Alınteri ve Köz olarak Mayısta Yaşam Kooperatifi’nin düzenlediği “Yaşasın Sınıf Dayanışması, Yaşasın 8 Mart” şiarlı 8 Mart etkinliğine katıldık. 7 Mart Cumartesi günü, Mustafa Suphi Vakfı’nda yapılan etkinlikte hem Vakıf’tan hem de kooperatiften arkadaşlarla bir araya geldik.
Etkinlik, “Çarı Deviren Kadınlar” filminin gösterimiyle başladı. 8 saatlik işgünü için grev yapan dokuma işçisi kadınlardan Louise Michel’e, “Kahrolsun otokrasi!” diyerek ayaklanan Petrogradlı kadınlardan Kürdistanlı Zarifelere sınıf mücadelesinin en ön safında kadınların yer aldığını vurgulayan film, birlikte izlendi.
Sinevizyon gösteriminin ardından 8 Mart gündemli bir forum yapıldı. Forumda ilk sözü Mayısta Yaşam Eğitim ve Dayanışma Kooperatifi aldı. Mayısta Yaşam adına yapılan konuşmada hem kadın hem de işçi olmalarından kaynaklı katmerli bir sömürü ve baskıya maruz kalan kadınların tarih boyunca mücadelede yer aldıklarının altı yeniden çizildi. ESP’li ve SKM’li tutsak kadınlarla beraber Dudullu’da tazminat hakları için direnen Dardanel fabrikasındaki işçi kadınlara değinildi. Çocuklarının eğitim sorunuyla emekçi kadınların tek başına boğuştuğu belirtildi ve kadınların da diğer emekçilerle beraber kooperatiflerde, derneklerde bir araya gelip örgütlenerek bu ortak sorunları ele alması gerektiği vurgulandı.

Mustafa Suphi Vakfı üyesi arkadaşımız 1970’lerden itibaren Türkiye’deki kadın mücadelesini, kadınların karşılaştığı sorunları ve mücadele deneyimlerini aktardı. Aynı zamanda Polen Ekoloji üyesi Cemil Aksu’nun yeni kitabının etkinliğine de çağrı yapıldı.
Forumda Alınteri ve KöZ adına da sözler alındı. Alınteri adına alınan sözde bugün hem dünyada hem de Türkiye’de kapitalist emperyalist sistemin kadına dönük cinsiyetçi ve gerici yaklaşımlarına değinildi. Bu yaklaşımların kriz dönemlerinde birçok sorunu ve çelişkiyi kapsayacak şekilde genişlediğine işaret edilerek, bu gerçeğin kadın kitlelerinin mücadelesini inatçı ve kararlı hale getirdiği anlatıldı. Devrimci bir örgütlülükle buluşmasa da bu mücadele dinamiğinin diğer mücadeleler için de bir dayanak olduğu, direngen bir kadın mücadelesine bu nedenle yüzümüzü dönmemiz gerektiği vurgulandı.
KöZ adına alınan sözde ise cinsiyetçi düzene rağmen Paris Komünü’nden Rojava’ya devrim mücadelesinde kadınların önde yer aldığının altı çizildi. Bugün kadınları özgürleştirecek en önemli aracın sınıf mücadelesine katılarak cinsiyetçi işbölümüne ve cinsiyet eşitsizliğine dayanan bu düzenin yıkılması için adım atmak olduğu vurgulandı.
Katılımcıların sözleriyle devam eden forumda, 8 Mart eylemine de çağrı yaptık. Emekçileri, Alınteri ve Köz olarak belirlediğimiz “Cinsiyet Eşitsizliğine, Kapitalist Sömürüye, Emperyalizme ve Ulusal Baskıya Karşı Mücadeledeyiz!” şiarını beraber daha güçlü bir şekilde yükseltmeye davet ettik.
Forumun ardından birlikte kurduğumuz sofrada buluştuk. Kutup Yıldızı’ndan Okan Kobatan’ın seslendirdiği türkü ve marşları hep bir ağızdan söylediğimiz etkinlik, bir sonraki gün 8 Mart eyleminde görüşmek üzere sonlandı.
Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın Devrimci Dayanışma!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!