TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, Atatürk Havalimanı’nın yıkılarak (en azından şimdilik Güney pisti kaldırılarak) yerine millet bahçesi yapılacağının söylenmesiyle ilgili yaptığı açıklamada hem Atatürk Havalimanı’nın kent yaşamı içindeki yerini ve havacılıktaki önemini anlattı hem de yıkılmasının yaratacağı olası kent sorunlarını anlatarak bunlara dair sorular sordu.
29 Ekim 2018‘de İstanbul Havalimanı’nın açılmasının ardından 7 Nisan 2019`da sivil uçuşlara, 05 Şubat 2022 itibariyle de kargo uçuşlarına kapatılan Atatürk Havalimanı’nın, Covid-19 salgın koşulları bahane edilerek 17/35 numaralı pistinin kırılarak sahra hastanesine dönüştürüldüğü, 29 Nisan 2022 tarihinde Millet Bahçesi yapılmasına ilişkin olarak davet usulü ile ihale edildiği anlatılan açıklamada, geçtiğimiz günlerde de iş makinelerinin girdiği hatırlatıldı.
Kent ve ulaştırma açısından önemli bir yerde
1985 yılında bu ismi alsa da Yeşilköy semtinin 1912’den bugüne havacılığın merkezi olduğu hatırlatılan HKMO İstanbul Şubesi, Türk havacılık tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olan bu merkezin kent ve ulaştırma açısından da önemli bir konumda yer aldığını belirtti. Bugün yapılacaklarla bölgenin bu niteliğinin tasfiyesinin amaçlandığı ve bu durumun üçüncü havalimanı tartışmaları ekseninde ortaya çıktığı kaydedildi.
Atatürk Havalimanı modernize edilmişken 3’üncü Havalimanı gündeme getirildi
İstanbul’a üçüncü bir havalimanı yapılmasına ilişkin tartışmaların İstanbul’un 1/100.000 ölçekli nazım imar planlarının hazırlandığı döneme dek uzandığı belirtilen açıklamada şu bilgiler verildi:
Planların hazırlandığı dönemde üçüncü havalimanı için belirlenen yer olarak Silivri düşünülmüştür. Hatta o dönemde Atatürk Havalimanı’nın modernizasyonu gerçekleştirilmiş, ek pist inşaatı bölge halkının itirazlarına neden olmuştur. Ancak tüm bu gelişmelerin ardından AKP iktidarı bütün itirazlara rağmen üçüncü havalimanının şu an faaliyette bulunduğu alanda inşa edilmesinde ısrar etmiş, medyada yer alan haberlerden öğrenildiği kadarıyla buna koşut olarak Atatürk Havalimanı’nın tasfiyesini gündemine almıştır. Bu tasfiye süreci bugün pistlerin yıkılması ile devam etmektedir.
Kendi başına mekânsal bir tasarrufta bulunulamaz
Atatürk Havalimanı’nın yüzyılı aşkın süredir kentleşme ve ulaşımın omurgasını oluşturduğu, bu nedenle bu alan üzerinde salt kendi başına mekânsal bir tasarrufta bulunulmayarak bütün kenti etkileyeceğinin dikkate alınması gerektiği kaydedilen açıklamada, “Atatürk Havalimanı’nın ‘yeşil alan’ ve ‘hastane’ gibi kamusal hizmetler adı altında niteliğinin dönüştürülmesi, Harita Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak bizleri kaygılandırmaktadır” denildi.
Bölgesel rant artacak, imar kısıtları gevşeyecek
Açıklamanın devamında şu sorularla olası sonuçlara dair bir tablo çizildi:
İmar planlarında herhangi bir değişikliğe gidilmeden, şirkete özel olarak verilen bir ihale ile başlayan inşaat çalışmaları kamuoyunun tepkisini çekmektedir. Hukuksuz bir şekilde yürüyen bu gelişmelerin yanı sıra havalimanının tasfiyesinin yaratacağı sonuçlardan birisi de bölgesel rantın artması olasılığıdır. Havalimanı arazisinin tasfiyesi, çevreleyen alanlarda uçuş engeli ya da mania kapsamında uygulanan imar kısıtlarının gevşemesi olasılığını barındırmaktadır.
Güney pistinin tasfiyesi gelecekte imar planları değişikliklerini gündeme getirecek mi?
Son günlerde pistlerin tasfiyesine dönük olarak iş makinelerinin sahaya girmesi neticesinde alevlenen tartışmalar sonucunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un açıklamaları neticesinde Kuzey-Güney pistinin işlevini kaybedeceği anlaşılmaktadır. Bu pistin işlevini kaybetmesi Kuzey-Güney hattındaki mania planında değişikliği gündeme getirebilecek, bu değişiklik ise plan kapsamındaki alanlarda yeni imar uygulamalarına yol açabilecektir. O nedenle sormak ve tarihe not düşmek istiyoruz: Kuzey-Güney hattındaki pistin tasfiye edilmesi ile olası mania planı değişiklikleri bölgesel ölçekte kentsel rantların artmasına ve rant odaklı projelerin ortaya çıkmasına neden olacak mıdır? Söz konusu pistin tasfiyesi, gelecekte imar planları değişikliklerini gündeme getirecek midir?
Metin Oktay Tesisleri’nin rant değeri yükselecek mi?
Aynı zamanda yine kamuoyunda gündeme gelen, Galatasaray Spor Kulübüne ait Florya’daki Metin Oktay Tesisleri’nin olası bir imar planı değişikliği ile değer kazanarak kulüp için bir gelir oluşturacağı yönündeki iddialarının gerçekliği ne boyuttadır?
Usulsüz yıkımlar bir an önce durdurulmalıdır
TMMOB TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak, Atatürk Havalimanı’nın tasfiyesini sadece kendi alanıyla sınırlı bir dönüşüm olarak görmüyor, kenti yeni açmazlara sürükleyecek ve imar yoğunluğunu artıracak bir olumsuzluk olarak görüyoruz.
Bu nedenle usulsüz yıkımların bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!