Öğrencilerden kayyum rektör gidene kadar akademik boykot çağrısı!



Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tüm üniversite bileşenlerine kayyum rektör Melih Bulu gidene kadar akademik boykot çağrısında bulundu


Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü (BÜLGBTİ+), Boğaziçi Dayanışması, Boğaziçi Kadın+ Hakları Dayanışması, Boğaziçi’nin Sesi, Hashtag Akademi, Kelepçesiz Akademi, Direniş Postası “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” başlığıyla yaptığı açıklamada üniversite bileşenlerine kayyum Melih Bulu gidene kadar tüm akademik faaliyetleri durdurma çağrısında bulundu

Kayyum olarak atanan Melih Bulu’nun yaklaşık 6 aydır üniversite içerisinde demokratik ilke ve esasları hiçe sayan keyfi ve siyasi uygulamaları yürürlüğe koymaya devam ettiği belirtilerek başlayan açıklamada, Bulu’nun bu süreçteki bazı pratikleri şöyle özetlendi:

Direniş süreci boyunca gözaltılarla başlayan; tutuklamalar, BÜLGBTİ+ öğrenci kulübünün kapatılması, kayyum yardımcılarının enstitülere atanması, kampüse girişlerimizin kısıtlanmaya çalışılması ve öğrencilere açılan onlarca soruşturmayla devam eden saldırılar hızlanarak sürüyor.

Üniversitelerin akademik özerkliğini tahrip eden kayyum rejiminin bir örneği olarak, geçtiğimiz günlerde kayyum yardımcısı Naci İnci tarafından atılan bir maille yarı zamanlı ve emekli öğretim üyelerinin alenen tehdit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, bu tehdidin ardından okulda yarı zamanlı ders veren ve direnişin her anında öğrencilerle olan hocalardan Feyzi Erçin’in, önümüzdeki dönemde ders vermesinin yönetim tarafından ‘uygun bulunmadığının’ yine kayyum Naci İnci tarafından alınan bir kararla öğrenildiği hatırlatıldı.

Akademisyen Erçin’in sözleşmesinin iptalinin şimdiye kadar öğrencileriyle birlikte duran tüm akademisyenler için sözkonusu olabileceğini gösterdiği belirtilen açıklamada şuna dikkat çekildi:

Halihazırda devam eden ve kayyumun her geçen gün üzerindeki tahakkümünü güçlendirdiği akademik faaliyetler hem direnişteki öğrenciler olarak eylemliliğimizi zayıflatmakta hem de bu gidişatın normalize edilmesine ve meşruiyet sahibi olduğu izlenimi verilmesine neden oluyor. Mevcut bürokratik yolların direnişin başına kıyasla ciddi anlamda tükendiğini, bu bürokrasinin bizlere karşı kullanılmasının direnişe en çok destek veren hocaların hedef alınmasından başlayarak kayyuma biat etmeyen tüm bileşenlere sıçrayacağının da farkındayız. Böyle bir durumda akademik faaliyetleri durdurmak, bu okulun bileşenleri olmadan Boğaziçi Üniversitesi olmadığını göstermenin tek ve en kuvvetli yoludur.

#AkademikHayatıDurdur

Açıklamada üniversitenin tüm bileşenlerine çağrı yapıldı:

Bundan sonrası için bir adım geri atmak şöyle dursun, iktidarın maşası kayyumların baskıcı politikalarına karşı topyekûn seferberlik örmenin gerekliliğine hiç olmadığı kadar inanıyoruz. Bu itibarla, üniversitemizin tüm bileşenlerini ve nöbetlerini sürdüren akademisyenleri artık iktidarın çizdiği zeminden çıkararak akademik hayatı durdurmaya, bütün akademik faaliyetleri kayyum Melih Bulu gidene kadar boykot etmeye, topyekûn direnmeye davet ediyoruz!

Açıklamanın sonunda “‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganını anlamlı kılma günü bugündür! Kayyumlar gidecek, biz kalacağız” denildi.