Asker-polis-korucu fuhuş üçgeni



Hakkari, Yüksekova, Çukurca ve Uludere’de başını korucuların çektiği fuhuş ve şantaj çetesine ilişkin zaten bilinenlerin “esrarengiz” bir uzman çavuş tarafından gönderilen mesajlarla ortalığa saçılması, Kürt halkına yönelik özel savaşın boyutlarını bir kez daha gösterdi


Türk devleti Kürt halkına karşı sadece baskı ve zorbalık yöntemlerini kullanmıyor, savaşın en önemli ayaklarından birini de özel savaş (psikolojik-kültürel savaş) oluşturuyor. Korucuların, asker ve polisin, yerel bürokrasinin de dahil olduğu, Musa Orhan’ın kollanmasında olduğu gibi tepeden güvencelenen devasa bir ağla savaşın bu cephesinde en aşağılık biçimleri hayata geçiriyor. Halk, özellikle kadın, çocuk ve gençlerin hedef alındığı bir saldırıyla yozlaştırılmaya, çökertilmeye çalışılıyor. Gerek uyuşturucu gerekse fuhuş yoluyla çöküşe sürükleme çalışmalarının kapsam ve derinliği Hakkari’de deşifre edilen devasa fuhuş şebekesiyle ortaya serildi.  

Hakkari, Yüksekova, Çukurca ve Uludere’de başını korucuların çektiği fuhuş ve şantaj çetesine ilişkin bilgilerin çoğunu, farklı nedenlerle de olsa bu çemberin dışına çıktığını söyleyen bir uzman çavuş deşifre etti. İsim, fotoğraf ve videoların bazılarını paylaşan uzman çavuş, konunun yargıya taşınmasını istedi.

Kentte bir dönem görev yaptığını söyleyen bir uzman çavuşun, Hakkari’de birçok çevreye telefon üzerinden gönderdiği mesajların ardından açılan soruşturmaya hızla “gizlilik kararı” getirildi. İsmi öğrenilemeyen uzman çavuş, gönderdiği mesajda başını korucuların çektiği çeteyi, örgütlü olduğu köyleri tek tek ifşa ediyor. Çetenin nasıl örgütlendiği, devlet güçleriyle bağı, kadınların nasıl düşürüldüğü gibi birçok çarpıcı detayı gönderdiği mesajda anlatıyor. Bu çavuş kendisinin sözkonusu çeteyi çökertmek için görevlendirildiğini iddia ederken, kim tarafından görevlendirildiğini belirtmediği gibi, çeteyle ilişkili devlet görevlilerini de deşifre etmiyor!

Erdal Baz’ın Özgür Politika’daki haberine göre kentteki fuhuş çetesine ilişkin önemli iddialar ortaya atan uzman çavuşun mesajı, Hakkari’de hemen hemen herkese ulaşmış durumda. Mesajında “Bunları söylemesem, deşifre etmesem daha çok çocuk annesiz kalacak, çokça aile ve yuva dağılacak, herkes önlemini alsın, ailesine, kızlarına eşlerine sahip çıksın” diyen uzman çavuş, ”Çok isim var, herkesi yazmam mümkün değil, belli başlı bazılarını önümdeki listelere bakarak yazıcam” diyerek, fuhuş çetesinin aktardığından çok daha büyük olduğunun altını çiziyor.

Onlarca video, yüzlerce foto

Elinde 36 video, yüzlerce kadın ve erkeğin fotoğrafı olduğunu, bunlardan sadece küçük bir kısmını paylaştığını savunan uzman çavuş, daha fazla dayanamadığı için görevinden istifa ettiğini belirtiyor. Artık kaybedecek bir şeyinin kalmadığını kaydeden uzman çavuş, ”Elimdeki tüm flaş diskleri, resimleri, videoları, fuhuş çetesinin elemanlarının isimlerini, paylaşacağım ki herkes bunları iyice tanısın” ifadelerini kullanıyor.

Asker ve polisler içinde

Kendisinin aslında fuhuş çetesini çökertmek için görevlendirildiğini iddia eden uzman çavuş, ”Ama bazı uzman çavuşlar, hatta polis memurları ve resmi görevli şahıslar işin içine girince görevi bırakmak zorunda kaldım” diyor.

Elebaşı korucular

Fuhuş ve şantaj çetesine dair 10’u aşkın merkezde onlarca kişinin ismini ifşa eden uzman çavuş” yönetici kadrosu ve beyin takımı korucular” diyor. Yazdığı isimlerin çoğu köylerde koruculuk yapan paramiliter güçlerden oluşuyor, içlerinde korucu eşleri de var. Uzman çavuşun zikrettiği isimlerden öne çıkanlar şunlar: Zawîte (Ormanlı) köyünden Mesut Ölmez, Hacı Ölmez, Hakan Ölmez; Mêrgan (Çimenli) köyünden Fettah Demir; Çem (Köprülü) köyünden Fevzi Taş’ın da aralarında bulunduğu korucular ve eşlerinden oluşan 13 kişi.

Uzman Çavuş, ”Adları sır gibi saklanan büyük abileri de var kayıtlarımızda. Ayrıca bunlara para karşılığında yardım ve yataklık eden alt seviyede her köy ve yerde kişiler de var” diye belirtiyor.

Kadınlar nasıl düşürülüyor?

Uzman çavuşun iddiasına göre, ”Halet” takma adlı bir korucu eşi, bu çete örgütlenmesinin merkezinde. Peki bu ağ nasıl örgütleniyor, kadınlar nasıl düşürülüyor? Uzman çavuş bununla ilgili de şunları aktarıyor: ”Evli kadınları ve genç kızları bir şekilde kandırıp arkadaş olduktan sonra, ısmarladıkları çay, kahve veya soğuk içeceklerin içine Yüksekova ve İran’dan elde ettikleri bayıltıcı ve uyuşturucu haplar atarak, onlarla beraber oluyorlardı. Daha sonra ise video ve resimlerini çekerek fuhuşa zorluyorlardı. Kadınları para karşılığı uzman çavuş, polis ve şebekenin diğer üyelerine fuhuş yoluyla peşkeş çekerek maddi gelir elde ediyorlardı. Ben gitmem diyen kadınları da aileleri ve eşleri ile tehdit ediyorlar, elimizdeki görüntülerinizi paylaşacağız diye şantaj yapıyorlardı.”

Katalogdan seçiliyor

Fuhuş çetesi aynı zamanda bir katalog da oluşturmuş. Video ve fotoğrafların yer aldığı bu katalog telefonlara dijital ortamda gönderiliyor. Katalogda kadınların yaşadığı köyün ismi yer alıyor, video kataloğunda ise bedenleri teşhir ediliyor.

Asker ve polislere pazarlanıyorlar

Uzman çavuşun mesajından kadınların Türk devlet güçlerine para karşılığı pazarlandığı da belirtiliyor. Bu asker ve polislerin kimler olduğuna dair herhangi bir bilgi vermeyen uzman çavuş, Fettah Demir ve Hacı Ölmez bir kadının videosunun paylaşılması ardından öldürüldüğünü ima ediyor ve ”Bu haberi duyduktan sonra her şeyi açığa çıkarmaya karar verdim” diyerek, askerlikten de istifa ettiğini tekrarlıyor.

Kimler görevlendirdi?

Bu çetenin faaliyetlerini “günü geldiğinde çökertip bitirmek için görevlendirildim” diyen uzman çavuş kimler tarafından görevlendirildiğine dair açıklama yapmasa da mesajının satır aralarında devletin bu fuhuş faaliyetinden haberdar olduğuna dair birçok itirafta da bulunuyor.

Tüm belgeler jandarmada

Tüm bu belgelerin hem Hakkari merkezde hem de Çukurca Jandarma Komutanlığı’nda kayıtlı olduğunu belirten uzman çavuş, ”Ben istiyorum ki birileri gidip şikayetçi olsun” derken, kendisi ve 4 uzman çavuş ve bir sivil polisin gizli tanık olarak ifade vereceğini, bütün dokümanları, kayıtları paylaşmaya hazır olduğunu ekliyor.

Sınır köylerindeki politikası

Mesajlarda adı geçen tüm köylerin devletin, gerillaya karşı savaşında çok önemli yer tutan sınır köylerinden oluşması önemli bir ayrıntı. Kalekollar yapılan, her açıdan denetlenen bu köylerde olup bitenden devletin haberdar olmaması düşünülemez. Korucuların yanısıra yurtseverlerin de bulunduğu bu köylerin çürütülmesine yönelik bu çapta bir çalışmanın devletin bilgisi dışında gerçekleşmesi adeta mümkün değil.

Valilik eliyle algı operasyonu

Nitekim uzman çavuşun paylaşımı ardından Hakkari Valiliği’nin yerel basından gazetecileri toplayarak yaptığı ”Bu haber terörle mücadelemizi zarara uğratmak için terör yandaşlarının yaydığı, güvenlik güçlerimizi zan altında bırakan bir haber, bölgede yaşayan gazetecilerin bunu tersine çevirmek için çaba sarfetmesi gerek” açıklaması da bunun ifadesi aslında.

Vali’nin bu açıklamasının ardından ise HakkahaberTv gibi yerelde Valilik emriyle çalışan ajansların, Selman Ediş adlı korucu başıyla röportaj yapıp, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu yaymaya çalışması da öyle.

Gizlilik kararı alındı

28 Ekim günü Hakkari’de zengin iş adamları, aşiret ağaları ve korucu başlarının devreye girmeye başlamasıyla savcılığın dosyaya ilişkin gizlilik kararı getirdiği bir uzman çavuşun da müşteki sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi. İsmet Ölmez adlı eski korucu başı ve köydeki madenin işletmecisinin “köyümüzde dönen bu pisliği temizleyin dediği” öğrenildi. Bu girişimler dosyanın üstünün kapatılacağına dair şüphelere yol açıyor.

Aysel Ölmez öldürüldü

Uzman çavuşun mesajlarında adı sık sık geçen Zawîte köyünden R.Ö.’nün Özgür Politika’yla paylaştıkları arasında önemli detaylar var: ”Üç, dört ay önce Aysel Ölmez adında köyümüzde oturan bir kadının videosu elden ele dolaşmaya başladı. Aysel Ölmez, 50 yaşlarında olan bir kadın. Korucu Fettah Demir ile ilişki yaşadığı bir video nasıl olduysa bir anda herkesin eline geçti. Kadın köyden kaçıp Güney Kürdistan’a geçti. Ancak bir süre sonra kadının orada öldürüldüğüne dair bilgiler gelmeye başladı. Uzman çavuşun attığı söylenen mesajların temeli bu ölüme dayanıyor.”

Herkesin bildiği ama konuşmadığı

Bu cinayetten sonra Aysel Ölmez’in eşi ve akrabalarının bunlardan hesap soracağız demesi, fuhuş ve şantaj çetesindekileri tedirgin etti. Hepsi birbirini satmaya başladı. Herkesin bildiği ama kimsenin dillendirmediği şey uzman çavuşun mesajıyla artık konuşulur oldu. Herkes korucuların fuhuş yaptırdığını, askere, polise kadın pazarladığını biliyordu. Bunu karakol bizzat örgütlüyordu. Bu köylerde karakoldan ve askeriyeden habersiz kuş uçmaz. Bundan da haberleri vardı, çünkü bizzat kendileri yapıyorlardı. Köydeki korucular onlar için çalışıyordu.”

Karakoldan çıkmayan silahlı tipler

Devletin kendini aklamaya çalıştığını kaydeden R.Ö. anlatımlarına şöyle devam ediyor: ”Bir mesaj yayıldı sanki her şey o mesajla bilinmeye başladı. Ama herkes biliyor ki devlet eliyle fuhuş Hakkari merkez dahil her yerde yapılıyor. Bunları yapanlar da asker, polis ve korucular. Devlet o mesajlarla kendini aklıyor. Sanki toplumun içinde var olan bir pisliği vicdanlı birkaç asker deşifre etmiş gibi. Ama bu devletin kendi pisliği. Adı geçen Fettah Demir, Mesut Ölmez, Hakan Ölmez karakoldan çıkmayan, silahla gezen tipler. Bunların ne olduğunu herkes biliyor. Her dönem bunlar, devletle çalıştılar. Madem mesaj atan uzman çavuş dürüst biri, çıkıp hangi asker, hangi polis bu çeteyle çalıştı, onu da açıklasın.”

Kadınların can güvenliği yok

Gazetenin aynı köyden görüştüğü ve ismini vermek istemeyen bir kadın ise yayılan mesajdan sonra, mesajda adı geçen bir kadının intihar ettiğini, iki kadının ise köyden gittiğini belirterek, ”Ama kaçtılar mı, öldürüldüler mi, yoksa devlet mi onları bir yere götürdü bilmiyoruz” dedi. Köyde çok gergin bir ortamın olduğunu birçok kadının can korkusu yaşadığını, ne yapacaklarını, kime gideceklerini bilmediklerini ifade eden kadın, acilen bir çare bulunması gerektiğini söyledi.

Uyuşturucu da var

10 Temmuz’da ANF’de çıkan bir haberle de uyuşturucu ve fuhşa zorlanan F., verdiği bilgilerle devlet güçlerinin ve ilçede bulunan bazı mekan sahiplerinin uyuşturucu kullanımı ve fuhşa sürüklemede rolüne işaret etmişti. Kafelerde polislerin denetiminde fuhuş yapıldığını ve uyuşturucu satıldığını söyleyen F., “Şu an Gever merkezde bulunan 6 kafede genç kadınlar her akşam polisler tarafından kullanılıyor. Polisler beni de tehdit ederek bu bataklığa sürükledi. Bu kafelerde en çok eroin, kokain ve uyuşturucu haplar satılıyor. Gençler bu maddelerle kafayı bulduğunda polis resimlerini çekiyor ve daha sonra bu görüntülerle gençleri tehdit ediyor. Bu kafe sahipleri de polislerle işbirliği içinde” diye konuştu. 

Fuhuş ve uyuşturucunun Gever için çok büyük bir tehlike olduğuna işaret eden F., ilçede hemen hemen her yerde uyuşturucu satıldığını ve gençlerin bu şekilde bağımlı hale getirildiğini ifade etti. Kendisini fuhuş ve uyuşturucu bataklığına sürükleyen polisin Osmaniyeli olduğunu vurgulayan F., oturduğu ‘One Way’ cafede limonatasına ilaç atıldığını ve daha sonra görüntülerinin kaydedildiğini söyledi. Polislerin görüntüleri kendisini tehdit etmek için kullandığını kaydeden F., şunları dile getirdi: “Eğer arkadaşlarımı onlar için örgütlemezsem görüntüleri internette dağıtacaklarını söyleyerek beni tehdit ettiler.”

Uyuşturucu ve fuhşa zorlanan A. da Osmanlı Ocakları’na mensup kişilerin Yeşildere mahallesinde olan Nedim Zeydan Caddesi’nde polislerin gözü önünde uyuşturucu sattığını söylemişti.