Tersanelerdeki iş cinayetlerine karşı eylem: ‘Sıranı bekleme, örgütlen!’



Tersanelerde son 2 ayda alınmayan İSİG önlemleri nedeniyle dokuz işçinin hayatını kaybetmesine karşı Limter-İş’in çağrısıyla Tuzla/İçmeler Köprüsü’nde bir araya gelen İnşaat-İş, Dev Yapı-İş, Sosyal-İş, Enerji-Sen ve Dev Turizm-İş sendikaları, yolu trafiğe kapatarak son iş cinayetinin yaşandığı Ada Tersanesi’ne yürüdü. Polisin engelleme çabalarına karşı tersane önüne ulaşan işçiler, iş cinayetlerine karşı örgütlenme çağrısında bulundu


Sömürünün tamamen kuralsızlaştığının en çarpıcı ifadesi olan yaygınlaşan iş cinayetleridir. Bu gerçek, tersanelerde de son 2 ayda dokuz işçinin çalışırken ölmesiyle dile geldi. Son olarak Tuzla Tersaneler bölgesinde bulunan Ada Tersanesi’nde çalışan işçi Mehmet İncetepe yüksekten düşerek, hemen ardından da DENTAŞ Tersanesi’nde boru ustası olarak çalışan Hasan Aydın kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

Tersanelerdeki kuralsız-denetimsiz çalışma koşullarının yarattığı bu sonuçlara karşı Limter-İş sendikasının çağrısıyla bugün Turla Tersaneler bölgesinde eylem gerçekleştirildi. Sabah erken saatlerde İçmeler Köprüsü’nde toplanan İnşaat-İş, Dev Yapı-İş, Sosyal-İş, Enerji-Sen ve Dev Turizm-İş temsilci ve üyeleri, yolu trafiğe kapatarak Ada Tersanesi’ne doğru yürümeye başladı. Eyleme, Birleşik İşçi Kurultayı, Birleşik İşçi Hareketi, DİSK Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu destek verirken, tersane işçileri de katıldı.

Sıra kimde? 8 haftada 9 iş cinayeti, sıranı bekleme, örgütlen!” pankartıyla yürüyüşe geçen direnişçi sendikalar, “İş kazası değil bu bir cinayet!”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz!” sloganlarını haykırıp, emekçilere yönelik konuşmalar yaptılar.

Yolu trafiğe kapatarak yürüyen sendika temsilcileri ve işçilere polis saldırdı, gözaltı yapmaya çalıştı. Polisin saldırısına “Çalışırken ölmek istemiyoruz!” sloganıyla yanıt veren işçiler, gözaltı yapılmasını engelledi. “İşçiler iş cinayetinde ölüyor, biz işçiyiz. Yürüyeceğiz” diyen işçiler, açıklamanın yapılacağı Ada Tersanesi önüne dek yürüyüşü sürdürdü.

Polis saldırısı aşılarak ulaşılan Ada Tersanesi önünde konuşan Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, “Patronlar alın terimiz, emeğimiz, kanımızı sömürerek zengin oluyor. Biz olmasak o okyanuslarda gezen gemilerden birini bile çıkaramazlar” dedi.

‘Gereksiz maliyet olarak görülüyor’

İşçi sağlığı ve güvenliğinin patronlar tarafından gereksiz maliyet olarak görülmesi nedeniyle gerekli önlemlerin alınmadığını kaydeden Saygılı, bu nedenle her gün işçilerin katledildiğini kaydetti.

“Devlet patronları korumayıp yargılasa…”

Yalova’daki Altınova Tersan Tersanesi’nde iş cinayetinde katledilen Ahmet Kaya’nın ailesine dava açmasın diye patronun kan parası teklif ettiğini belirten Saygılı, “Devlet patronları korumasa, yargı bir kere iş cinayetinde bu tersanelerin patronlarını yargılasa ne iş cinayetleri yaşanır, ne de onlar buna cesaret eder” ifadelerini kullandı.

‘İş cinayetleri durmazsa eylemlerimizi daha da büyüteceğiz’

Yürüyüş sırasında kendilerine saldıran polise ve patronlara seslenen Saygılı, “Yürüyüşümüze saldırdılar, engellemeye çalıştılar. İşçiler katledilirken sesini çıkarmayan polisler bizi engellemeye çalıştı. Bakın uyarıyoruz, basın açıklaması yapıp dağılmayacağız, yok öyle yağma! Eğer iş cinayetleri durmazsa, eylemlerimizi daha da büyüteceğiz. Bu yürüyüş başlangıç” dedi.

İşçilere örgütlü ve birlikte mücadele çağrısı

Açıklama alkışlarla sona ererken, devrimci işçiler Tuzla Gemi Tersanesi önüne giderek işçilere seslendi. İş cinayetlerine ve haklarının gasp edilmesine karşı örgütlü mücadele ve direniş çağrısı yapıldı.