Özelleştirilerek gerçek bir ticarethaneye dönüştürülen ve çalışanların da maliyetlerin düşürülmesi mantığıyla büyük oranda taşeronlaştırılıp, güvencesizleştirildiği Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) A.Ş. yeni yıl öncesinde acele posta servisi ve kargolarda yüzde 25 oranında indirime gittiğini açıkladı. Bu kampanya doğal olarak çalışanların zaten ağır olan iş yükünü daha da ağırlaştırdı. Pandemi döneminde iş yükü artan lojistik işkolunda bu tür özel dönemlerde başlatılan benzer kampanyalar döneminde, aşırı iş yükü altında, güvenceden-güvenlikten yoksun ve hakları gasbedilecek şekilde çalıştırılan işçilerin kelimenin gerçek anlamıyla canına okunuyor. PTT önlerinde uzayan kuyruklardan da anlaşılan bu duruma karşı PTT emekçileri halka zorunlu olmadıkça kargo yoluyla alışveriş yapmayın çağrısında bulundu.
Koronavirüs salgınının önüne geçmek için halka “kalabalık ortamlardan uzak durun” çağrısı yapılır ve bu çağrı en başta patronların fırsatçılığı, çarkların dönmesi ısrarına uygun politikalarla anlamsız hale getirilirken PTT emekçilerinin sözkonusu fırsatçılık karşısındaki en önemli baskı gücü de halkın bu çağrılarına yanıt vermesi oluyor.
Birçok PTT işçisinin ailelerine virüs taşıdığı, pek çoğunun hastalık kaptığı ve hasta oldukları halde rapor vermeye zorlandığı, mesai ücretlerinin ödenmediği bu koşullarla ilgili Mezopotamya Ajansı’ndan Ömer Akın’a konuşan KESK’e bağlı Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) Mersin 7 Nolu Şube yöneticisi İbrahim Halil Okdem’in anlatımları oldukça çarpıcı bir sömürü tablosunu ortaya koyuyor.
Sahada çalışmalarından dolayı virüsü kapma ve yayma olasılığı olan yüksek riskli grup içerisinde olduklarını belirten Okdem, her gün virüse yakalanıp, ailelerine bulaştırma korkusuyla yaşadıklarını ifade etti. Okdem, “Maalesef yakınlarını kaybeden çalışanlar oldu. Hastalığı kapıp günlerce iyileşemeyen emekçilerden bir de doktor raporu istendi” diye belirtti.
İş yükü arttı
Bu süreçte esnek ve dönüşümlü çalışma taleplerine olumlu yanıt alamadıklarını da ifade eden Okdem, “Salgınla birlikte özellikle kargolarda artış oldu. Bu da zaten ağır olan iş yükümüzün daha da artmasına neden oldu. Pandemi yardımlarını hafta sonu bile çalışarak dağıtan arkadaşlarımızın mesailerinde kesintiler oldu. Hem işyerindeki alanın yetersizliği hem de dönüşümlü çalışmanın uygulanmaması işyerinde sosyal mesafe kuralının uygulanmasını olanaksız kılmaktadır” dedi.
‘Kargoyla alışveriş yapmayın’
Kaliteli koruyucu ekipman sağlanması ettiklerini dile getiren Okdem, şu talep ve önerilerde bulundu: “Esnek ve dönüşümlü çalışma uygulamasına geçilmeli ve işyerleri sosyal mesafe kuralına uygun hale getirilmeli. Çalışanlara salgında işyeri güvenliği ile ilgili güncel bilgiler verilmeli. Vatandaşın işyerlerine girişi güvenliğin kontrolünde olmalı, görevlilere verilen ateş ölçerler aktif kullanılmalı ve HES kodu ile giriş uygulaması çalışanların sağlığını korumak için uygulanmalı. Gönderinin niteliğine göre araç temin edilmeli.”
Okdem, içerisinde bulundukları salgın koşullarında yurttaşlardan zorunlu olmadıkça kargo usulü alışverişte bulunmamalarını da istedi.
Yine sendika yöneticisi olan PTT çalışanı Adanır Eren de, pandemi sürecinde sağlık emekçilerinden sonra en yoğun iş yükünün PTT emekçilerinin sırtında olduğunu belirtti.
Anlaşmalar feshedilmeli
Gerek posta, kargo dağıtımında, gerekse gişe işlemlerinde büyük bir artış yaşandığını söyleyen Eren, “PTT emekçisi arkadaşlarımızdan çalıştığı halde, belirli aralıklarla yıllık izin kullandığı için 2000 TL destek ödemesini alamayan arkadaşlarımız oldu. Bu süreçte tüm personele belirli periyotlarla test yapılmasını talep ettik, ancak sağlık hizmetlerine en çok ihtiyaç duyulan bu süreçte özel hastaneler ve sağlık kuruluşları ile yapılan anlaşmalar feshedildi ve yeni anlaşmalar yapılmadı” diye konuştu.
Hem onlar hem aileleri mağdur edildi
Cumhurbaşkanlığı genelgelerinde belirtilen esnek ve dönüşümlü çalışmaya PTT çalışanlarının dahil edilmediğini vurgulayan Eren, şunları kaydetti: “Sadece bizleri değil, ailelerimizi ve çocuklarımızı da mağdur ediyorlar. Uzaktan eğitim sistemine geçildiği için çocuklarımız evde anne ve babaları olmadan derslerini yapmaya çalışıyor. Getirilen kısıtlamalarda çocukların sokağa çıkma saatlerinde bizlerin çalışıyor olması, çocuklarımızın bu haktan faydalanamamalarına neden oluyor. Çalışma saatlerinin genelgelere uygun düzenlenmesi, çocukların eğitimi ve gelişimi için bir zorunluluk olarak görülmelidir. Haber-Sen olarak her ilde PTT bünyesinde kreş ve çocuk bakım evlerinin açılmasını defalarca talep etmemize rağmen, bu dönemde var olan çocuk bakım evlerinin kapatılmak isteniyor. Özellikle kadın çalışanlar çocuklarının bakımı konusunda bu dönem çok mağdur olmuştur.”
Personel eksikliği var
Eren, pandeminin başlamasıyla birlikte salgına yakalanamamak için PTT çalışanları olarak kendi imkanlarıyla tedbirler almaya çalıştıklarını da belirtti. Eren, “Gişelerin önüne bank ya da naylon kapatılarak sosyal mesafe sağlanmaya çalışıldı. Ancak bu durum dağıtım servisleri için mümkün olmadı. PTT de alınan tedbirler maalesef tüm iş yerlerini kapsamadı. Örneğin; merkez müdürlüklerinde gişelerin önüne konulan siperlik birçok PTT şubesinde halen yoktur. Maske ve dezenfektan ihtiyacı merkezde sağlanabiliyorken, şubelerde maske ve dezenfektan sorunu yaşayan arkadaşlarımızın olduğunu biliyoruz.
PTT yönetimi şubelerin norm kadrosunu ikiye çıkarmıştır. Ancak halen birçok şubede tek kişinin çalıştırıldığını görüyoruz. Özellikle pandemi döneminde şubelerde alınmayan önlemler nedeniyle Coronavirus vakası ilk olarak buralarda görülmüştür. Şubelerde temizlik elemanının ve güvenlik görevlisinin bulunmaması nedeniyle buralarda bulaş riskinin daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, artan iş yükü karşısında daha da gün güzüne çıkan personel eksikliğinin bir an önce giderilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!