Kadıköy’de Coşkulu, Kitlesel 8 Mart Buluşması



8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy’de düzenlenen Büyük Kadın Buluşması, kitleselliğiyle olduğu kadar coşkusuyla da dikkat çekti. Buluşmaya Alınteri ve Köz olarak ortak pankart ve dövizlerle katıldık


8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla binlerce kadın Kadıköy Boğa Heykeli önünde buluşup kortejler oluşturarak Rıhtım’a doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün en önünde “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı kadınlar isyandayız” pankartı taşındı. Yürüyüş boyunca sloganlar ve dövizlerle yürüyen kortejler, İskele Meydanı’nda buluşarak 8 Mart’ı selamladı.

Sömürüye ve baskılara karşı gerçekleşen eylemde kadınlar, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya, kadın cinayetlerine ve devletin baskıcı politikalarına karşı öfkelerini ifade edip taleplerini haykırdı. Fatma Nur ve Hifa’yı, Bahar Taş’ı, Ceyda Yüksel’i, Rojin Kabaiş ve katledilen birçok kadını hatırlattı, kadın cinayetlerinin cezasızlığını, AKP’nin ‘Aile Yılı’ politikalarını gündeme taşıdı.

Alanı dolduran kadınlar “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı kadınlar isyandayız!”, “Jin jiyan azadî!”, “Saç örgülerimden bayrak yapın!”, “Seslerimiz birleştiğinde mücadele başlar!” ve “Özgür, eşit yaşamı örüyoruz!” şiarlarını öne çıkardılar. Eylemde aynı zamanda Paris’te katledilen Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın fotoğrafları da taşındı.

Konuşmalarda, artan hayat pahalılığı, güvencesiz çalışma ve düşük ücretlerin kadınların yaşamını daha da ağırlaştırdığına dikkat çekildi, kadın emeğinin ucuz işgücü olarak kullanılmasına tepki gösterildi. Kürsüden Filistin, İran, Suriye, Afganistan ve Venezuela’da eşitlik ve özgürlük için direnen tüm kadınlara selam gönderildi. “Yaşasın enternasyonel mücadelemiz!” sloganları atıldı.

8 Mart buluşmasında Rojin Kabaiş Adalet Platformu adına konuşma yapan Dilber, Şule Çet ve Gülistan Doku davalarını hatırlatarak kadınlara yönelik şüpheli ölümlerde gerçeğin ortaya çıkarılmak yerine faillerin korunduğunu söyledi. Rojin Kabaiş için de benzer bir sürecin yaşandığını belirtti, kadınların buna karşı adalet mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.

Katledilen Ceyda Yüksel’in annesi de kürsüde söz alarak kadınlara seslendi ve kadın cinayetlerinin son bulmasını istedi. Katil hakkında müebbet hapis cezası verilmesine rağmen haksız tahrik indirimi uygulanmasına tepki göstererek, adalet mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Direnişteki Dardanel işçileri adına konuşma yapan bir kadın işçi, Kasım ayında işten çıkarılan yaklaşık 350 işçinin aylardır tazminatlarını alamadığını belirtti. Mücadelelerini sürdürdüklerini söyleyerek, emeklerinin karşılığı olan tazminatlarını parça parça değil, tek seferde almak istediklerini vurguladı. Artık sömürülmek istemediklerini haykırdı.

Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri adına konuşan bir öğretmen, 35 gündür grevde olduklarını belirterek sendikalı olduktan sonra mobbinge maruz kaldıklarını ve yoğun çalışma koşullarına rağmen yalnızca yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret talep ettiklerini söyledi. Öğretmen, örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaparak kadınları dayanışmaya ve direnişi büyütmeye çağırdı.

Tokat’ta direnişte olan Şık Makas kadın işçilerinin mesajı da alanda okundu. Beş aydır mücadelelerini sürdürdüklerini belirten işçiler, hem işyerlerindeki sömürüye hem de kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele ettiklerini vurgulayarak 8 Mart’ta alanlarda olan kadınlara dayanışma mesajı gönderdi.

Dilovası’nda işçi katliamında ablasını kaybeden Emine Bulut’un mesajı alanda okundu. Bulut, hayatını kaybeden kadın işçileri anarak 8 Mart’ı kutladı ve adalet mücadelesini sürdürme çağrısı yaptı.

Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi B-6 koğuşundan DİSK/Limter-İş Sendikası Genel Sekreteri Beyhan Taşkıran’ın mesajı okundu. Mesajda, 8 Mart’ın savaşlar ve kadınlara yönelik saldırılar gölgesinde geçtiği vurgulandı. Mesajda Türkiye’de kadınların yoksulluk, güvencesiz çalışma ve şiddetle karşı karşıya olduğu belirtilerek, erkek egemen düzene karşı birleşik mücadelenin önemine dikkat çekildi; tutsak kadınlar da 8 Mart’ta alanlarda yürekleriyle olduklarını iletti.

Kürsüde Trans Pride adına söz alındı. Programın sonunda ise LGBTİ’lere ilişkin açıklamayı okuyan kişi ile bir LGBTİ’nin gözaltına alındığı öğrenildi.

Konuşmaların ardından yapılan basın açıklamasında yoksulluk, şiddet, sömürü ve savaşa karşı eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam talep ettiklerini vurguladı. Açlık sınırının altındaki ücretler, esnek ve güvencesiz çalışma koşulları ile artan bakım yüküne dikkat çekilen açıklamada, kadın cinayetleri ve işyerlerindeki mücadeleler hatırlatılarak, eşit ücret, sendikal haklar ve güvenli çalışma koşulları talepleri yinelendi. Dilovası’nda yanarak yaşamını yitiren altı kadın işçi anıldı.

Eylem, sloganlar ve alkışlarla sona ererken kadınlar mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

Alınteri ve Köz 8 Mart Alanında: Cinsiyet Eşitsizliğine, Kapitalist Sömürüye, Emperyalizme ve Ulusal Baskıya Karşı Mücadeledeyiz!

Alınteri ve Köz olarak 8 Mart’a oluşturduğumuz ortak kortejle katıldık; ortak pankartımız ve devrimci dayanışmamızla alanda yerimizi aldık. Pankartımızda “Cinsiyet Eşitsizliğine, Kapitalist Sömürüye, Emperyalizme ve Ulusal Baskıya Karşı Mücadeledeyiz” şiarını taşıyarak, kadın mücadelesiyle sınıf mücadelesinin birbirinden koparılamayacağı gerçeğine işaret ettik.

Dövizlerimizde; kadınların kurtuluşunun ancak komünizmde olduğunu vurgulamak üzere “Kadının Kurtuluşu İnsanlığın Kurtuluşudur” dedik. Zindanlardaki siyasi tutsak kadınlara, devrimcilere özgürlük şiarını yükseltmek için “Siyasi tutsak kadınlara özgürlük!”, “ESP’li tutsak kadınlara özgürlük!” şiarlarını yükselttik. Ezilenler üzerindeki cinsel, ulusal ve sınıfsal her türlü sömürüye ve baskıya karşı “Cinsel, ulusal, sınıfsal baskıya Son!”, “Yaşasın 8 Mart” dövizlerini de yine kortejimizde birlikte taşıdık.

Ajitasyonumuzda ve sloganlarımızda ise “Yaşasın 8 Mart, yaşasın devrimci dayanışma!”, “Kadın olmadan devrim olmaz devrim olmadan kadın kurtulamaz!”, “Cinsel, ulusal sınıfsal sömürüye son!”, “Siyasi tutsak kadınlara özgürlük!”, “ESP’li tutsak kadınlara özgürlük!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “Jin Jiyan Azadî!”, “Emperyalizm Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak!”, “Rojava’da savaşan kadınlara bin selam!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Özgürlük için tek yol devrim!“, “Eşitlik için tek yol devrim!” şiarlarını sık sık haykırdık.

Alınteri ve Köz’ün ortak kortejle katılması, 8 Mart alanında yalnızca bir yürüyüş değil kapitalist sisteme, ulusal baskılara ve sınıfsal sömürüye karşı birleşik duruşun ve devrimci mücadele iradesinin somut göstergesi oldu.

Biz Alınteri ve KöZ olarak, 8 Mart’ta alanlarda yükselttiğimiz bu ortak iradeyi yalnızca bir günle ya da mitinglerle sınırlamıyor; kadınların yaşadığı sömürü, güvencesizlik, şiddet ve baskıya karşı vereceğimiz devrimci mücadelenin bir parçası olarak görüyoruz. Kapitalist düzenin kadınlar ve emekçiler üzerindeki her türlü saldırısına karşı mücadeleyi büyütmeye, devrimci dayanışmayı güçlendirmeye ve güç birliğini ileri taşımaya devam edeceğiz.

Alınteri-KöZ