Soylu’yla aynı kareye girmek…



DİSK yöneticileri kendilerinin de çağrıcısı oldukları Kadıköy’deki 1 Mayıs açıklamasına katılmayarak polisi o açıklamaya saldırtan Süleyman Soylu’yla protokol imzalamayı tercih etti, bunu yaparak işçi sınıfıyla köprüleri atmaktaki korkusuzluklarını da kanıtladılar!


1 Mayıs’ı evlere-balkonlara hapseden, iktidarın sınıf düşmanlığı temelinde şekillenen pandemi politikalarına, yasak kararlarına tutum almayıp baştan teslim bayrağı çeken DİSK yönetimi, dün tüm bu saldırıların emrini veren faşist Süleyman Soylu’yla aynı masaya oturdu. Onlar Afet Eğitim İşbirliği Protokolü’nün imzalanması gerekçesiyle o masaya oturup, Soylu’yla fotoğraf verirken Kadıköy’de DİSK’in de çağrıcısı olduğu 1 Mayıs konulu basın açıklaması için toplanan kitleye polis saldırmış ve onlarca insanı gözaltına almıştı.

1 Mayıs için bildiri dağıtılmasını bile yasaklayan, basın açıklaması yapan direnişçi işçiler ve sendikacıların üzerine polisi salan Soylu’yla aynı kareye girme cesareti gösteren DİSK yönetiminden 1 Mayıs yasaklarına, insanlık dışı-sınıf düşmanı pandemi politikalarına karşı tutum almasını beklemek elbette abes olur.

Afet Eğitim İşbirliği Protokolünü imzalamak adına yapılan protokol imza törenine katılan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, DİSK Yönetim Kurulu üyesi ve Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan bu tutumlarını “resmi prosedür gereği” diye açıklayacaklardır! Mesele de böyle bir açıklamanın arkasına sığınmalarında zaten. O resmi prosedürleri her gün “1 Mayıs” diyenin gözaltına alındığı bu koşullarda protesto edebilme cesareti gösterememekte, bu noktada bile karşı karşıya gelmekten kaçınarak, “devletle köprüleri atma niyetinde değiliz” mesajı vermekte!

O köprüleri atmama ısrarı gösterenlerin sınıfla aralarında hiçbir köprünün kalmadığı ya da kalamayacağıysa açık değil mi?