Beylice Köyü’ndeki anmaya Alınteri okurları, Köz, Gençliğin Devrimci Güçleri, dostlarımız, aile ve emekçiler katıldı. Köy Meydanı’ndan Ethem yoldaşın mezarının bulunduğu yere “Ethem yoldaş Ölümsüzdür! Alınteri” imzalı pankart açıldı. “Ethem yoldaş ölümsüzdür!” tişörtleriyle oluşturulan kortej yürüyüş yaparak mezar başına gitti. Yürüyüş sırasında Gezi’de ölümsüzleşen yoldaşların isimleri haykırılarak yaşıyor sloganı atıldı. “Ethem’in hesabı sorulacak!”, “Gezi’de düşene dövüşene bin selam!”, “Gezi’yi unutma unutturma!”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!” atılan diğer sloganlardı. Burada Alınteri adına yapılan konuşmada şunlar söylendi:
Ethem yoldaş, 13 yıl önce Gezi Direnişi’nin Ankara ayağında Güvenpark’ta katil polis Ahmet Şahbaz tarafından katledildi. Katil polis ‘çektim sıktım üç tane’ dedi. Orada katledilen sadece Ethem yoldaş değildi, Gezi’de Ethem yoldaşta cisimleşen işçi sınıfının nasırlı elleriyle, öfkesiyle en önde mücadele etme bilinci katledilmeye çalışıldı. Ethem’i orada katletmekle o güne kadar biriken öfkeyi, sınıfın öfkesini dizginleyebileceklerini sandılar. O günden bugüne kadar da baskıya, şiddete, derinleşen sömürüye karşı biriken öfkeyi dizginleyebileceklerini sandılar. Ama tabanda bütün bunlara karşı oluşan ve biriken öfke, yükselen sınıf mücadelesi var.
Bizler Ethem’in o nasırlı elleriyle Gezi’de yükselttiği mücadeleyi her yere taşıyacağız! İşçilerin emekçilerin örgütlenmesine çalışarak, bilinçli sınıf mücadelesine dönüşmesi için elimizden geleni yapacağız! Doruk Maden işçileriyle dayanışarak, verilen sözlerin tutulmasını bir kez daha Ankara sokaklarına taşıyan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’yla dayanışarak mücadeleyi büyütmeliyiz.
Ethem’in o ısrarlı sınıf mücadelesini Doruk madencilerinin direnişinde, Özel Sektör Öğretmenlerinin sokaktaki mücadelesinde görüyoruz. Ethem’lerin, Berkin’lerin, Ali İsmail’lerin, Medeni’lerin mücadelesi onların bedenleri toprağa düşmesiyle bitmiyor, bitmeyecek, bitiremezler! Bu mücadele burjuvazi ve işçi sınıfı var olduğu sürece devam edecek!
Dünya halklarına kan kusturan, sömürüyü derinleştiren, açlığa mahkum eden emperyalistler NATO Zirvesi’ni Ankara’da rahat yapsınlar diye 6-12 Temmuz arasında fili OHAL ilan ettiler. Bizlere, emekçilere, işçilere ‘siz sokağa çıkamayacaksınız, susacaksınız ve zirve yapılacak’ diyorlar. Yanılıyorlar! Belki 6-7 Temmuz’da sokağa yeterince çıkamasak da işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, MESEM’lere mahkum edilen çocukların geleceğini çalanlara karşı bizler işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin gündemine sokmak ve kitlesel eylemler, protestolar yapmak için elimizden geleni yapacağız! Bu bizim Ethem’e ve ölümsüzleşenlerimize borcumuzdur. Aynı zamanda sınıfsal sorumluluğumuzdur. Bizler Ethem’in Berkin’in Ali İsmail’in, Ahmet’in, Mehmetlerin, Medeni’nin, Hasan’ın mücadele bayrağını yükseltmeye devam edeceğiz! Onlara sözümüz devrim ve sosyalizm olacak!
🚩Ethem yoldaş mücadelemizde yaşıyor!
Ethem yoldaşın 13. yıl mezar başı anması yoldaşlarının, Dev Güç’ün, Köz’ün, ailenin ve emekçilerin katılımıyla Çorum Beylice Köyü’nde bulunan mezarı başında gerçekleştirildi👇 pic.twitter.com/pqwhC39HNN
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) June 14, 2026
Gençliğin Devrimci Güçleri üyesi Yağmur Alaz Gülveren konuşmasında şunları belirtti:
Ethem öldüğünde bugünün gençleri olan bizler henüz çocuk yaştaydık. Ethem’in mücadele bayrağı hepimize örnek oldu. Gezi direnişçilerinden aldığımız mücadele bayrağını yaşamın her alanında yükseltmeye devam edeceğiz!
KöZ adına yapılan konuşmada ise şunlar vurgulandı:
13 sene önce aramızdan ayrılan Ethem’in mücadelesini sahiplenenler olarak burada toplandık.
Ethem yoldaşın vurulduğu Gezi ayaklanması bu topraklarda görülmüş en kapsamlı ve en politik ayaklanmaydı.
Gezi ayaklanması proleter devrimci bir ayaklanma olmasa da bu ayaklanma halkın özgürlük tutkusunun ve demokrasi mücadelesinin burjuvaziye peşkeş çekilmesine, onlar tarafından yönlendirilmesine hayır diyen, emekçilerin iktidarını savunan devrimcilerin kanını ve canını verdiği bir ayaklanmaydı.
Bu durum Gezi ayaklanmasının burjuvazinin sevk ve idaresinde olmasını engelledi, devrimciler bu mücadelenin alevini harladı ve bu toprakların dört bir yanını sarmasını sağladı. Ethem yoldaş bu savaşı veren devrimcilerdendi. Burjuvazinin açtığı alanda onlara yedeklenerek siyaset yapmayı reddetti, işçi sınıfı siyasetinin ve demokrasi mücadelesinin neferi oldu. Onun vurulması ise bir tesadüf değil verdiği teslim alınamaz devrimci mücadelenin bedeliydi.
Bugün Ethem yoldaştan bize kalan miras da bu devrimci mücadeledir. Ona borcumuz ise burjuvaziden bağımsız bir emekçi siyaseti, iktidar kavgası ve proletarya diktatörlüğüdür.
Devrimciler ölür, devrimler sürer!
Konuşmalar bittikten ve ailenin verdiği yemeğe katıldıktan sonra köyden ayrıldık.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!