Pınar Gültekin davasından yine karar çıkmadı!



Yaşarken yakılarak öldürüldüğü raporlarla kanıtlanan Pınar Gültekin cinayetiyle ilgili davanın 10. duruşmasında da karar çıkmadı. Her şey apaçık ortadayken mahkeme bu sefer de kadın katillerini ve olası katilleri cesaretlendirecek bir tutumla davayı 11 Nisan’a erteledi. Katil Metin Avcı’ysa bu duruşmada da kan donduran ifadeler kullandı


Pınar Gültekin’i tasarlayarak akıl almaz vahşilikte katleden Cemal Metin Avcı, cinayetin işlendiği saatlerde telefon sinyalleri abisiyle bir arada olduğunu gösteren kardeşi Mertcan Avcı ve cinayetin üstünü kapatmak için delil kararttıkları bilinen katilin eski eşi Eda K, babası Selim Avcı, annesi Ayten Avcı, iş ortakları Şükrü Gökhan O.’nun Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın 10. duruşması bugün görüldü. Karar çıkması beklenen bugünkü duruşma 11 Nisan’a ertelendi.

Duruşmaya katil Cemal Metin Avcı, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz yargılanan Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı, eski eşi Eda K, babası Selim Avcı, annesi Ayten Avcı, iş ortakları Şükrü Gökhan O. ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Gültekin’in babası Sıddık ile annesi Şefika Gültekin de duruşmada yer aldı. Duruşmada, katil Cemal Metin Avcı ile diğer sanıklar ve avukatların son savunmaları dinlendi.

Davanın her etabında kan donduran ifadeler, gerçekler

Pınar Gültekin cinayetinin yargılanma sürecinin her etabı kan donduran gelişmelere sahne oluyor. Daha önceki duruşmalarda Adli Tıp raporlarıyla tüyler ürperten gerçek açığa çıkmış ve Pınar’ın yakıldığı sırada hayatta olduğu anlaşılmıştı. Bu seferki duruşmada da mahkeme başkanının katil Metin Avcı’ya “Pınar Gültekin’i neden iple bağlayarak varile koydunuz?” sorusu verdiği “Her taraf kan içindeydi üzerime kan bulaşmasın diye iple bağlayarak varile koydum. Bu olayın açığa çıkacağını düşünmediğim için de bağ evinde her yeri en ince ayrıntısına kadar çamaşır suyu ile temizledim” yanıtı kan dondurdu.

Pınar’ı hayattayken yakan, cenin pozisyonunda varile koyan, boynuna 7 kez halat ipi dolayarak boğan, ipi ağzına sıkıştırarak iki dişini kıran, daha can vermemişken tahta parçasıyla ateşe vererek yakan katilin tüm bunları tek başına yapmadığı ne kadar açıksa, “üzerime kan bulaşmasın” sözlerindeki “soğukkanlılık” da cinayeti canavarca hislerle işlediğini bir o kadar açık gösteriyor.

Karar verilmedi!

Bugün duruşmanın karar duruşması olması bekleniyordu. Keza mahkemenin bilerek uzattığı ve bunun da haksız tahrik indirimi için zemin yarattığı düşünülüyor. Davanın bugün karara bağlanmamasına da Mertcan Avcı’yla ilgili yürüyen soruşturma gerekçe gösterildi.

Abisiyle aynı anda aynı yerde olduğu telefon sinyalleriyle tespit edilen Mertcan Avcı, delilleri karartmaktan tutuklanmış, dava sürecinde de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Bu duruşmada Mertcan Avcı hakkında kasten öldürme suçuna iştirak eyleminden Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunulduğu öğrenildi. Söz konusu başvuru nedeniyle Mertcan Avcı hakkında kasten öldürme suçundan soruşturma yürütüldüğü, soruşturma dosyasından netice beklendiği, dosyaların birleştirilmesinde zorunluluk bulunduğu nedenleri öne sürülerek duruşma 11 Nisan tarihine ertelendi. Ayrıca yargılanan diğer dört kişinin duruşmaya katılmasına gerek olmadığı ve Mertcan Avcı’nın tutuksuz yargılanmasına devam edilmesine karar verildi.

Gültekin Ailesi’nin avukatı bunun beklenmesine gerek olmadığını, karar verilmesi gerektiğini söylese de mahkeme bunu dikkate almadı.

Mahkemenin tarafgirliğine tepki

Bugünkü duruşmada mahkeme heyeti her zamanki tarafgir tutumunu sergiledi. Cinayetten yargılanan sanıklara kolonya verdi buna tepki gösteren Pınar’ın ailesi salonu terketti. Gültekin Ailesi’nin avukatı Epözdemir bu duruma tepki göstererek, “Karşı tarafın bizim kişilik haklarımıza ilişkin bütün açıklamalarına rağmen müdahale etmeyen sayın mahkemenin, müvekkilimizi herhangi bir değerlendirmesinde kolluk marifetiyle salondan çıkarması kabul edilemez. Aynı mahkeme sanıklara kolonya ikram etti. Şüphesiz sanığın hakları vardır ancak burada çifte standart olduğu için söylemek zorundayız” diye belirtti.

“Müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ediyoruz”

Katilin cinayeti meşrulaştırmak için her yola başvurduğunu, kurgulanmış, ezberletilmiş savunmaları okuduğunu ancak tüm deliller toplanınca bu yalanların çürütüldüğünü belirten Epözdemir, şunları söyledi:

Cinayetin her aşamasını tasarlayan bir katil karşımızda. Bütün hususlar bir tarafa değerlendirildiğinde sanığın eylemine uyan suçtan dolayı emsal bir ceza alması gerekir. Sanık adaletin tecellisine maddi gerçeğin ortaya çıkmasına da yardımcı olmadı. Sanığın iyi hal indirimi uygulanmaması gerektiğini ve eylemine uyacak şekilde ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ediyoruz.

“Diğer sanıklar delilleri gizliyor”

Mertcan Avcı’nın da suçu ve suç delillerini gizlemeye çalıştığını, ifadelerinde çok net çelişkiler olduğunu ifade eden Epözdemir, şunları kaydetti:

Ezberlenmiş, kurgulanmış suçu örtmeye yönelik ifadeler vermiştir. Avcı’nın olay örgüsü içinde olduğu sabit. Mahkemenin ek savunma verip cinayete yardım etmekten karar ihdas edilmesini düşünüyorum. Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu sanık bakımından da emsal teşkil edecek bir ceza talep ediyoruz. Diğer sanıklar da cinayetin işlendiği olay yerine gidiyor, suç delillerini gizliyor. Dört sanığın da maddi gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sunmadıklarını ve gerçek dışı ifadeler verdiklerini görüyoruz. Alt sınırdan uzaklaşarak en üst limitten ceza verilmesini talep ediyoruz. Suçu kabul edip pişman olmadıkları için iyi hal uygulanmamasını talep ediyoruz. Ailenin bir nebze acısını dindirecek emsal mahiyette bir kararla sanıkların cezalandırılmasını talep esiyoruz.

“Kızım diri diri yakılmış”

Anne Şefika Gültekin de sanığın en ağır cezayı almasını istedi. Her gün evde tekrar tekrar öldüklerini dile getiren Şefika Gültekin, “Bu cani sadece Pınar’ın değil hepimizin katili. İdam cezası getirilmesini ve böyle canilerin idam edilmesini istiyorum. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyoruz” ifadesini kullandı.

‘Mertcan Avcı cinayete iştirakten yargılanmalı’

Mahkeme sonrası açıklama yapan Avukat Rezan Epözdemir, sonuna kadar hak arama özgürlüklerini kullanacaklarını söyledi.

Duruşmada bugün karar çıkmasını umut ettiklerini belirten Epözdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

Geldiğimiz nokta itibarıyla biz özellikle Mertcan Avcı’nın eyleminin cinayete iştirak olduğunu düşünüyoruz. Hakkındaki dava suç delillerini gizleme ve değiştirmeden açılmıştır. Yargılama buradan yürüyordu ama biz buna ek savunma verilmesi için itirazda bulunduk. Cinayete iştirakten mahkum edilmesini istedik. Geldiğimiz nokta itibarıyla mahkeme başsavcılığa ihbarda bulunmadığı için biz Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduk. Mahkeme de bu soruşturma dosyasının neticelenmesine karar verdi. Biz dosyanın beklenmemesi gerektiğini düşünüyorduk ve bunu da duruşma salonunda anlattık. Artık esas hakkında mütalaa geldi. Mütalaa alındıktan sonra karar verilecek.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve bazı kadın dernekleri de adliye önünde Pınar Gültekin’in fotoğrafları ile kadın cinayetlerini protesto etti.