NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO’nun 36. Liderler Zirvesi öncesinde estirilen gözaltı terörünü Mecidiyeköy Cevahir AVM önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla protesto etti. “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın!”, “Emperyalistler, işbirlikçiler Efraim Elrom’u unutmayın!”, “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın!”, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar yıldıramaz!” sloganlarının haykırıldığı açıklamada “Gözaltılarla, tutuklamalarla, baskılarla NATO karşıtı mücadeleyi engelleyemezsiniz!” pankartı açıldı.
Yapılan açıklamada Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin tarihsel anlamına işaret edilerek başlayan basın açıklamasında “Bu zirvede emperyalist kapitalist sistemin yaşadığı derin krizden çıkmanın yolunun yıkımdan, savaştan, kıyımdan geçtiğini bilerek yeni saldırı-savaş-işgal ve buna uygun iş bölümleri yapacaklar. Aralarındaki çelişkileri yatırdıkları masaya birbirlerine karşı kullanacakları kartları da sürecekler. Kriz içinde olan sistemlerini en azından teğelleyecek yol ve yöntemler ararlarken halkların katili olma misyonlarını tazeleyecekler. Türkiye gibi emperyalistlerin işbirlikçisi olan üyeler de hem iç çelişkilerden hem de yeni planlarda alacakları rollerden nasiplenmeye çalışacaklar” diye vurgulandı.
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO zirvesi öncesinde artarak devam eden ev baskınları, gözaltılar ve tutuklamalara karşı sokaktaydık.
Gözaltılarla, tutuklamalarla, baskılarla NATO karşıtı mücadeleyi engelleyemezsiniz. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! pic.twitter.com/ZaXhUUQyf8
— NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik (@NatoSavas) June 16, 2026
Emperyalist haydutlar ve işbirlikçilerinin tek uzlaşma noktalarının halkların, emekçilerin, kadınların, gençlerin, doğanın nasıl daha fazla yağmalanacağı, ezileceği olacağı kaydedilen açıklamada Türkiye’de burjuvazi ve onun çıkarlarını temsil eden devlet aygıtının bu zirveden kapacağı roller için gözünü budaktan sakınmadığı belirtilerek “Emperyalist haydutların rahatı ve konforu için oteller inşa ediliyor, havaalanları yapılıyor, milyarlarca lira harcanıyor. Diğer taraftan baskı ve yasaklarla toplum susturulmaya, haklı ve meşru tepkileri bastırmaya çalışılıyor. Ankara’da günler öncesinden OHAL ilan ediliyor, ev ve kurum baskınları ile ilerici-devrimci güçler gözaltı saldırılarının hedefi haline getiriliyor” denilerek yapılan ev baskınları, gözaltı ve tutuklamalara ilişkin şu bilgiler verildi:
12 Haziran’da Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu, Devrimci Gençlik Dernekleri ve Devrimci Öğrenci Birliği’ne yönelik gerçekleştirilen gözaltı terörü dün sabah İstanbul’da devam etti. Operasyon, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası, Mücadele Birliği Platformu, Devrimci Gençlik Birliği ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan arkadaşlarımıza yönelik olarak gerçekleştirildi. Birçok arkadaşımız gözaltına alındı, Sarıgazi ve Sefaköy’de İşçilerin Birliği Derneği’ne kapıları kırılarak girildi, dernek binaları talan edildi.
12 Haziran sabahı Balıkesir, Eskişehir, Karabük, Kastamonu, Mardin, Muğla, Van ve Zonguldak’ta düzenlenen eş zamanlı ev baskınlarında gözaltına alınan 14 Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD) üyesi öğrenciden 10’u hakkında tutuklama kararı verildi.
Bu saldırganlığın bir gözdağı verme refleksi olduğu kadar korkunun da çarpıcı ifadesi olduğunun altı çizildi. İşçiler, emekçiler, ezilen halklar, kadınlar, gençler ve baskı altında tutulan tüm toplumsal kesimlere yönelik saldırı ve yıkım politikalarının yarattığı öfkenin patlamasından duydukları korkunun saldırganlığı tetikleyen en önemli faktör olduğu vurgulandı.
“Bu korkularla saldırıyorlar bize. Bu korkularla her gün bir ev baskını ve gözaltı terörüyle sesimizi boğmak istiyorlar. Buldukları kılıf da “yasadışı örgüt üyeliği” oluyor. Arkadaşlarımızı bu gerekçeyle sıcak mücadelenin dışına çıkarmakta buluyorlar çareyi. Kendi yasalarını pervasızca ayaklar altına alıp bir basın açıklamasına, bir işçi eylemine, öğrenci boykotuna, kadın isyanına katılıp ses olmamızı “yasadışı örgüt üyeliği” olarak damgalayıp akıllarınca halkımız nezdinde meşruiyet devşirmeye çalışıyorlar” denilen açıklamada korkmakta haklı oldukları ve korkmaları gerektiği vurgulandı.
Açıklama şu ifadelerle sonlandı:
Korksunlar; çünkü işçiler, emekçiler, ezilen halklar, kadınlar, gençler, köylüler, baskı altında tutulan tüm toplumsal kesimler er ya da geç bizim sesimizle, kolektif gücümüzle buluşup cehenneme dönüştürdükleri bu dünyayı başlarına yıkacak.
Emperyalist paylaşım ve hegemonya savaşının kanlı aygıtı NATO’yu da bu barbarlık düzeninin kendisini de mücadelemizle tarihin çöplüğüne göndereceğiz!
Nasıl ki ‘68 kuşağının yiğit devrimcileri 6. Filo askerlerini denize döktüyse bugünün devrimcileri de emperyalist savaş ve saldırganlık karşısında aynı kararlılıkla duracaktır. Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin bizlere devrettiği mücadele bayrağını dalgalandırmaya devam edecek, emperyalist barbarlığa, saldırı ve savaş örgütü olan NATO’ya geçit vermeyeceğiz! 7-8 Temmuz’da NATO’yu Ankara’da hak ettiği gibi karşılayacağız!
Bu ülkenin onurlu işçi ve emekçilerini emperyalist barbarlığa, NATO haydutlarına karşı bir kez daha birleşmeye ve mücadeleye çağırıyoruz.
Açıklamanın ardından BDSP ve Mücadele Birliği Platformu adına kısa konuşmalar yapılarak NATO ve emperyalizme karşı mücadelenin baskılar, gözaltı ve tutuklamalarla bitirilemeyeceği, bundan sonra da baktıkları her yerde devrimcileri görecekleri, 7-8 Temmuz’da Ankara’nın bu haydutlara dar edileceği vurgulandı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!