Tekgıda-İş Aroma İşçilerini Patronla Dayanışmaya Çağırıp İşsizlikle Tehdit Etti



Aroma işçileri, Tekgıda-İş’in kendilerine sormadan sözleşme taslağı hazırlayıp imzalamasına üretimden kaçınma haklarını kullanarak tepki gösterdi. Tekgıda-İş Genel Başkanı da gerçekleştirdiği satışı işçilerin işlerini kaybetmemesi gerekçesine dayandırıp savundu, işletmeyle dayanışmaya çağırdı, “olmazsa işsiz kalırsınız” diye tehdit etti


Tekgıda-İş’in kendilerine sormadan taslak hazırlayıp protokol imzalamasına karşı üretimden kaçınma haklarını kullanan ASMK Aroma işçileri direnişlerinin 2. günündeyken Tekgıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel yaptığı yazılı açıklamayla işçileri işsiz kalmakla tehdit edip patronu girdiği darboğazdan çıkarmaya, dayanışma göstermeye çağırdı. “Bunu yapmazsanız fabrikanın kapısına kilidi vurursunuz” diyen Türkel, borç sarmalını yönetemediği için (!) kayyım atanan şirketi kurtarmak için ücretlere yüzde 30’luk artış, sosyal haklara ise zam yapılmamasını içeren bir sefalet sözleşmesini kabul etmelerini istedi.

İşçilerin işini kaybetmemeleri kaygısıyla süslenen açıklamada Türkel, 60 yıldır örgütlü oldukları fabrikada geçmişte yaptıkları sözleşmelerle övünürken şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntıları “AROMA işvereninin 2006-2007 yıllarında yaptığı döviz kredili yatırımlar ve sonrasında yaşanan ekonomik krizler, şirketi borç sarmalına soktu. Ekonomik krizlerin etkileri her defasında arttı ve şirket doğru yönetilemediği için bugün kayyum atanmak zorunda kaldı. Ülkemizde yaşanan ekonomik kırılmalar da bu süreci daha da zorlaştırdı. Bu durum, onlarca yıllık bir şirketi var olma-yok olma noktasına getirdi” diye özetleyerek devamında şirketi kurtarma sorumluluğunu “işçiler işsiz kalmasın diye” şeklinde gerekçelendirdi.

Ocak ayından beri süren görüşmelerin son oturumunda imzalanan protokolü utanmadan sıkılmadan şöyle takdim etti:

2025 yılı ücret zammının 1 Ocak 2025’ten itibaren geçerli olması,

Ücret zamlarının bu yıl için %30 civarında olması,

Sosyal yardımlarda 2025’te artış yapılmaması ancak 2026’dan itibaren toplu sözleşmede ücret artışlarının altışar aylık periyotlarla yapılması,

2026’dan itibaren sosyal yardımlarda yıllık artış sağlanması

Varılan mutabakatı “Sendika yönetimi, bu zor koşullarda sürecin atlatılması için prensip olarak bu mutabakata olumlu baktı. Ancak henüz resmi toplu iş sözleşmesi imzalanmadı ve görünüşe göre imzalanması da zor” şeklinde pazarlayan Türkel, o klasik burjuva felsefesiyle “işletmeler olmadan işçiler olmaz. Önceliğimiz, işletmenin rekabet gücünü artırmak, istihdamı geliştirmek, güvenli ve sürdürülebilir ücret politikalarıyla sendikal mücadeleyi devam ettirmektir” diyebildi.

Kendilerinin gerçeklerden uzak taleplerle işletmenin kapanmasına neden olan bir sendika olmadıklarını, olmayacaklarını belirten Türkel devamında, “Bu nedenle AROMA işçilerini işlerine ve işyerlerine sahip çıkmaya, zor günlerde dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi işletmenin ve çalışanların sürdürülebilirliği için mücadele ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

İşçileri tehdit etmekten geri durmayan Türkel açıklamasının sonunu da şöyle getirdi:

Umuyoruz bu zor günleri birlikte aşar, geleceği birlikte şekillendiririz. Ya da işçiler üretmeme hakkını kullanarak fabrikanın kapısına kilit vurabilir. Ancak sendika olarak böyle bir kararın içinde olmayacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.