Nuray Sarıyelek
Bir kadınım ben. Anneyim, kardeşim, sevgiliyim, eşim. Ama her şeyden önce insanım. İnsan yanım çoktaan unutulmuş yok sayılmış olsa da, önce insanım.
Erkek egemen kapitalist sistemin oluşturduğu yığınlarca kuralın içinde kaybolmuşum. Yüzyıllarca bu kurallarla terbiye edilmeye çalışılmışım. Öyle çok öyle çok ki bu kurallar, ben bile böyle olmasına inandırılmışım. Hatta kız çocuklarımı da kendim gibi yaşamaya zorlamışım. Çünkü hep böyle görmüşüm. Evde, işyerinde, okulda, yaşamın yer alanında koyduğunuz kurallarla çevrelenmişim. Taa çocukluğumdan itibaren “sen kızsın çok gülme”, “oturuşuna kalkışına dikkat et”, “erkeklerle çok konuşma yoksa adın çıkar”, “onlarla arkadaş olma”, “evlenene kadar hiçbir erkeğin elini tutma”, “Sakın bir ilişki yaşama”, “eve misafir geldiğinde hizmet et”, “Evi sil süpür, bunları yapmayı bilmiyorsan kimse seni almaz”, “Yemek yapmayı öğren çünkü erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer”….
Evlenince de, bir “aile” kurmanın “kutsal” yükü yine benim üzerimdeydi. Birinci vazifem kadınlık görevimi yapmak, kocamın gönlünü hoş tutup onu memnun etmekti. Sonra kocamın çocuklarına anne olmamdı. Bir de evi çekip çevirmemdi tabii ki. Rollerim çok ama kıymetim “karnından sıpasını sırtından sopasını eksik etme”yecek kadardı.
Çocuk gülüşlerim dondurulmuş, ağız dolusu gülüşlerime yasak konmuştu. Gençliğim, heveslerim bastırılmış, umutlarım geleceğim hapsedilmişti.
Lakin uzunca bir süredir bütün bunları sorgulamaya başladım. Kalıplarınızın beni boğduğunu bana dar geldiğini görmeye başladım. Başka türlü yaşamak istiyorum artık. Ben kendim için ben olmak istiyorum. Kendi değerlerimle, kendi kararlarımla, kendi irademle Ben olmak istiyorum. Yani hiç kimse için değil, sadece kendim için… yani özgür olmak istiyorum. Benim isteklerim artık kutsal ailenizin kalıplarına sığmıyor anlamıyor musunuz?!.
Şimdi yolumu açmaya çalışıyorum. Tırnaklarımla kanata kanata kazıyarak ilerliyorum. Engebelerin engellerin farkındayım.
Yargınızın, polisinizin, cesaretlendirip beslediğiniz katillerinizin, “kutsal aile”nizin canı cehenneme!
Sizin kadın öldüren adaletiniz yerin dibine batsın! “Fiziki zarar olmadıkça koruma veremeyiz” diyen adaletiniz lazım değil bana!
Sizin çocukları mağdur eden adaletiniz kahrolsun!
Sizin çürümüş, kokuşmuş ahlaksızlığınız benden uzak olsun!
Ben UMUDUN kadınıyım.
Ben Yerdana’nın, Nadira’nın Rabia’nın Gülistan’ın, İpek’in, Feray’ın ve daha binlerce kadının çığlığıyım!
Ben sesi çıkamayanların sesiyim!
Ben insanca ve özgürce yaşamak isteyenlerin umuduyum!
Ben GELECEĞİN kadınıyım.
Ve ben çoğaldıkça siz küçülüp yok olacaksınız!..
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!