Aşkın ve kavganın şairi Adnan Yücel’i aramızdan ayrılışının 19. yılında Ankara’da yaptığımız bir etkinlikle andık. Alınteri Ankara temsilcisi Zarife Çamalan’ın kısa konuşmasıyla başlayan anmamız, Şair Ahmet Telli, Fotoğraf Sanatçısı-Şair Mehmet Özer ve Gazeteci-Yazar Hüseyin Aykol’un anlatımlarıyla devam etti. Adnan Yücel’n bestelenmiş şiirlerini seslendiren İlmek Müzik Grubu’nun dinletisiyle sona erdi.
Afişlerimizi görerek katılan Adnan Yücel severler, genç öğrencileri, dost kurumlar ve yoldaşlarının katılımıyla gerçekleşen etkinliğimiz, bundan sonraki yürüyüşümüz için güç ve moral verdi.
Kavgamızın şairi Adnan Yücel yoldaşımızın anma etkinliğimize, Ankara’dan Soma’ya dönerken elim bir kazada hayatını kaybeden Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Tahir Çetin ile genç işçi önderi Ali Faik’i ve İzmir HDP İl Örgütü’ne yapılan faşist saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ı da astığımız ozalit ve afişle taşıdık. Çünkü Adnan Yücel, yaşamını ezilen halkların ve işçi sınıfının mücadelesine adamış, şiirlerindeki imgeleri onların mücadelesinden devşirmiş, sınıfsız-sömürüsüz bir dünya özleminden aldığı gücü dizelerine dökmüş bir şairdi.
Etkinliğimizde konuşan temsilcimizin de belirttiği gibi, “Adnan Yücel’ler, Tahir Çetin’ler, Ali Faik’ler ve Deniz Poyraz’lar mücadelenin içinden yeşerecekler ve yeniden yeniden boy verecekler”.
Etkinlikte gazetemiz adına yapılan kısa konuşmaya “Etkinliği yaptığımız bu salona afişler astık. ‘Bu afişlerin Adnan Yücel ile ne ilgisi var?’ diye sorabilirsiniz” diye başlandı. Devamında şunlar belirtildi:

Tahir Çetin ve Ali Faik iki gün önce elim bir kazada hayatlarını kaybetti. Bu arkadaşlarımız 17 yıldır maden işçilerinin verilmeyen hakları, Soma madenci katliamında yaralanan, katledilen madencilerin verilmeyen hakları için sınıf mücadele veriyorlardı.
Deniz Poyraz yoldaş bir katliamda hayatını kaybetti. Bu katliam Suruç Katliamı’ndan, Amed Katliamı’ndan, Ankara Gar Katliamı’ndan hiçbir farkı yoktur.
Bunların Adnan Yücel ile bağlantısı nedir?
Adnan Yücel hayatın içinde, kavganın, umudun, direncin şiirlerine yansıtarak yaşadı. 30 yıllık şiir hayatında hem Kürt halkının hem işçi sınıfının zaman zaman dinginliğini, zaman zaman direncini, umudu hepsini bir arada işlemiştir dizelerine. Gerçekten onun yazdığı şiirler kendisiyle bütünleşen şiirlerdir. Yani nasıl yaşadıysa, hissetiyse öyle şiirler yazdı. 19 yıl önce yazdığı şiirleri güncelliğini korumakta yüzyıllar sonra da güncelliğini koruyacaktır.
Adnan Yücel kavganın ve umudun şairi, o gelenek tohumlarını yaratanların yoldaşıydı. Kendi hayatına da bize de şunu söylüyordu. ‘Bizim kavgamız, bizim davamız, aşklarımız, acılarımız, kederlerimiz, mücadelemiz yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek devam edecek ve o zaman biz kazanacağız’ diyordu. Dolayısıyla Adnan Yücel hayatını mücadeleye adamış bir yoldaşımız, onun yoldaşı olmaktan onur duyuyorum. Kendisini tanımasam da şiirlerini okuduğumuz da o anı hissedebiliyoruz, o anı yaşıyorsunuz.

İlmek Müzik Grubu’nun seslendirdiği parçaların beğeniyle dinlendiği etkinliğimizde Adnan Yücel şiirini ve Adnan Yücel’in kendisini oldukça kapsamlı bir derinlikle anlatan Şair Ahmet Telli ve Şair-Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Özer’in sunumlarının tam metnini yarın paylaşacağız.
*Fotoğraflar Mehmet Özer’in objektifinden.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!
