Almanya’da geçen yıl Mannheim, Solingen ve Magdeburg, bu yıl da Aschaffenburg kentinde yaşanan bıçaklı saldırıları bahane eden Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Hristiyan Sosyal Birlik’ten (CSU) oluşan Birlik partileri (CDU/CSU), federal parlamentonun gündemine göç yasasının sertleşmesini öngören iki önerge getirmişti.
Birlik Partileri’nin “Beş Maddelik Planı” komşu ülkelerle kara sınırlarında aralıksız kontroller ve “yasadışı giriş teşebbüsünde bulunan tüm kişilerin geri gönderilmesini” öngörüyor. Meclisten geçen bu birinci önergeye göre, iltica talebinde bulunanlar da yine sınırdan içeri alınmayacak. Hakkında Almanya’yı terk etme kararı olup da burada yaşamaya devam edenler “anında gözaltına alınacak”. Sınırdışı uygulaması ise Suriye ve Afganistan’ı da kapsayacak şekilde her gün uygulanacak.
CDU/CSU, hazırladığı, ancak meclisteki oylamada kabul görmeyen ikinci bir önerge ile “İç güvenlikte yeni bir politikaya” geçilmesi amaçlanıyor. Burada, 27 maddede dile getirilen talepler listesinde güvenlik kurumlarının yetkilerinin güçlendirilmesi, bu bağlamda IP adreslerinin üç ay boyunca kayıt altına alınması ve elektronik yüz tanıma sisteminin çok daha yaygınlaştırılması gibi uygulamalar yer alıyor.
Almanya’da ana muhalefet Hıristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin göç politikalarının sertleştirilmesini öngören önergesinin faşist Almanya için Alternatif’in (AfD) de desteğiyle Federal Meclis’te kabul edilmesi, daha sonra benzer bir yasa tasarısının reddedilmesine karşın Almanya’nın her yanında ırkçı faşist partilere yönelik çığ gibi büyüyen protestolar hız kesmiyor. Geçen hafta Berlin, Hamburg, Köln, Stuttgart kentlerinde yüz binlerce kişi sokaklara çıkmıştı. Dün de Münihte 320 bin, Bremen’de 50 bin kişilik mitingler yapıldı.
Selay Dalaklı’nın 4 Şubat tarihli die tageszeitung/taz’dan Gazete Duvar için hazırladığı habere göre, Nazi döneminde Polonya’daki Auschwitz-Birkenau toplama kampına gönderilen ve Holokost’tan hayatta kalan 99 yaşındaki Weintraub Streit, CDU Genel Başkanı ve federal başbakan adayı Friedrich Merz’e açık bir mektup yazarak “Lütfen insan kalın” diye seslendi. Meclisteki göç tartışmaları sırasında yaptığı bir konuşmayla sosyal medyada gündem olan Sol Parti’nin 23 Şubat’taki erken genel seçimde liste başı iki adayından Heidi Reichinnek’in son haftalarda yakaladığı bu popülerliğin partisini meclise sokmaya yetip yetmeyeceği de merak konusu oldu. Geçen hafta yayınlanan bir ankete göre, parti, aylar sonra ilk defa yüzde 5 barajını aşmış görünüyor.
Merz’e Açık Mektup: İnsan Kalın!

Yahudi Soykırımı’ndan hayatta kalan Leon Weintraub, AfD’nin de muhafazakar CDU/CSU’nun göç konulu tartışmalı önerge ve yasa tasarılarına destek verdiği oylamaların ardından açık bir mektup kaleme alarak CDU lideri ve başbakan adayı Merz’e “Eşim ve ben mevcut politikalarınızı dehşetle izliyoruz” diye seslendi.
Leon Weintraub ve eşi Evamaria Loose-Weintraub’un imzasıyla yayınlanan mektupta, Merz’den ‘bu insanlık dışı göç akınını sınırlama yasasını’ daha fazla gündeme getirmemesi istendi. Göç politikalarında acilen bir düzeltme yapılmasına ihtiyaç olduğuna ancak bunun Merz’in yaptığı gibi anayasaya aykırı ve aşırı sağcı bir şekilde olmaması gerektiğine dikkat çeken Weintraub çifti, bu bağlamda akla uygun bir şekilde, demokratik partilerle ve Almanya ile Avrupa Birliği’nin (AB) mevcut yasalarına göre çalışma çağrısında bulundu. Merz’in mevcut politikalarının, Holokost’tan sağ kurtulan biri olarak kendisinin de bizzat deneyimlediği yabancı düşmanlığı ve kutuplaşmayı beraberinde getirdiğini vurgulayan Leon Weintraub, eşiyle ortak mektuplarına şu sözlerle son verdi:
Demokratik partilerle ve iyi niyetli insanlarla çalışın. Almanya’daki aşırı sağcı partilerden uzak durun ve aşırı sağcı bloğun olası zaferlerine katkıda bulunmayın. Ben bir (Holokost’tan) hayatta kalan olarak, sözde 1000 yıllık Reich taraftarlarının propaganda ve yanılgısından çok çektim; ailemin büyük bir kısmı katledildi. Lütfen sağcıların cazibesine kapılmayın ve her şeyden önce onların söylediklerini ciddiye alın. Onlar propagandasını yaptıkları şeyi kastediyorlar! Anayasamız şöyle der: ‘Sığınma hakkı bir insan hakkıdır.’ İnsan olarak doğuyoruz; insan olarak kalın, Merz Bey.
Reicinnek ve Sol Parti’nin atağı

Almanya Federal Meclisi’nde 29 Ocak Çarşamba günü göç politikalarının sertleştirilmesi talebiyle CDU/CSU’nun sunduğu önergenin genel kurul salonunda tartışıldığı sırada konuşmasıyla öne çıkan isimlerden biri de Sol Parti’nin seçimdeki liste başı adaylarından Heidi Reichinnek oldu.
Reichinnek, Merz ve partisini hedef alarak yaptığı konuşmasında, “Sizin teklifleriniz ülkedeki güvenlik durumunda hiçbir değişiklik yapmayacak; göçmenlerin güvenlik durumu hariç…” diye seslendi. Almanya’da ‘aşırı sağcı’ partilere karşı çekilmiş ‘güvenlik duvarına’ da işaret eden Sol Parti vekili, “Güvenlik duvarı hepimiziz” dedi. Merz bu konuşmayı tamamen dinlemeden genel kurul salonundan ayrılmış olsa da konuşmanın videosu sosyal medyada gündem oldu. Reichinnek’in TikTok hesabında paylaştığı video, 6 milyondan fazla kez izlendi. Stern dergisi de konuya ilişkin haberinde, “Sol Parti, Federal Meclis’e yeniden girebilmek için mücadele ediyor.
Heidi Reichinnek ve Federal Meclis’teki duygu yüklü hitabı sayesinde parti internette büyük sempati topladı” gözlemine yer verdi. Haberde, “Sol Parti, yukarıya doğru küçük bir ivme yakaladı; yapılan son kamuoyu yoklamaları partiyi yüzde 5 barajının üzerinde, yani Federal Meclis’te gösteriyor” denildi. Kamuoyu araştırma enstitüsü Insa’nın ‘Bild am Sonntag’ gazetesi için yaptığı, sonuçları cumartesi günü yayınlanan anket de bu saptamayı doğruladı. Buna göre, Sol Parti, oy oranını bir puan artırarak Ekim 2023’ten bu yana ilk kez yüzde 5’in üzerini gördü. Partinin oylarında yaşanan bu artışın kalıcı olup olmayacağını ise zaman gösterecek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!