Ankara’da Gomidas Vartabed Etkinliği



Şubat Kültür Sanat Kolektifi Ankara’da Murad Mıhçı’nın katılımıyla Gomidas etkinliği düzenledi


Şubat Kültür Sanat Kolektifi Ankara’da Murad Mıhçı’nın katılımıyla Gomidas etkinliği düzenledi. İlmek Müzik Topluluğu’nun da Gomidas ezgilerini seslendirdiği etkinlik emekçiler tarafından da ilgiyle karşılandı.

Açılış konuşmasında Şubat Kültür Sanat Kolektifi’nden Sibel Korkmaz Sarı Gomidas’ın Anduni (Evsiz) ezgisinden “Kalbim o viran evlere benzer / Mertekler kırılmış, sütunlar yerinden oynamış” dizelerini paylaşarak bu dizelerin Gomidas Vartabed’i ve 24 Nisan 1915’te apar topar evlerinden alınarak bilinmez bir yolculuğa çıkarılan ve katledilen Ermeni halkını çok iyi anlattığını belirtti.

Ardından Gomidas Vartabed’in çok yönlülüğüne değinen Korkmaz Sarı onun sadece bir rahip olmadığını bu topraklarda yaşayan Ermeni, Kürt, Arap ve Türk halklarının ezgilerini derlediğini, köy köy gezerek köylülerden dinlediği farklı dillerdeki ezgileri oracıkta notalara döktüğünü böylece dört bin ezgilik bir arşiv oluşturduğunu belirtti.

Gomidas Enternasyonalistti

Sonrasında Yazar Murad Mıhçı söz alarak, Gomidas Vartabed’in Kütahya’da doğduğunu, küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiğini ve onu dedesi ve büyükannesinin büyüttüğünü belirterek 12 yaşında Ermeni Kilisesi olan Eçmiyadzin’e eğitim için gönderildiğini söyledi. Burada eğitimini tamamlayan ve asıl adı Soğomon Soğomonyan olan Gomidas’a evli olmayan rahip anlamına gelen “Vartabed” adının verildiğini dile getirdi.

Ardından Gomidas’ın müzik çalışmalarına değinen Mıhçı, onun Hamparsumyan adı verilen ağır ve çok sesli olmayan kilise müziğini çok sesli müziğe çevirdiğini belirterek “Şu an kiliselerde iki tarz müzik okunur. Bunlardan bir tanesi de Gomidas’ın eseri olur. Bir tanesinde sekiz makam vardır. Bunlar Uşak, Hicaz, Kürdi gibi makamlardır. Diğeri de ilk olarak Gomidas’ın yaptığı çok sesli müziktir. Gomidas Vartabed’in bunları yaparken coğrafyada din adamı olmanın ve müzik insanı olmanın ötesinde enternasyonel bir bakışı var” dedi ve şunları dile getirdi:

24 Nisan 1915 sabahı onun da kapısı çalındı. Tekmelenerek kırıldı. O, önce bunu şaka sandı, sonra diğer Ermeni aydınlarıyla birlikte Çankırı’ya götürüldü. Orada tanık olduklarından sonra kimseyle konuşmamaya başladı.

Gomidas’ın Çankırı sürgününden kurtulan birkaç kişiden biri olduğunu söyleyen Mıhçı, sürgün sonrası İstanbul’a gelen Gomidas’ın sözlü anlatımlara göre bir kuyunun başına gidip orada öldürülenlerin isimlerini söylediğini belirtti. Mıhçı sözlerini 1915 öncesi milyonlarca Ermeni’nin yaşadığı bu topraklarda “Bugün kaç Ermeni yaşıyor?” diye sorarak konuşmasını sonlandırdı.

Hafızanın Önemi

Son olarak Şubat Sanat Kolektifi adına söz alan Burak Sarı, On beşler, Maria Suphi, Metin Göktepe ve Hrant Dink’i anarak sözlerine başladı. Toplumsal hafızanın önemine ve Gomidas’ın müziğine dair kısa bir sunum gerçekleştirdi. Gomidas’ın, “Köylüler için şarkı üretmek konuşmak kadar basit. Söylem yazıya dökülmezse, düşünce ruhumuzda korunmazsa kaybolur” sözleriyle konuşmasına başladı.

Bugün dünyada ırkçılığın, paylaşım savaşlarının yeniden gündeme geldiğini belirten Sarı, tarihsel acılardan ders çıkarmak, halkların kültürel ve kolektif üretimini sahiplenmenin önemini vurguladı. Ermenice, Kürtçe, Türkçe ve Farsça eserleri derleyen Gomidas’ın böyle bir birikim yarattığını belirtti. Uluslararası Müzik Cemiyeti’ne yaptığı bir sunumda Ermenice, Kürtçe, Türkçe ve Farsça eserlerini sergilediğini belirtti. Armonik müzikle çok sesli müziğin harmanladığının altını çizen Sarı, Gomidas’ın da bir şarkısında müjdelediği gibi dünya halkları için mutlaka baharın geleceğine dair umudunu paylaşarak sözlerini sonlandırdı.

Ardından dinleyicilerin söz aldığı etkinlik İlmek Müzik Topluluğu’nun Ermenice seslendirdiği ezgilerle sona erdi.