Umudu harlayalım!..



Zenginler hastalığa yakalanırsa covid-19, yoksullar hastalığa yakalanırsa corona oluyor ismi


Gürbüz Deniz

Yaşam hakları hiçe sayılan işçiler dünya genelinde ağır bir travma içinde. Ya virüs kapacaksın ya çalışmayıp açlıktan öleceksin. Özel sektörün acımasız yüzünü benim gibi belediyede çalışan bir işçi hissetmiyor lakin sınıf kardeşlerimizin neler çektiğini yaşam deneyiminden ötürü biliyor.

Belediyeler nispeten korunaklı; iş garantisi, virüsten korunmak için dezenfektan ve dayanışma içerisindeler.

Tekstil, turizm, sanayi, tarım, kargo emekçilerinin çoğunluğu mecburi hizmetlerini yürüten konumunda, çalışamayanlar ise ücretsiz izinlerle evlerinde iki lokmaya muhtaç ömrünü törpülüyor.

Çalıştığım belediye yemek dağıtımı, çöp toplama, süpürge, dezenfektan, ilaçlama, maske dağıtımı, sokak canlılarına mama ve su vererek toplumsal görevini tüm emekçilerin katkılarıyla yapıyor.

Zenginler hastalığa yakalanırsa covid-19, yoksullar hastalığa yakalanırsa corona oluyor ismi.

Sınıfsal konumumuzdan ötürü hastalığa karşı mücadelemiz de öncellikle kapitalist sistem çünkü herkese test yapılması gerekirken onbinlerle ifade edilen test sayıları ağır hasta harici emekçiye ulaşmamışken sorunun kaynağı salt virüs değil sistemdir.

İşçi ve emekçilerin ücretlerinden kesilerek oluşan fonların sermayeye peşkeş çekilmesine son verilmediği müddetçe, ağır vergiler sırtımızdan inmediği müddetçe işçileri virüsten önce sistem öldürecektir.

Kapitalizm ve corona ilintilidir. Bizlerin acılarından, açlığımızdan nemalanan tatlı su liberallerini unutmayacağız.

Halkın ekmek ve yemek almasını engelleyen muhalif belediyelere yaptırım uygulayan hükümet her ölümden sorumludur.

Dezenfekte yaparken, maske dağıtırken, toplumun her kesimine, yaşayan her canlıya nefes ve can olmaya çalışıyoruz. Döktüğümüz alınteri sınıfsaldır ve tutumumuz sadece dayanışmada kalmayacak mücadeleye evrilecektir.

İki günlük sokağa çıkma yasağı ilan edip marketlere, fırınlara akın eden halk değil bu kararı gün içinde almayıp son dakikalara sıkıştıran hükümet suçludur. Ve sayesinde belki hasta sayımız tavan yapmış vaziyette.

Yine de bizler koyvermeyeceğiz, enseyi karartmayacağız umudumuzu ve direncimizi diri tutacağız. Toplum sağlığı için didinen tüm sağlık emekçilerine, aralıksız büyük özveriyle çalışan belediye emekçilerine ve bütün sektörlerdeki sınıf kardeşlerime kolaylıklar olsun, selamlar sevgiler olsun hepinize ve sınıfımızın şairine kulak verelim umudu harlayalım:

Hastalar

Kardeşlerim

İyileşeceksiniz

Ağrılar, sızılar dinecek

Yumuşak, ılık

Bir yaz akşamı gibi inecek

Ağır, yeşil dalların ardından rahatlık.

Hastalar, kardeşlerim,

Biraz daha sabır, biraz daha inat.

Kapının arkasında bekleyen ölüm değil, hayat…

Nazım Hikmet