Çiçek Özgen
Aldığı çikolatanın küflü çıktığını sosyal medyadan paylaşan birine verdiği yanıtla gündeme geldi Patiswiss CEO’su Elif Aslı Yıldız Tunaoğlu. Ancak biz onu sendikalı işçileri işten çıkarmasıyla zaten tanıyorduk. Hatta onun da öncesine gittiğimizde, işyerinde mobbing, ağır ve kötü çalışma koşulları ve düşük ücret gibi uygulamalarıyla gündeme geldiğini de hatırlıyoruz. Ancak şimdi insanlara karşı bu “küstah” tavrının ardında yatan özgüvenin kaynağını, onun bir anda hatta neredeyse birkaç ay içinde astronomik hızda yükselişini, devleşmesini, büyük sermayedarlar arasına girmesinin aslında çok da “sır” olmayan nedenlerini de T24’de yayınlanan haberle öğrenmiş olduk.
Hızla patroniçeliğe yükseliş…
Tunaoğlu, sadece 3,5 yıl gibi kısa bir sürede 20 ülkeye ihracat yapan 4 fabrikaya ve onlarca satış noktasına sahip oluyor. Cirosu -kendi tahminiyle- 2022 yılında 250 milyon doları bulacak kadar agresif bir büyümeden bahsediyoruz. Ankara’nın, İstanbul’un en rağbet gören en pahalı yerlerinde ardı ardına açılan şubeler… Ülke sınırlarından çıkıp, yurtdışına doğru taşan, buradaki patronlar arasında kendine yer bulan bir büyüme… Şunu hepimiz biliyoruz ki, kapitalizmde Sakıp Sabancı’nın sık sık söylediği gibi alınteriyle “ayakkabı boyacılığından büyük zengin patronluğa…” arasına girmek diye bir gerçeklik yok. Kimse çok çalıştığı için kısa sürede “altın” basamakları tırmanıp zirvede kendine yer bulamaz. Nitekim Sabancı’da ülkeden sürülen Ermenilerin mallarını yağmalayıp üstüne çökmüş, sonra da işçilerin alınterinin üstünde kendine krallık kurmuştu. Ya yağmalanacak mallar gerekliydi ya da büyük finansal bir desteği bulabileceğin, sana kapıları açan bağlantılar, ilişkiler… Elbette bu durum Tunaoğlu için de geçerli. O da çok çalışıp evde ekmek pişirerek, ordan küçücük bir pastaneye, oradan da fabrikalara, iş insanlarının içine girmedi elbette… Kazın ayağı öyle değil. Öyle olmadığına da T24 haberiyle iyice emin oluyoruz.
Vergi kaçakçılığı, bağlantılar…
Elbette Tunaoğlu, yakaladığı ya da önüne açılan bağlantıları nasıl kullanacağını da biliyor. Kendisine “büyümesi” için her türlü destek veriliyor. Bu kadar devasa bir ciroya sahip olan bu şirket, vergi vermiyor! Sadece komik diyebileceğimiz rakamlar ödeyerek vergi kaçırmasına izin veriliyor! Demek ki hükümette de iyi bağlantılar yakalıyor. Öyle ki, bir bakıyorsunuz hükümetin kanalı A Haber’de her gün programlara çıkıyor, TOBB kendisine “en hızlı büyüyen kadın girişimci” ödülü veriyor. Ödüllerin ardı arkası kesilmiyor. Hatta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz kendisine ödül veriyor. Tunaoğlu bir yandan hızla büyürken, bir yanda da bu haberlerle gündeme getirilip, kadınlara “örnek” olarak sunuluyor…
İşçi sömürüsüyle artan büyüme
Oysa kadınlara örnek gösterdikleri bu kişi, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu işçileri çok düşük ücretlerle, ağır koşullarda çalıştıran biri. İşçilerin e-devlet şifrelerini zorla alan, sendikalaştıkları için işçileri işten atan, direnişe geçen işçileri “sabotaj” yapmakla suçlayan azılı bir sınıf düşmanı. İşten attığı bir işçinin şu sözleri bile sömürünün ve işçiler üzerinden elde edilen karın boyutlarını göstermeye yeter: “Günde 1 ton portakal işleniyor 80 gramını 55 liradan satıyorlar ancak biz asgari ücrete çalışıyoruz”…
İşçileri her fırsatta tehdit eden Tunaoğlu ne kadar tanıdıktır ki, hakkında açığa çıkan haberler için hemen “Allah, devlet” argümanına sarılmış; “Önce Allah, sonra devlet, hukuk ve Cumhuriyet çalışanın ve doğrunun yanında şükür” demişti. Nerede ve kiminle dirsek temasında olduğunu, işleri nasıl yürütmesi gerektiğini gerçekten iyi çözmüş biri.. Ve gerçekten devletin, hükümetin, hukukun şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da her şeyin yanında olduğunu ve olacağını çok iyi bilen biri… Tıpkı diğer patronlar gibi… Sistem onların, devlet onların!
Kârlarını işçilerin sömürülmesiyle katlayan, “küstah”lıklarıyla işçi ve emekçileri hor görmeye çalışan Elif Aslı Yıldız Tunaoğlu gibi asalakların saltanatına son vermek, işçilerin ortak mücadelesiyle mümkün olacaktır. Tunaoğlu gibilerin bilmediği ya da görmezden geldiği şey bu: Bizim de onlar için bir gelecek tasavvurumuzun olduğu…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!