Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, AKP kadrolaşmasının ve bunun sonucu yaşanan niteliksizleşmenin bir prototipi olarak karşımızda. Akademinin temsilcilerinden biri olan ve kürsü işgal eden bu zat, üniversitelerde yaşanan bilimsel, ahlaksal, etik her türlü çöküşün vahim boyutlarını bize bir kez daha gösteriyor.
Sakarya Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sofuoğlu, katıldığı bir programda hızını alamayarak üniversiteleri “fuhuş yuvası” olarak nitelendirdi. Sofuoğlu gibiler, binlerce bilim insanının KHK’larla ihraç edilmesiyle üniversitedeki bilim kırıntılarının da tasfiye edildiği, boşalan yerlerin tek nitelikleri yalakalık-gericilik ve yandaşlık olan atamalarla doldurulduğu, eğitimdeki niteliğin büsbütün kaybolmasının umursanmadığı yeni rejimin inşasının tipik sembolü. Sofuoğlu ve onun gibilerini, insanların yaşam biçimlerini kendi gerici ahlaki ölçütleriyle değerlendirmek, efendilerinin buyurduğu gibi toplumsal ilişkileri, yaşam biçimlerine müdahale ederek yeniden düzenleme yarışına dahil olmak daha çok ilgilendiriyor!
Şu anda işgal ettiği koltukta tutunabilmesinin yolunun, baştakilere biat etmek, hatta düşkünleşmekte onlarla yarışmak olduğunu iyi kavramış olan Sofuoğlu, elbette ki bu iddiasını da bir kaynağa dayandırıyordu! “Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi..” sözleriyle kendisine ilham aldığı kaynağını da vurgulayan Sofuoğlu gibiler, bugün üniversitelerin geldiği acıklı tablonun bir özeti aslında.
Bilimin-aklın merkezi olması gereken üniversiteler, mevcut faşist-gerici iktidar blokunun kadrolaşma atakları, üniversitede yaşanan akademisyen kıyımları, niteliksiz ve liyakatsız insanların atanmasıyla tam bir çöküş sürecine girdi.
Üniversite kadrosunda yaşanan niteliksizleşme kendini bilimsel bilginin üretilmesi ve dağıtılması sürecinde de gösterdi. Niteliksiz akademik yayınlar, yayın sahteciği gibi alanlarda Türkiye dünya üçüncülüğüne Hindistan ve Nijerya’nın hemen arkasından girdi. Yükseöğretime ayrılan bütçe her yıl daha da azaltılıyorken, teknokentler büyük firmaların rant kapıları haline geldi. Bilimsel araştırma ve yayınlarda düşüş gözlenen Türkiye’de ne yazık ki hiçbir üniversite ilk 400 içerisinde dahi yer almıyor.
Kadrolaşmayı derinleştirmek için 7 bin 300 akademisyenin ihraç edildiği akademi dünyasında meydan Ebubekir Sofuoğlu gibi, sadece bilimsel düşüncelerden değil, onun yaratacağı etik, ahlaki normlardan da azade olan insanların insafına terkedildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!