Nasıl ki maske dağıtımı büyük bir “beceriksizlikle” yönetildi, nasıl ki zatürre ve grip aşıları ulaşılamaz hale getirildiyse koronavirüs aşılama süreci de aynı kıvamda başladı. Her “beceriksizlik” gibi görülen pratiğin aslında halkın sağlık dahil temel ihtiyaçlarından nasıl uzaklaşıldığı, bu ihtiyaçların karşılanmasının sadece bir kesimin ulaşabileceği şekilde tasavvur edildiği anlamına geldiği alenen sırıtıyor. O piyasacı mantığın aklımıza gelebilecek her şeyde hızla hareket ederken mesele bizim ihtiyaçlarımız olunca çuvallayıp kaldığını hiçbir süreç pandemi süreci kadar açık ve net ortaya koymadı.
11 Aralık’ta başlayacağı söylenen, ama ne olduğunu bilgi verilmediği için bilemediğimiz aşılama 1 ay sonra, 13 Ocak’ta başladı. Sürü bağışıklığının oluşması için en az 60 milyon insanın hızla 2 doz aşılanması gerekirken gele gele 4 milyon civarında bir aşı geldi, gerisi gelecek dendi ama ne zaman belli değil.
Şov yapmakta büyük bir ustalık kazandıkları için Sağlık Bakanı, Sağlık Kurulu, Hükümet ve AKP yöneticileri görüntülerini de yayınlayarak aşılandılar. Sözümona 250 bin sağlık emekçisi de aşılandı. Sözümona diyoruz çünkü bu rakamın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda hemen herkes şüphe içinde.
Aşının geç gelmesi, sayının düşük olması, önceliğin kimlere verileceği tartışmaları sürerken, yeni bir kaos sürecinin başladığı aşılama görevi verilen Aile Hekimliklerinden yükselen “imdat” çığlığıyla bir kez daha açığa çıktı.
Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın habere göre sürecin sorunlarla başladığını aktaran Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Sezen, “Yine bir kaosa uyandık. Plansız bir şekilde aşılama başladı. Aşılar illere gitmiş ama illerde aile sağlığı merkezlerine ulaşmamış. Bazı aile sağlığı merkezlerine ulaşan aşılar, sadece oradaki çalışanlara yetecek kadar” dedi.
Bakanlığın kendilerinden habersiz randevu planını da değiştirdiğini belirten Sezen, “Şimdi bir SMS gönderildi bize, randevu planlarımıza müdahale etmişler. Bizden habersiz hasta randevu programımıza bir kişiye günde 24 sağlık çalışanı düşecek şekilde aşı randevuları eklenmiş. Ama bizim elimizde randevuya gelecek sağlık çalışanına aşı yok” ifadelerini kullandı.
‘Bir yandan hasta bir yandan aşı’
“Bir yandan hasta bakacaksınız, bir yandan aşı yapacaksınız gibi bir durum oldu” diyen Sezen, “Bizim önerimiz, talep ettiğimiz kadar aşı gelsin, bunları randevulara göre yapalım. Şimdi hasta randevum var ama bu randevu sırasında sağlık çalışanları da aşılanmayı bekliyor. Üstelik aşı da yok” dedi.
Aşı yapılacak saatlerde sadece aşılamanın yapılıyor olması gerektiğini belirten Sezen, “Ayrıca, bizim aşı kayıt sistemimiz dışında, sadece korona aşısı için bir sistem hazırlanmış. Bunu bizim kişisel telefonlarımıza indirmemiz isteniyor. Her aile sağlığı biriminin akıllı telefon sahibi olması mı gerekiyor? Sadece korona aşısı için ayrı telefon mu alacağız? Aile hekimlerine bir korona ek ödemesi de yapılmadı. Bunların masrafı nasıl karşılanacak? Aşıyı uygularken kullanacağımız sistemin her zaman kullandığımız aşı takip sistemi olması bizim için daha iyi olur. Bunu bakanlığımıza da iletmiştik” diye konuştu.
‘Alo 182 çöktü’
Kendisi de aşılanmak için randevu almak isteyen sağlık çalışanlarından Ankara Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül ise “Akşamdan itibaren sistem açıldı. Uzun bir süre arıza verdi ve randevu alamadık. Sadece Şehir Hastanesi randevu veriyordu. Aile hekimleri için ‘işlem yapılamıyor’ uyarısı alıyorduk. Alo 182’yi ( Merkezi Hekim Randevu Sistem) arayarak randevu almayı denedik, sistemleri çökmüştü. Saat 01.30’a kadar ulaşamadım. Sonrasında aile hekimimden randevu aldım. Sabah 09.00’da aile hekimimi aradım, ‘Aşınız var mı’ diye sordum. ‘Ne aşısı?’ karşılığını aldım. Aşı yapılacağından haberleri yoktu. Bir yoğunluk olacağı düşünülerek hazırlık yapılmalıydı” eleştirisinde bulundu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!