Soma Davası’na çağrı: Salonu dolduralım!



Yeniden görülecek Soma Katliam davasının ilk duruşması yarın. Aileler, “Direnmemiz lazım, direnmemiz için de birlik olmamız lazım. Bizi yalnız bırakmayın. 13 Nisan’da herkesi Akshisar Ağır Ceza Mahkemesi’ne bekliyoruz.” diyerek duruşmaya katılım çağrısında bulundu


Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti olan Soma Katliamı’yla ilgili dava, yargının açık bir sınıf tutumu alarak verilen cezaları işçi katilleri lehine bozması üzerine yeniden görülecek.

Yeniden yargılama davasının ilk duruşması yarın. Soma Katliamı’nda yakınlarını kaybeden aileler ve avukatları yargının katliamın üstünü örtmek için takındığı bu aleni tutuma karşı duruşmalara katılım çağrısında bulunarak “Soma’da yargı katliamın üstünü örttü. 301 işçi için adalet talebi halen yakıcı. Aileler ve avukatları, katillerin cezasızlık ile ödüllendirilmesine izin vermeyecek. 13 Nisan Salı saat 8.30’da Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde adalet talebinin sesi olalım!” dedi.

Resmi rakamlara göre 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı’yla ilgili dava boyunca sayısız usulsüzlük sergilendi. Soma AŞ.’nin bağıra bağıra gelen katliamı önlemek için kılını kıpırdatmadığı, gerek bilirkişi raporları gerekse işçi anlatımlarıyla defalarca dile getirildi. Şirketin tek derdinin üretimin aksamadan sürdürülmesi olduğu, yangın riski yüksek olmasına rağmen havalandırma sisteminin teknik altyapısı ve diğer işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı tüm açıklığıyla ortaya çıktı. Rödövans anlaşması gereği ne kadar çok üretilirse o kadar çok kar edileceği diskuru dışında gözlerinin bir şey görmediği hatta katliamın hemen arifesinde başlayan yangın ve metan gazı salınımına rağmen üretime devam edildiği anlaşıldı.

Bu gerçeklere rağmen ocakları denetlemekle yükümlü devlet görevlileri yargılanmadı, yargılanmaları engellendi.

Yürütülen soruşturma kapsamında açılan davada, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a 15 yıl, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru’ya 22 yıl 6 ay, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı’ya 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik’e 18 yıl 9 ay ve maden mühendisi Ertan Ersoy’a 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi. 

Bölge mahkemesi Can Gürkan’ı tahliye etmişti

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını değerlendiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi, beş sanığın 15 yıl ila 22 yıl 6 ay arasında hapis cezalarını, tutuksuz yargılanan dokuz sanığın adli kontrol şartını ve otuz yedi sanığın ise beraat kararlarını yerinde buldu.

Can Gürkan’ın da tahliyesine karar veren mahkeme gerekçeyi şöyle açıkladı: “İnfazı gereken toplam hapis cezası süresinin 5 yıl 6 ay olması ve yattığı süre, dosyada gerekçeli karar ve temyiz taleplerinin tebliği için geçecek süre ile Yargıtay’ a gidiş dönüş süresi nazara alındığında toplam infaz süresini aşacak şekilde tutuklu kalacağı anlaşıldığından tahliyesine karar verildi.”

Yargıtay 12. Dairesi yerel Mahkeme kararlarına itiraz etmişti

Yerel mahkemelerin ardından Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Can Gürkan’ın yangın riskinin yüksek olduğunu bilerek havalandırmaya dair gerekli teknik altyapıyı oluşturmadan ve iş güvenliği önlemleri almadan üretimin arttırılmasını hedeflediği sonucuna vararak 30 Eylül 2020’de kararı bozdu. Daire, sanıklardan Gürkan, Doğru, Çelik ve Adalı’nın 301 kez “olası kastla öldürme” ve 162 kez “olası kastla yaralama” suçlarından ceza verilmesi gerektiğine hükmetti.

Yargıtay savcıları değişince…

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin Eylül’de verdiği bu karar, dairede üç savcının değişmesiyle bozuldu. Kararın bozulması, dairenin beş kişilik heyetinin üçünün değişmesi ve yerlerine eski bürokratların atanmasının ardından geldi. Atanan iki yeni savcı Yargıtay 12. Daire’nin işçiler lehine olan kararının (30 Eylül tarihli karar) bozulması için 8 Ocak’ta karara itiraz etti.

İki savcının kararın bozulması için sundukları dilekçenin içeriği bile açık bir sınıf tutumu taşıyordu:

Sanıkların çalışma arkadaşlarının yaşamlarını yitirmesi ve yaralanmalarını istemeleri ya da kabullenmeleri, ahlaki ve vicdani değerlerle bağdaşması mümkün olmayan durumdur. Soma Kömürleri A.Ş.’nin çok büyük finansal yatırımlar yaparak ve yüksek istihdam sağlayarak başlattıkları söz konusu üretim faaliyeti çerçevesinde çalışanlarının en temel hakları olan yaşam haklarını hiçe saydıklarını düşünmek mümkün değildir.

Yeni heyet, ikiye karşı üç oyla önceki kararı bozdu. Kararda, Can Gürkan hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan ceza verilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca sanıkların infaz yasasından yararlandırılmasına hükmedildi.

Kararın bozulmasının ardından yeniden görülecek davanın ilk duruşması yarın. Aileler ve avukatlar bu duruşmalara güçlü bir katılımın sağlanmasının önemine işaret eden çağrılarını sürdürüyor.

Davaya Salih Pehlivan’ın bakması bile manidar!

Keza Manisa Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülecek davanın aleni bir sınıf düşmanlığı temelinde yürütüleceğini biliyorlar.

Katliamda oğlu Uğur Çolak’ı yitiren Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak mevcut adalet sistemine güvenlerinin olmadığını, tek güvenlerinin halkın davayı sahiplenmesinin o adalet sistemini de sıkıştırmasına dönük olduğunu belirterek yarın yeniden başlayacak davanın değişen heyet başkanıyla devam edeceğine işaret ederek şunları belirtiyor:

Dosya üzerinde hakim olan ve karar verecek olan Aytaç Ballı dosyadan alınarak şaibeli kararlar vermiş olan Salih Pehlivan’ı bu dosyaya atadılar. Salı günü başlayacak duruşmaya yine Salih Pehlivan bakacakmış. Kendi verdiği kararı bozmayacağına eminiz. Çok da adil bir karar vereceğini düşünmüyoruz. Bu dava Türkiye’nin ayıbıdır. Bu davaya sahip çıkılmasını, 13 Nisan’da tüm sivil toplum örgütlerini Akhisar’a desteğe bekliyoruz. Bizi yalnız bırakmasınlar. Adil bir yargılama olmayacak ama o insanlara meydan bırakmadan salonu dolduracağız. Bir gün bu kararları veren yargı mensupları adalete ihtiyaç duyacaklar.