Patronlar için kullanışlı bahane pandemi ve TİS’ler



İşçi üzerinde baskı kurmak açısından kullanışlı bir bahane haline gelen pandemi sürecinden işçilerin nasıl etkilendiğini bir Ford işçisiyle konuştuk


YAŞANACAK DÜNYA

Pandemi ile birlikte, “işçi sağlığını düşünüyoruz, önlemler alıyoruz” palavraları eşliğinde üretim devam ettirildi. Kaotik halleri de beraberinde getiren kimi kısmi önlemler alınsa da işçiler çalışmaya koşuldu. Maske, mesafe, dezenfektan, yerlere çizgilerin çizilmesi derken kapitalist üretim çarkları hızlı dönmeye devam etti.

Almanya’nın Köln kentindeki Ford Fabrikası’nda çalışan bir işçi, yaptığımız sohbette şunları söylüyor:

İşe giderken sadece ateş ölçülüyor. Kimin hasta olup olmadığını da bilmiyoruz, çünkü gizli tutuluyor. Bu kısa çalışmalarla ortalama bin euroya yakın kaybımız oldu. Başta söylenen vardiyalar arasında zaman mesafesi konacak dendi, buna hiç uyulmadı. Kantinler kapalı. Ford’a dışarıdan, yemek yapan imbislerden yiyecekler temin ediliyor, çoğu işçi de yemeğini kendisi evden getiriyor. Molalarda ister istemez kimse mesafeye pek dikkat edemiyor ve temaslar oluyor. Grupta on beş kişi çalışıyor.

Ford da bir arayış içinde!

Ford’un birçok bölümünde sıkıntı var. Mesela yıllardır birlikte çalıştıkları Magna Getrag firmasıyla artık çalışmayacağını bildirdi. Ford şanzıman üretiyor ve diğer araba firmalarına işte Mercedes’e VW’a Audi’ye, Volvo’ya, daha bir çok araba markasına direkt satamıyordu. Bu işlemi Magna Getrag üzerinde yapıyordu. Şimdi üretilen şanzımanlar Türkiye’ye gidiyor. Araştırma bölümünde sıkıntı var…

Araba sektöründe ‘işçi fazlalığı’

Otomotiv sektöründe işçi fazlalığı vardı. İşçi çıkartmalar gündemdeydi. Fakat kovid ile birlikte bu öyle bir bahane olarak kullanıldı ki, fabrika kapandı kapanacak yaygarası koptu, herkes bir şekliyle kendini kurtarmanın peşine düştü. Çünkü şu yaygara yapıldı: “Ford kapanırsa ‘sosyal plan’ devreye girer’. Bu sosyal plana göre de işçilerin durumu öncelikli gözönünde bulundurulur. Yani yaş durumu, çoçuk durumuna göre öncelik verilir. Sosyal plana düşmeden tazminatlarınızı alın gidin ya da emekli olun,” diye işçiler üzerinde baskı yapıldı.

İşçi de kendi derdine düştü

İlk dönemin kaosu geçtikten sonra kısa çalışmalar, Ford Fabrikası’nın kapatılma tehditleri derken 55 yaş üstü birçok işçi emekliliği kabul etti, 55 yaş altı ise fabrika kapanmadan tazminatlı çıkışlarını alıp farklı iş kurmanın peşine düştü. Bu kaos patronların işine geldi. İşçi kendi derdine düştü, burada farklı bir direniş ya da duruş yapalım mı sorusu hiçbir işçinin gündemine girmedi, kendi telaşıyla bireysel kurtuluşun peşine düştü.

Kovid salgını her durumda patronların yararına işledi. Milyarlarca devlet desteği yetmezmiş gibi bir de TİS görüşmelerini bu yıl için sıfır zamla kapattılar ve görüşmeleri 31 Ocak 2021’e bıraktılar.

2021 TİS görüşmeleri başladı

Metal-elektrik alanında TİS süreci başladı ama doğru dürüst bir kıpırdanma yok. IG-Metall Sendikası yüzde 4’lük ücret artışı istiyor. Metal patronları da tehdit savurarak gidin işçilere sorun işyerlerini kaybetmek mi isterler yoksa yüzde 4’lük zammı mı? Karşılıklı basın açıklamalarının dışına çıkmıyorlar aslında… Benim düşüncem 4 gün çalışma ve yüzde 2-3 ücret arışıyla sonuçlanır. Diğer bir gün içinde stajyer öğrenciler gelir çalışır.

İşçilerin durumu

İşçiler gerçekten bu belirsizlikten ciddi rahatsızlar. Bu kriz bir şekliyle çözülür beklentisi olsa da buna gerçekten inandıklarını düşünmüyorum. İşçiler güvenebilecekleri yönledirmeye şu dönemde daha açıklar diye düşünüyorum. Önceleri Ford’un önünde dağıtılan bildirileri işçiler okur ya da okumadan çöpe atarlardı. Şu pandemi döneminde özellikle de Ağustos ayından sonra işçilerde ne olacak duygusu ve sorusu yoğun hissedildi. Dağıtılan bildirileri merakla alıp okumaları hatta telefonlarıyla çekip çoğaltıp masanın üzerine kendilerinin indirdiklerine tanık oldum. İşçilerin önceki yıllara oranla dışardaki mücadeleye daha açık olduklarını düşünüyorum.