Bir Hitlerci ırkçı-faşist olduğunu her fırsatta gösteren “yenidünya düzeninin” tepesinde yer alan kapitalistlerden Elon Musk’un devasa katkısıyla iktidara yeniden oturan ve baktığı her yerde dolar gören, katliamları-soykırımı bile hayalindeki turizm cennetlerine altlık olarak kullanan Trump arasındaki simbiyotik ilişki erken bozuldu.
Oldukça “kısa” süren bu ilişki şimdi sosyal medya platformları ya da basın üzerinden karşılıklı restleşmeler, kirli çamaşırları ortalığa dökmeler ve dahası yapısal bir sistem tartışması biçimini alarak devam ediyor.
Musk-Trump ve Thyssen-Hitler ikilisi
İnsanın aklına Thyssen-Hitler ilişkisi gelmiyor değil. Elbette teşbihte hata olmaz kaydıyla…
Thyssen de Alman kapitalistlerini Hitler’e milyarlar akıtıp politik olarak desteklemeye ikna etmiş, kendisi de onun iktidar olması için milyar marklık bir katkıda bulunmuş, iktidara gelmesi için mektuplar döşemişti. Hitler’in birçok projesinin altında imzası olan Thyssen, Hitler’in savaş ekonomisine endekslenmiş sanayi ve vergi politikalarına karşı çıkarak yollarını ayırdı. Sonrası mallarına el koyma, ailesiyle birlikte kaçtığı Almanya’ya geri getirilip Nazi kamplarına hapsedilmek şeklinde geldi.
Hitler’i Hitler yapan isimlerin başında gelen Thyssen tarihe “Hitler’in Hristiyan ve Yahudilere yönelik zulmüne tepki gösterdiği için yollarını ayırdığı” şeklinde geçse de esas mesele tamamen ekonomik politikalardı. Keza fabrikalarında çalışan Yahudileri kitlesel olarak işten çıkarma politikasının yapıcılarından biriydi. Fakat Hitler politikalarının Almanya’yı ve ekonomiyi felakete sürüklediğini gördüğü anda getirildiği Danıştay üyeliği ve diğer devlet görevlerinden istifa etti.
Musk ile Thyssen ya da Hitler ile Trump arasında indirgemeci bir benzerlik anlamında değil ama kapitalist sistemin yapısal krizlerle boğuştuğu dönemlerde yöneldiği olağanüstü rejim biçimlerinin sermaye içi ittifak ilişkilerini bile nasıl etkileyebileceği açısından manidar çakışmalar taşıdığını belirtmek gerekiyor.
Musk Trump’ın kazanması için her şeyi yaptı
Musk, seçimlerde Trump’a kapsamlı bir destek verdi. Kampanyasına yaptığı bağış miktarı 250-300 milyon dolardı. Fakat destek mali olmakla sınırlı kalmadı. Satın aldığı ve büyük bir toplumsal etki gücüne sahip olan X’i (eski adıyla Twitter) Trump propagandası için seferber etti. “Seçmen teşviki” gibi formüllerle en düşkün politik yöntemleri alenen savundu. Trump da Musk’ı “parlak bir zeka” olarak tanımlayıp, seçilirse görevlendireceğini açıkladı.
Trump bunu karşılıksız bırakmadı
Trump başkan olunca Musk’ı “Hükümet Verimliliği Departmanı”nın (DOGE) başına getirdi. Bu departmanın resmileşmesi için düzenlemeler yaptı ve Musk fiilen ekonomi politikalarını belirleyen bir kurumun tepesine oturtulan devlet görevlisi haline getirildi. Musk, DOGE’un misyonunun “bürokrasinin tiranlığına” son vermek, vergi mükelleflerinin parasını kurtarmak ve 36 trilyon dolar (28,9 trilyon sterlin) seviyesindeki ABD ulusal borcunu azaltmak” olduğunu söyledi. Yetkileri oldukça geniş olan DOGE, devlet kurumlarının kapatılması, programların finansmanının kesilmesi, devletin toplumsal ihtiyaçlara yönelik harcamaları ve toplu işten çıkarmalar hakkında karar mercii gibi çalışacaktı.
Aralarındaki ilişki yakın döneme kadar oldukça gösterişli törenlerle sürekli tescilleniyordu.
Bütçe sunulunca büyü bozuldu
Trump bütçe tasarısını ABD Temsilciler Meclisi’ne sunduğu anda bu ilişkinin “büyüsü” de bozuldu. Musk, “Açıkçası, bütçe açığını artıran, azaltmayan ve DOGE ekibinin yaptığı işi baltalayan devasa harcama tasarısını görünce hayal kırıklığına uğradım” ifadeleriyle bunu net bir şekilde ortaya koydu. Öte yandan halkın nazarında günah keçisi ilan edilir hale geldiğinden yakındı. İnsanların, hükümetin verimliliğini artırmak için kurulan DOGE’un, Sosyal Güvenlik çeklerini almalarını engelleyeceğini düşünmelerinin de “tamamen yanlış” olduğunu belirtti.
“Ben daha küçük bir hükümetin savunucusuyum, daha büyük bir hükümetin değil” diyen Musk, giderek büyüyen ABD hükümetini, ülkede hantal yapısıyla bilinen ve bu konudaki eleştirel yaklaşımların film senaryolarına yansıdığı “Motorlu Taşıtlar Dairesi”ne benzetti.
“Daha küçük hükümet” hayalinin şimdiye kadarki bilançosu 121-260 bin çalışanın işine son vermek, yüzlerce sözleşmeyi iptal edip sayısız başlıkta bütçe kesintisine gitmekti. Böyle olduğu halde halkın sosyal güvenlik çeklerini almasını engelleyen günah keçisi olarak görülmek istemediğinden yakınacak kadar pişkin bir yalancıydı.
Çıkarlar işi bozdu
Oysa mesele Trump’un “One Big, Beautiful Bill” adını verdiği trilyon dolarlık vergi ve harcama tasarısının doğrudan kendisini de etkilemeye başlamasıydı. Tasarı, Tesla gibi şirketlerin destek aldığı teşvikleri de kaldırıyor, SpaceX’in FAA üzerinden hava trafik desteğini reddediyordu. Yanı sıra elektrikli otomobillere ve bu araçların üretimi için gerekli malzemenin ithalatına getirilen vergiler vardı! Musk X’te “Bu bir kepazelik. Buna oy verenler utansın” diyerek açıkça karşı çıktı. Musk’un “kepazelik” dediği esas olan buydu ve bunu da Trump’un DOGE’nin hedeflerine aykırı davrandığıyla paketledi.
Musk’ın NASA başkanlığı için önerdiği ismin Trump tarafından veto edilmesi de cabasıydı.
DOGE’nin yetkilerine kısıtlama getirilmişti
Trump’ın kendisiyle aynı iplikten dokunduğunu ve kirli çamaşırlarının açığa çıkmasını engellediğini bildiği Musk’a tanıdığı sınırsız yetkilerin ABD Hükümeti içinde de rahatsızlıklara neden olduğu biliniyordu. Musk’un tepesinde bulunan kurumun aldığı kararlarla gerçekleşen pratiklerin yarattığı toplumsal hoşnutsuzluk ya da sermaye içi güç dağılımı açısından meydana gelen sorunlar ABD hükümeti içinde de ayrışmalara neden oldu. Trump, özellikle dışişleri ve hazine bakanlarının da baskısıyla DOGE’nin kimi yetkilerine kısıtlama getirdi.
Böyle olunca da Musk, “Hükümetin her politikasını desteklemediğini” belirten açıklamalarının ardından 30 Mayıs’ta Beyaz Saray’da Trump’la birlikte poz vererek danışmanlıktan ayrıldığını resmen duyurdu.
“Uzay çalışmalarına” dönmedi, sistem tartışması başlattı
Fakat Musk “uzay çalışmalarına döneceğim” dese de öyle olmadı. Trump’la arasındaki çelişki aleni bir siyasi çatışma biçimi alarak karşılıklı restleşmeler şeklinde sürüyor.
“Federal sistem değiştirilemez, zaman kaybı” diyen Musk, “ABD Kongresi ülkeyi batıracak” diyerek işi sistem eleştirisine vardırdı ve kendi siyasi partisini kurma fikrini X’te anketle sundu. Onun hayalindeki sistem Trump zombisinin tahayyül ettiği sistemi bile aşacak buz soğukluğunda keza.
Trump hayal kırıklığına uğramış!
Trump ise Alman Şansölyesi Friedrich Merz ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmede gazetecilere, imzaladığı bütçe tasarısına karşı bir kampanya yürüten Musk’a “çok şaşırdığını” ve “çok hayal kırıklığına uğradığını” söyledi. Musk’un itibarını sarsmak için uyuşturucu kullandığını ima edip küçük düşürücü söylemlerine devam etti. Dahası Elon Musk’a “Bütçemizde milyarlarca dolarlık tasarruf yapmanın en kolay yolu, Elon’un devlet sübvansiyonlarını ve sözleşmelerini feshetmektir. (Joe) Biden’ın bunu yapmamasına hep şaşırmışımdır. Elon ‘gözden düşüyordu’, ona ayrılmasını söyledim. Kimsenin istemediği elektrikli arabaları satın almaya zorlayan düzenlemeyi iptal ettim, kendisi de bunu aylar önce biliyordu ama o zaman çıldırdı” diyerek “hükümet sözleşmelerinin sonlandırılabileceği” tehdidinde bulundu.
Tepişmede sıra kirli çamaşırların dökülmesine geldi
Musk daha ileri gitti ve son olarak X’te Trump’ı Epstein dosyalarında olmakla ve bu nedenle bu dosyaları açıklamamakla suçladı. “Gerçekten büyük bombayı atma zamanı, Trump Epstein dosyalarında yer alıyor. Bu dosyaların kamuoyuna açıklanmamasının gerçek nedeni bu. Bu gönderiyi gelecek için işaretleyin. Gerçek ortaya çıkacaktır” diyerek Trump’ı tehdit etti.
Musk, X hesabından yaptığı başka bir paylaşımda, Trump’ın azledilmesi ve yerine halen Başkan Yardımcılığı görevini yürüten JD Vance’in gelmesi gerektiğini savundu. Musk, Ian Miles Cheong adlı kullanıcının, “Başkan mı, Elon mı? Kim kazanır? Benim param Elon’a. Trump görevden alınmalı ve JD Vance onun yerine getirilmeli” şeklindeki paylaşımına, “Evet.” diyerek destek verdi.
Bu gerilim şimdilik Musk’a Tesla’nın hisselerinin yüzde 10 oranında değer kaybetmesine maloldu, Trump’a siyasi maliyetinin ne olacağını da önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Belli ki bu tepişme kirli çamaşırları da ortaya sererek devam edecek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!