Büyük bir mülksüzleştirme ve ekolojik yıkım anlamına gelen birçok saldırıya karşı gerçekleştirilen direnişleri kaydeden gazeteci-belgeselci Hakan Tosun’un Çam Sakura Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesindeki yaşam savaşı devam ediyor. Tosun’un ailesinin yanı sıra meslektaşları ve çok sayıda yaşam savunucusu bugün hastane önündeydi. Çok sayıda ekoloji örgütü ve çevre platformunun da bulunduğu 140 kurumun imzasıyla yapılan açıklamada Tosun’un yıllardır kent, doğa ve hak mücadelelerinin sesi olduğu ifade edildi, “Hakan Tosun’un yoldaşları olarak takipçisi olacağız” denildi.
Açıklama sonrasında söz alan Tosun’un kardeşi saldırıya ilişkin sorular yöneltip isyan ederken; gazeteciler de “Bizi bilinçsiz, Hakan Tosun’u da sahipsiz zannetmeyin. Gazeteciler olarak susmayacağız, bir arkadaşımızın daha katledilerek aramızdan ayrılmasına izin vermeyeceğiz” diye vurguladı.
‘#HakanTosunaNeOldu?’ Sorusu Yanıt Bekliyor
10 Ekim gecesi evine giderken saldırıya uğradığı ve kimliksiz şekilde hastaneye kaldırıldığı açığa çıkan gazeteci Hakan Tosun’a tedavi gördüğü Çam ve Sakura Şehir Hastanesi önünde dayanışma ziyareti yapıldıhttps://t.co/XBvRTXeyt5 pic.twitter.com/2hgt2NbDQY
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) October 13, 2025
‘Mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz’
Tosun’un hayatına kast eden bu saldırının aydınlatılmasını isteyen yaşam savunucuları, “Bizler doğa ve yaşam savunucuları olarak bu zamana kadar bir çok saldırıya maruz kaldık, bu saldırılara karşı sessizliğin daha büyük saldırılara cesareti verebileceğini de çok iyi biliyoruz ve bu yüzden bir kişi daha eksilmemek adına herkesi Hakan Tosun’a karşı yapılan bu saldırıya karşı tutum almaya ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
Ekoloji aktivisti ve gazeteci arkadaşımız Hakan Tosun, 10 Ekim akşamı saat 22:00 sularında evine giderken İstanbul’un en işlek ve yoğun bölgelerinden biri olan Esenyurt Mehter Caddesi’nde yürürken yanına yaklaşan bir araçtan inen birden fazla kişinin saldırısına uğramış ve aldığı darbeler sonucunda ağır yaralanmıştır, şu an önünde bulunduğumuz Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi vermektedir.
Hakan Tosun yıllardır bir gazeteci olarak, yaşamı, doğayı ve insan hak mücadelelerini belgeledi. Yaptığı belgesellerle, ortaya koyduğu gazetecilikle doğa-kent-emek sömürüsüne ve yıkımına karşı direnişlerin hafızası olmuş, sessizliğe gömülmek istenen kurdun-kuşun, börtü böceğin, ağaçların sesi olmuştur. İkizdere’den Akbelen’e, Samandağ‘dan Topağacı’na, Kaz Dağları’ndan Validebağ’a, Munzur’dan Bergama’ya ve daha onlarca direnişin omuzdaşı ve belgeleyecisi olmuştur. Kendi çıkarlarını değil doğanın ve yaşamın çıkarlarını savunmuş tüm mesaisini bu uğurda üreterek geçirmiştir. Biliyoruz ki Hakan sağlığına kavuşacak ve yeni direnişlerin hafızası olmaya devam edecektir.
Ekoloji mücadelesinin bir parçası olan arkadaşımız, yoldaşımız Hakan Tosun’a bu karanlık saldırıyı gerçekleştirenler hakkında gereken cezanın verilmesi, saldırının önündeki sis perdesinin kaldırılması ve kamuoyunun aklında cevaplanmamış tek soru bırakılmaması için tüm ekoloji örgütleri-yaşam savunucuları ve bu ülkede adalet isteyen herkes olarak kararlı şekilde mücadele edeceğimizi belirtmek isteriz. Ardı arkası kesilmeyen saldırılarda ülkenin geldiği şiddet sarmalının son bulmasının birlikte mücadeleden geçtiğini çok iyi biliyoruz. Saldırıyı yapan ve saldırının arkasında olanlar bilmeliler ki Hakan Tosun yalnız değildir, gerçekler tüm çıplaklığıyla aydınlatılıncaya kadar ve Hakan Tosun’un hayatına kasteden caniler gereken cezayı alıncaya kadar bu soruşturmanın takipçisi olacağız.
Hakan Tosun’un hayatına kasteden bu saldırı ve sonrasına dair bir çok soru orta yerde durmaktadır. Yetkilileri bir kez daha uyaralım, bir kişi daha eksilmeyecek ve Hakan Tosun’un yoldaşları olarak bu olayın takipçisi olacağız.
Bizler doğa ve yaşam savunucuları olarak bu zamana kadar bir çok saldırıya maruz kaldık, bu saldırılara karşı sessizliğin daha büyük saldırılara cesareti verebileceğini de çok iyi biliyoruz ve bu yüzden bir kişi daha eksilmemek adına herkesi Hakan Tosun’a karşı yapılan bu saldırıya karşı tutum almaya ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz. Bir kez daha yüksek sesle soruyoruz: “Hakan Tosun’a ne oldu?
Kim korunmak isteniyor?
Açıklamanın ardından hastane önüne gelen kurum temsilcileri de dayanışma mesajlarını iletti. Hakan Tosun’un kardeşi Öznur Tosun da söz alarak kendilerinin hâlâ soruşturma hakkında bilgilendirilmediğini söyledi. Tosun, kardeşinin ambulansla hastaneye kaldırılmasının üstünden 27 saat geçtikten sonra kendilerine haber verilmesine tepki gösterdi. Polisin de hastane yönetiminin de kendilerine bilgi vermemesine tepki gösteren Tosun, “Belki de bu süre zarfında hiç müdahale yapılmadı, bunun ispatlanması gerekir” dedi.
Tosun konuşmasında şunları ifade etti:
Hastane önünde konuşan Hakan Tosun’un kardeşi Öznur Tosun, isyan ederek şunları ifade etti:
Hakan Tosun hastaneye kaldırıldığında 27 saat boyunca neden ailesine haber verilmedi. O kimliksiz bir vatandaş değil. Neden? Parmak izi okutulmadı. Neden? Yüz taraması yapılmadı. Ben hastane yönetimine de sesleniyorum. 27 saat siz belki de abime hiçbir işlem yapmadınız. Bunu bana birisi ispatlasın. Polis, neden bilgi vermedi. O kimliksiz sahipsiz değil! Ben karakola kayıp ilanında bulunduğumda neden bana kimse hastanede olduğunu söylemedi! Çünkü kimliksizdi! Bunun birisi bunu açıklasın. Biri bana kim ne yaptıysa açıklasın! ‘İki kişi tutuklandı’ bana bu açıklanmadı. Kimi korumak istiyorsunuz?
“Gazetecilerin canı bu kadar ucuz mu?”
Tosun’un ardından desteğe gelen gazeteciler de söz aldı. Gazeteci Eylül Deniz Yaşar, meslektaşları yaşananlara tepki göstererek “Gazetecilerin canı bu kadar ucuz mu? Sokak ortasında arkadaşımız dövülerek öldürüldü. Biz bu senaryoyu Musa Anter’den, Metin Göktepe’den, Hrant Dink’ten biliyoruz. Bizi bilinçsiz, Hakan Tosun’u da sahipsiz zannetmeyin. Gazeteciler olarak susmayacağız, bir arkadaşımızın daha katledilerek aramızdan ayrılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!