Her açıdan kölelik koşullarında çalışan-barınan-beslenen-çalışma alanlarına taşınan mevsimlik tarım işçileri, üstüne bir de üç kuruş paraya talim ettiriliyorlar. Hatay gibi Suriyeli mültecilerin yoğun olduğu kentlerde bu koşullar misliyle katlanıyor, sefaletin de sefaleti dayatılıyor.
Hatay’daki Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, yaşamak için toprak sahiplerine iş güçlerini satmak dışında seçenekleri olmayan mevsimlik işçiler için yevmiye ücretini (kadın-erkek-büyük-küçük herkes için) 52 TL olarak belirledi. Kararla, tarlada 10 saat kalacak olan işçilere yemek verilmeyecek. Tarlada 06.30’da işe başlayacak olan işçi, 16.30’dan önce işi bırakırsa, yevmiyesi kesilecek.
28 Mayıs’ta alınan bu kararla 30 gün çalışan işçinin aylık kazancı (!) 1560 TL olacak. Yani dört kişilik bir ailenin mutfak masraflarını karşılamaya bile yetmeyen asgari ücretin yüzde 67’si!
Her türlü hijyenden, sağlıklı beslenmek bir yana içme suyundan bile mahrum olan; derme çatma çadırlarda barınmak dışında seçenekleri bulunmayan işçilere verilen bu ücret işçi sınıfının bundan sonra nelerin beklediğini olduğu kadar, patronların ellerine geçen her fırsatı nasıl bir canavarlıkla kullandıklarının da çarpıcı bir ifadesi.
Hatay Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu’nun bu kararının diğer illeri de etkileyeceğiyse ortada!
Hatay’daki bu durum, patronların sömürü hırsının korona sonrasında büyüyen işsizler ordusuyla birlikte özelikle örgütsüz işkolları ve işyerlerinde nasıl bir canavarlığa dönüşeceğinin de ilk işaretlerinden biridir.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!