Tolstoy
Şurasını baştan belirteyim ki, okurken insanı derin bunalımlara sürüklüyor. Tolstoy, hayatı ve inançları sorguladığı kitabı 1880 yılında yazmış, kitap yayınlamasından 4 sene sonra yasaklanmış.
93 sayfalık ince bir kitap olmasına rağmen bitirmek epey bir zaman alıyor. Sorular soruyor, hatta kitabın çoğu bu sorularla ve arayışlarla geçiyor. Yıllardır insanlığın sorduğu ”Ben neden var oldum?”, ”Benim hayatımın ne gibi bir anlamı var?”, ”Neden yaşıyorum?” gibi sorulara takılmış olan Tolstoy’un bu sorulara cevap aradığı kitapta kendisi de içinde olmak üzere birçok şeyi eleştiriyor ve sorguluyor.
Burjuva yaşantısını, epikürcüleri, dinlerin ve mezheplerin aciz durumunu okuyorsunuz satırlarda. Kitapta çoğunlukla Hristiyan inanışının çelişen yönleri üzerinde durulsa da günümüz Türkiye ve Ortadoğu’su düşünüldüğünde (özellikle mezhepler bölümünde) kitaptaki çoğu yorumun İslam için geçerli olduğu da görülecektir. Din, akıl, yüksek sınıfın eğitimli sınıfın zengin ve umutsuz yaşamı, yoksul ve eğitimsiz… kitlelerin kütle haline gelip güruhlaştıklarını net bir şekilde gözlemliyorsunuz:
Aynılaşarak bölünür, farklılaşarak birleşiriz. Aynılıklar bizi kusurlu parçalara mahkum eder, farklılıklar bizi mükemmel bütüne yaklaştırır.
“İtiraflarım”, Tolstoy’un din ile mantık arasında sıkışıp kaldığı zamanlarda yazdığı notların derlendiği bir eser olduğu için kesinlikle okunmalıdır. Her insan dünyaya niçin geldiğini, dünyada ne yaptığını, hayatı ve ölümü, yok olacaksa niçin var olduğunu, her şeyin bu kadar somut bir düzlem üzerine kurulamayacağını/kurulabileceğini anlamlandırmaya çalışır, sorgular…
Pek tabii yazara göre cevap kendince var, okursunuz benimsemek ya da benimsememek size kalmış.
Keyifli okumalar…
Gürbüz Deniz
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!