Batıkent Emek ve Demokrasi Güçleri’nden zamlara ve krize karşı mücadele çağrısı



“Yoksulluğa, krize ve zamlara karşı birleşiyoruz!” diyen Batıkent Emek ve Demokrasi Güçleri, “Tencere, tavanı al gel” çağrısıyla Batıkent Meydan’da gerçekleştirdiği basın açıklamasında “Mücadelemizi büyütürsek, soframız da büyür” diye vurguladı


“Geçinemiyoruz yoksulluğa, krize ve zamlara karşı birleşiyoruz” pankartı açıldığı eylemde, kitle tencere ve tavalara vurarak sık sık “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Bu zamlarla yaşanmaz zamlar geri alınsın!”, “Zam zulüm işkence işte AKP!”  sloganları atarak, ses çıkardı.

Alınteri okurları da eylemde krize, yoksulluk ve işsizliğe, savaş ve rant politiklarına, dayatılan asgari yaşam koşullarına karşı mücadele çağrısı yapan “Bu bir onur meselesidir” başlıklı bildirinin dağıtımını gerçekleştirdi.

Motokurye: Hiçbir çocuk aç kalmasın

Eyleme motokurye işçileri de engellemeleri aşarak katıldı. 900 bin meslektaşı adına konuştuğunu söyleyen Çağdaş Yavuz, her platformda söz söyleme, sorunlarını dile getirme kararı aldıklarını, büyük bir risk altında çalışrlarken ellerine en fazla 5-6 bin liranın geçtiğini, bunun da 10 bini aşan yoksulluk sınırı karşısında hızla eridiğini belirterek,”Buradan Türkiye’deki 900 bin meslektaşımız adına bu ülkenin ekonomisinin düzeltilmesi için buradayız. Hiçbir çocuk aç kalmasın diyoruz” dedi.

‘Cebimizin yandığı günlerden geçiyoruz’

Batıkent Emek ve Demokrasi güçleri adına konuşan Fatma Akay, “Cebimizin yandığı günlerden geçiyoruz. Biraz dikkat edin marketlerin çıkış kapısına, parayı ödedikten sonra uzun uzun kasa fişine bakan insanlar göreceksiniz. Barkod okuyucu ürünü yanlışlıkla çift okumuştur, belki etiket fiyatı kasadakiyle uyumsuzdur ya da fişteki rakamları şöyle kafadan hızlıca toplasan yekünle tutmayacaktır. Bir umut işte. Sonra çok çabuk yüzleşiliyor market kasasında hata olmayacağıyla. Hepsi tutuyor, hem de kuruşuna kadar” şeklinde konuştu.

Rakamlar Erdoğan’ı yalanlıyor’

Erdoğan’ın Üsküdar’da reklamcılarla market dolaşıp “fiyatlar uygun” demesinin üzerinden henüz 24 saat geçmeden Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) Eylül enflasyonunu açıkladığını kaydeden Akay, “Rakamlar Erdoğan’ı yalanlıyor, gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 30 düzeyindedir. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DISK) araştırmasına göre ise enflasyon yüzde 40 düzeyinde. Fiyat artışları ücretlere de hiçbir şekilde yansımıyor. Asgari ücret Ocak’tan bu yana sabit. Toplu sözleşmelerdeki altışar aylık zamlar mutfak enflasyonunun çok altında” ifadelerini kullandı. Zamların sadece gıda fiyatıyla kalmadığını, kiraların neredeyse iki katına çıktığının altını çizen Akay, 2020’de 4 milyon insanın elektriği borç yüzünden kesilmişken, 2021’de yine defalarca elektriğe yüksek zam yapıldı. Isınma desen, doğalgaza daha yeni yüzde 15 zam yapıldı. Benzin, mazot, LPG listenin ucu bucağı yok” dedi.

‘En çok kadınlar bedelini ödüyor’

Akay devamında şunları söyledi: “Peki ya kadınlar. Hem krizin hem patriyarkal kapitalizmin bedelini en çok onlar ödüyor. Güvencesiz, uzun mesailerle çalıştırıldıkları yetmez gibi düşük ücrete mahkum bırakılıyorlar. Evde artan bakım emeği yükü ise katmerlenerek büyüyor. Tencereler boş, yemek kaynamıyor. Savaşa ve diyanete ayrılan bütçe halka ayrılsın. Çocuklarımız eşit bir şekilde eğitim alsın. Halkımız bulundukları tüm üretim hatlarında, atölyelerinde, okullarında, mahallelerinde mücadeleyi örgütlenmezse ne halka ekmekten fazlasını layık görmeyen anlayış ne de patron ve Erdoğan’ın ihtişamlı sofraları biter. Hak kayıplarının önlenmesinin, sermayenin saldırılarının engellenmesinin, fatura ve temel tüketime yapılan zamların kaldırılmasının, özelleştirilmelerin durdurulmasının tek garantisi emekçi halkın örgütlü mücadelesidir. Mücadelemizi büyütürsek soframız da büyür.”