Kürtçeye Tahammülsüzlük Rojbash Filmine Uygulanan Sansürle Devam Ediyor



Bir grup Kürt tiyatrocunun 25 yıl sonra bir araya gelmesini konu alıp odağına Kürtlerin anadillerinde sanat yapmasını koyan “Rojbash” filminin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “ticari dolaşıma uygun değil” denilerek sansürlenmesine karşı MLSA dava açarken DEM Parti Milletvekili Sinan Çiftyürek de konuyu Meclis’e taşıdı


Kürtçeye ve Kürtçe yapılan sanat üretimlerine yönelik saldırı her alanda hükmünü konuşturuyor. Kürtçe şarkılar söyleyen sanatçılar gözaltına alınıyor, belediyelerin yaya geçitlerine yazdığı Kürtçe uyarılar siliniyor, Kürtçe eğitim veren kurumlar baskı ve gözaltı terörüyle susturulmaya çalışılıyor… Bunlara son olarak yapımcılığını Özkan Küçük’ün üstlendiği ve 6 yıllık bir emekle üretilen “Rojbash” isimli filme Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uygulanan sansür eklendi.

Odağına Kürtlerin anadillerinde sanat yapmasını alan ve 25 yıl sonra bir araya gelen bir grup Kürt tiyatrocunun hikayesini anlatan filmin bakanlık tarafından “ticari dolaşıma uygun değil” kararıyla sansürlenmesine ilişkin olarak Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) 9 Ekim’de dava açtı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın filme uyguladığı sansürle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) soru önergesi verdi.

Çiftyürek’in TBMM’ye yönelttiği sorular şöyle:

*Rojbash isimli filmin gösteriminin yasaklanmasının gerekçesi nedir?

*Filmin büyük çoğunluğunun Kürtçe olması yasaklanma kararında etkili olmuş mudur?

*Bakanlığınız tarafından son beş yılda toplam kaç Kürtçe tiyatro ve sinema filmine destek verilmiştir? Bunların yıllara göre sayısal ve bütçe destek miktarları nedir?

*Son beş yılda kaç Kürtçe tiyatro ve sinema filmi Bakanlığınız tarafından yasaklanmıştır? Bu sanatsal faaliyetlerin yasaklanma gerekçesi nedir? Yıllara göre sayısal dağılımları nedir?

Sinema salonlarından mahkeme salonlarına

Filmin yapımcısı Özkan Küçük, Bakanlığın film için verdiği yasaklama kararını MLSA’ya şu sözlerle değerlendirdi:

Kürtlerin anadillerinde sanat yapmasını odağına alan bu filmin sinema salonlarında yer alması için bir hazırlık yaparken bu işin mahkeme salonlarına uzanacağını hiç düşünmemiştim açıkçası. Bütün çabam filmin olabildiğince daha çok kişi tarafından izlenmesi için vizyona girmesini sağlamak içindi.

Sınıflandırma başvurusunun sonucunu beklerken ilgili kurul tarafından filmimizin ‘ticari dolaşımı ve gösteriminin uygun bulunmadığını’ belirten kararı ile filmimizin fiilen yasaklandığını öğrendim. Yaklaşık altı yıldır üzerinde çalıştığımız ve emek harcadığımız bir filmin, asıl işi filmlere sınıflandırma işareti vermek olan bir kurul tarafından seyirciye ulaşmasının engellenmesi kabul edilebilir bir durum değil.”