Asgari Ücret Tespit Komisyonu denilen ve emekçileri temsil etmediği her halükarda net olan komisyonun toplantılarının ikincisi Türk-İş binasında başladığı saatlerde Alınteri okurları olarak biz de Mamak bölgesinin Kartaltepe Pazarı’nda semt emekçilerine ve pazarcı esnafına bildirilerimizi ulaştırdık.
Milyonlarca işçi ve ailesi için geçim ücreti haline gelen ve sefaletle özdeşleşen asgari ücretin bir avuç patron, onların temsilcisi devlet ve devletin organik gücü haline gelmiş sendikal bürokrasiden oluşan komisyonca belirlendiğini, bu görüşmelerin işçilerin dışında gerçekleştiğini, onlar adına katılan sendikacıların işçi sınıfıyla alakasının kalmadığını belirterek, asgari ücreti ister 4 bin, ister 6 bin olarak belirlesinler ertesi güne hiçbir değerinin kalmayacağını ifade ettik.
Bildirilerimizi uzattığımız emekçiler, pazar esnafı, “Artık bıktık! Ama zaten hiçbir zaman geçinemiyorduk ki, ama bunlar bizi tamamen açlığa mahkum ediyorlar” sözleriyle isyanlarını dile getirdiler. “Hiçbir zaman geçinemiyorduk ki” diyen esnaf, bizim anlatmak istediğimizi yani bu çürümüş, kokuşmuş kapitalist barbarlık sisteminin gerçekliğini gözler önüne seriyordu.
Bildirilerimizi dağıttığımız sırada, seçimleri adres gösterenlerin işçilerin emekçilerin öfkesini dizginlemeye çalışmaktan öteye gidemeyeceklerini belirterek; zamların, vergilerin, dövizin yükselişinin, hayat pahalılığının ve yoksulluğun, açlığın derinleşmesinin içinde yaşadığımız sistemde önlenemeyeceğini vurguladık. Asıl olarak işçilerin, emekçilerin kendi güçlerine güven ve yaratacakları birlikteliklerde mücadeleyle insanca yaşamanın mümkün olabileceğini anlattık.
Bu mücadelenin işçi ve emekçiler için bir gelecek, onur ve emek mücadelesi olduğunu ifade ederek; bizleri açlığa, sefalete mahkum edip belirleyecekleri sefalet ücretine razı olmamızı isteyenlere karşı örgütlü mücadeleyi büyütmemiz gerektiğini vurguladık.
Bildiri dağıtımımız sırasında birçok pazar esnafı ve pazara gelen işçi ve emekçiyle sohbet ettik.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!