İşçiler her açıdan iradelerinin çiğnenmesiyle imzalanan anlaşmanın meşru olmadığını belirterek, “sefalet ücretlerinde mutabık değiliz” dediler. Örgütlü oldukları Genel-İş’le belediye yönetimi arasında imzalanan anlaşmaya dair açıklamada “Biz ne istiyoruz da hain ilan edildik?” diye sordular.
Şubat 2022 itibariyle açlık sınırının 4 bin 552 TL, yoksulluk sınırının 15 bin 139 olduğu koşullarda 6 bin TL net ücret ile yol ve bir öğün yemek parası istediklerini, kendilerine sunulan en düşük teklifin yol ve yemek dahil 5 bin 256 TL, en yükseğin de 5 bin 555 TL olduğunu belirttiler.
DİSK Çukurova Bölge Temsilciliği Facebook sayfasından yapılan “Yaklaşık 4 aydır devam eden Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri işçilerimizin ve işyeri temsilcilerimizin genel mutabakatı sonucu anlaşmayla sonuçlanmıştır” paylaşımıyla duyurulan anlaşmaya ilişkin işçilerin yaptığı açıklamada şunlar ifade edildi:
“Bize sunulan en düşük teklif yol ve yemek dahil 5256 TL, en yüksek teklif ise temizlik işçilerine verilen yine yol ve yemek dahil 5555 TL. Büro işçilerine verilen en düşük teklif üzerinden bir hesap yapalım:
Yemek tutarı 780 TL +yol tutarı 312 TL, yakacak parası 55 TL toplamda 1147 TL. 5256 TL’den bu rakamı düşünce elimize kalan 4109 TL. Haklarımızı korusun ve iyileştirsin diye üyesi olduğumuz sendikaya her ay ödediğimiz 175 TL aidatı da düşünce elimize kalan yani evimize götürebildiğimiz para 3934 TL. Temizlik işçilerine verilen teklifi de bu rakama 300 TL (koku ve direksiyon primi gibi ek sosyal haklar) ekleyerek 4234 TL olarak not edelim.
Özetle Seyhan Belediye yönetiminin büro işçilerine reva gördüğü rakam, bugünlerde mevcut iktidar tarafından bile, yüksek enflasyon karşısında güncellenmesi gerekliliği inkar edilemeyen asgari ücretin de açlık sınırının da altında. Yüksek verdik, en yüksek verdik diye parlatılmaya çalışılan temizlik işçilerinin eline geçecek olan rakam ise 4234 TL ile yine asgari ücretin de açlık sınırının da altında”
“Belediye başkanı aba altından sopa gösterdi”
Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın katıldığı canlı yayında “ayda 800 TL ile bile geçinen aileler var” diyerek işçilerden şükretmeleri, aklı olmayanın konuşmaması gerektiğini söylediğini dile getiren işçiler “Greve gideceklermiş buyursunlar gitsinler” diyerek kendilerine aba altından sopa gösterip, 3-5 temsilci diye temsilcilerinin hedef gösterildiğini söyledi.
Grev kırıcılığı suçtur! Baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceğiz!
İşçilere baskı ve sürgün gibi mobbingler uygulandığını, iş kanununa hakim olmayan birçok işçinin işten çıkarılacağına inandırılmaya çalışıldığını dile getiren işçiler, “Sendika yönetimi ise tüm bu süreçlerde sessiz kalarak ve temsilci arkadaşlarımızı süreç dışında tutarak, eyleme geçmek için yasanın kendisine tanıdığı 60 günlük süreyi, işveren ve askerlerinin grev kırıcılığı faaliyetlerini rahatça yürütebilmesi için işverenin hizmetine sundu” dedi.
Genel İş Adana Şube Başkanı Hüseyin Yaşar Gündoğdu’nun teklifin reddedildiğini 14 Şubat’ta kendi sosyal medya hesabından duyurmasına rağmen sonrasında hiçbir eylem ve bilgilendirmede bulunmadığını dile getiren işçiler, “30 günü aşkın derin sessizliğin ardından yanına aldığı müdürler, birim amirleri, şeflerle birlikte işçileri ayrı ayrı ziyaret etmiştir. Bu ziyaretlerde işveren teklifinin iyi olduğunu anlatan sendika başkanı, gittiği her birimde işçilere ‘diğer birimlerdeki işçilerin teklifi kabul ettiğini’ belirterek böl-parçala-yönet stratejisi ile grev kırıcılığında öncü rol üstlenmiştir.
Karşılarında işçi temsilcilerini değil amirlerini, yöneticilerini gören işçilere korku, sindirme ve yalnızlaştırma yöntemleriyle baskı uygulanmıştır. Bu ziyaretler neticesinde sosyal medya hesaplarından bolca fotoğraf paylaşan sendika başkanı H.Yaşar Gündoğdu işverenle yaptığı işbirliği gereği, grev konusunda kararlı olan işçilerin azınlık olduğu algısını yaratmaya çalışmıştır. TİS teklifinin reddedildiğini 14 Şubat’ta kendi sosyal medya hesabından duyuran H.Yaşar Gündoğdu, aynı teklifin 16 Mart’ta kabul edildiğini yine kendi sosyal medya hesabında paylaşmıştır. Teklifte hiçbir bir değişiklik olmamasına rağmen, işçilerin grev kararında nasıl değişiklik olduğunun ya da gerçekten değişiklik olup olmadığının yorumunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” dediler.
Yüzde 40-45 oranında zam yapıldığını söyleyen yönetimin algı yaratmaya çalıştığını belirten işçiler, enflasyonun yüzde 100’lere dayandığı bu koşullarda 3 bin 834 TL’yle kiralarını ya da ev taksitlerini ödeyemediklerini, ısınamadıklarını, çocuklarının okul masraflarını karşılayamadıklarını, beslenemediklerini belirten işçiler, “Umudumuzun tükendiği yerde inadımız başlar” diyerek bu koşulları kabul etmeyeceklerini vurguladılar.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!