirtilerek, “Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla Batman il merkezinde yoğun bakımlarda yer bulunmadığı için 1,5 yaşındaki Sakine bebeğin ölümü mevcut tabloyu gösteren en acı örnek olmuştur” örneği verilerek tablonun vahametinin altı çizildi.

Özel hastaneler “temiz hastane” reklamıyla müşteri avlama, fiyatları yükseltme derdinde

Mart ayında yayımlanan özel ve vakıf hastanelerinin pandemi hastanesi olduğu ve SGK ödemelerinin buna göre yapılacağı genelgesinin değişmediği ve yürürlükte olduğu halde gereklerinin uygulanmadığı ifade edilen açıklamada, özel hastanelerin nasıl bir fırsatçılık yaptıkları şöyle özetlendi:

Her ilde bazı hastanelerin “temiz hastane” statüsünde bırakılarak diğer hastaların sağlık hizmeti alımlarının devam etmesi salgın yönetimi açısından önemlidir. Ancak bu durum şu an özel hastaneler tarafından fırsata çevrilerek, “temiz hastane” reklam sloganı olarak kullanılmakta ve hizmet ücretlerinde artışa gidilmektedir. Acil servisler dolu iken ve 112 acil hastalar için yer ararken özel hastanelerin birçoğu COVID-19 hastası kabul etmemekte veya sadece seçili hasta kabul etmektedirler.

‘Önerilerimiz bir an önce dikkate alınmalıdır!’

“Şimdiye dek önerilerimizin dikkate alınmaması ve salgının kötü yönetilmesi nedeniyle pandeminin toplum üzerindeki yıkıcı etkisi devam etmektedir. Gelinen aşamada daha fazla yurttaşın yaşamını yitirmemesi için aşağıdaki önerilerimiz bir an önce yaşama geçirilmelidir” denilen açıklamada, öneriler bir kez daha şöyle ifade edildi:

-Ülkemizde dokuz aydır devam eden COVID-19 pandemisini esas olarak ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumları olan hastanelerde karşılanması stratejisinden vazgeçilmeli, toplumsal bulaşıcılığın önlenmesine yönelik tedbirler yaşama geçirilmelidir.

 

-Salgınla mücadelenin tedavi ve bakım hizmetlerine sıkıştırılamayacağı, salgının sadece yataklı tedavi kurumlarında karşılanması durumunda sağlık altyapısının buna yetmeyeceği artık kabul edilmeli, önümüzdeki günlerde hastalığın seyrinin ağırlaşacağı, yatak ve yoğun bakımlarda yer bulmanın daha da güçleşeceği öngörüsü ile talep ve uyarılarımız dikkate alınmalı, TTB olarak açıkladığımız tedbir paketi bir an önce uygulanmalıdır.

 

-Yoğun bakım verileri sağlık çalışanları ve toplum ile şeffaf bir şekilde paylaşılmalı COVID-19 hastalarına uygun, yeterli donanım ve sağlık çalışanına sahip erişkin ve çocuk yoğun bakım yatak sayısı kamu ve özel-vakıf hastaneleri için ayrı ayrı açıklanmalıdır.

 

Sağlık Bakanlığı özel ve vakıf hastanelerinin olanaklarını kamu iradesi ile yurttaşların hizmetine sunmalıdır. 

 

Pandeminin gelmiş olduğu vahim tablo göz önüne alınarak başlangıç olarak özel ve vakıf hastaneleri için çıkarılan genelge uygulanarak, SGK ödemeleri de yapılarak her il için tüm hastaneleri sürece dahil eden değerlendirmeler yapılmalıdır. Yoğun bakım ihtiyaçlarında il içi ve iller arası hastaneler için iyi bir koordinasyon kurularak, COVID-19 hastalarını kabul etmeleri sağlanmalıdır.

 

KHK’lı emekçiler görevlerine iade edilmeli, atanmayı bekleyenler atanmalı

 

KHK’larla haksız-hukuksuz biçimde işlerine son verilen sağlık emekçileri görevlerine iade edilmeli, göreve atanmayı bekleyen sağlık çalışanları da göreve başlatılmalıdır.

 

Toplum ve sağlık meslek örgütleri sürece katılmalıdır

 

Sağlık Bakanlığı şimdiye kadar yürüttüğü politikalardan vazgeçerek salgınla mücadelede başarılı olmanın ön koşulu olan şeffaflık, akıl ve bilimin kılavuzluğunda belirlenmiş politikaları toplum ve sağlık meslek örgütlerinin katılımı sağlanarak yaşama geçirmelidir.