Migros direnişi kıyımla, polis zoruyla bastırılmaya çalışılıyor: 250 işçi kod 29’dan atıldı!



Yüzde 8 gibi bir ücret artışına karşı saat ücretlerine 4 TL’lik zam yapılması talebiyle işten kaçınma haklarını kullanarak 3 Şubat’ta direnişe başlayan Migros’un Esenyurt’taki deposunda, DGD-Sen üyesi 250 işçi tazminat haklarının gaspı anlamına gelen Kod 29’la işten atıldı


TÜSİAD patronlarından Tuncay Özilhan’ın Migros’unda depo işçilerine sefalet dayatılıyor. Enflasyonun alıp başını gittiği, TÜİK’in bile bunu yüzde 48,69 gibi bir oranla açıklamak zorunda kaldığı bu koşullarda Migros, işçilere sadece yüzde 8 oranında zam dayattı. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) üyesi işçiler bu sefalet dayatmasına karşı 3 Şubat’ta iş görmeme haklarını kullandı. Yasal haklarını kullanan işçilere dün polis ordusuyla saldırıldı. Depoya giren polisler işçileri ve DGD-SEN yöneticilerini gözaltına aldı. Saldırıyla aynı anlarda işçi kıyımının da düğmesine basıldı.

Dün 120 işçiyle başlayan kıyım devam etti ve sayı bugün itibariyle 250’ye çıktı. Patronlar ve devletleri ardı ardına patlayan işçi direnişlerini Migros işçi direnişini parçalayarak, işçileri sindirmeye çalışarak kırmak için düğmeye basmış görünüyor.

Dün polis baskınıyla depodan çıkarılarak gözaltına alınıp serbest bırakılan, üstüne bir de tazminat haklarının, işsizlik ücretlerinin gaspı anlamına gelen Kod 29’la işten atılan işçiler direnişin 7. günü olan bugün dedikleri gibi fabrika önünde toplandılar. İçerdeki arkadaşlarının da direnişi sürdürdüğünü belirten işçiler, direnişlerinin devam ettiğini, bunun bir ekmek ve onur meselesi olduğunu belirterek destek ve dayanışma çağrılarını yinelediler.

DGD-Sen Genel Başkanı Neslihan Acar da direniş alanında yaptığı konuşmada, “En azından bir faturamızı ödeyebilecek kadar zam istedik, anayasal hakkımızı kullanıp işten kaçındık ve bu yüzden 25/2. Maddeden 250 işçi işten atıldık. Özilhan’a dünyayı dar edeceğiz!” dedi.

İşçiler, eylem yapmak üzere bu sabah geldikleri depoya alınmadı. Deponun önünde bekleme kararı alan işçiler, “Biz bu yoldan dönmeyiz, açlıktan ölmeyiz!”, “Migros işçiye hesap verecek!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” ve “İşçiler açken Özilhan’a huzur yok!” sloganları attı. İşçiler, hep birlikte halay çekti.

“Migros’un açıkladığı gibi uçuk rakamlar istemedik”

DGD-Sen Genel Başkanı Neslihan Acar, depo önünde yaptığı konuşmada, “7 gün önce iş bıraktık. Dedik ki ‘Biz asgari ücretle geçinemiyoruz; kiralarımızı, faturalarımızı ödeyemiyoruz. İnsan onuruna yakışır şekilde yaşayamıyoruz. O yüzden zam istiyoruz.’ Öyle çok da uçuk rakamlar istemedik dedik. ‘600-700 liralık bir faturamızı en azından aldığımız zamlarla ödeyebilelim’ dedik ya da ‘Bir saat ücretine bir ekmek, bir süt alabilelim’ dedik. Öyle uçuk rakamlar, Migros’un da açıkladığı gibi uçuk rakamlar da istemedik’ diye belirtti.

“Yaklaşık 250 işçi bir gecede kapının önüne kondu”

Migros’un dün akşam 120 işçiyi sadece zam istediği ve anayasal hakkı olan işten kaçınma hakkını kullandığı için ilgili yasanın ‘iyi niyet ve ahlak kurallarına uymama’ maddesine dayanarak işten çıkardığını belirten Acar, şunları söyledi:

Bugün sabah buraya gelip direnmeye devam eden işçi arkadaşlarımız içeriye seslendiğinde, depo içerisinde işten atılmamış, idari izinde olan arkadaşlarımız da işten atıldı. Şu an yaklaşık 250 işçi, bir gecede kapının önüne kondu. Bir ekmek isteyen işçilerin ellerindeki ekmekler de elinden alındı. Biz, bu gücü biliyoruz, bu hadsizliği biliyoruz. Bugün, sadece Migros’ta değil, Türkiye’nin her yerinde işçiler bu pervasızlığa, bu hukuksuzluğa karşı direniyor. Bizim size çağrımızdır, bizim patronlara çağrımız yok. Bizim buradaki, halka çağrımızdır. Buradaki sesi duyun. İşçiler ekmeklerini büyütmek istiyor. Buradaki sesi duyacaksınız ve Migros’un olduğu bütün alanları buradaki bütün işçilerle dar edeceksiniz. Dün akşam söyledik, bizim kölelik hizmeti dışında kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktur. Kölelik dışında biz hiçbir şey kaybetmedik. Asıl Migros düşünsün. Özilhan düşünsün. Biz, 20 tane işçiyle Özilhan’ın evini ona dar ettik. 300 işçiyle bütün ülkeyi Özilhan’a dar edeceğiz. Ta ki arkadaşlarımız iş başı yapana kadar.