Gebze’de bulunan Baldur Süspansiyon’da direniş, kıdem-ihbar ve sendikal tazminatların ödenmesiyle sona erdi. Birleşik Metal-İş’e üye oldukları için Kod 29’la işten atılan işçilerin direnişi 335, yetki alındıktan sonra sözleşme masasına oturulmadığı için başlatılan grev ise 281. gününde sona ermiş oldu.
Sendikal örgütlenme hakkının tanınması, toplu sözleşme masasına oturulması talebiyle direniş yapan işçiler için bunun coşkuyla karşılanan bir kazanım olmadığı açık. Evrensel’e konuşan işçiler de bu burukluklarını ifade etti. Elbette ki direniş olmasaydı bu hakların ödenmesi de mümkün olmayacak, işçiler mahkeme kapılarında yıllarca sürüneceklerdi.
Ancak gerek işten atılınca fabrika önünde direniş başlatan gerekse toplu sözleşme hakkı için greve giden işçilerin bir yıla yakın bir zamandır fabrika önünde sürdürdükleri direnişin başka türlü bitme imkanı da yok değildi. İçerden mal çıkarılmasına-grev kırıcılığına karşı daha net bir tutum alınması, işçilerin daha büyük bir destek ve dayanışmayla buluşması, daha güçlü grev fonlarıyla direnişlerin beslenmesi sözkonusu olsaydı sonucun farklı olacağını söylemek bir abartı olmasa gerek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!