DİSK Tekstil Sendikası’na üye oldukları için işten atılan, direnişle işe geri döndükten sonra sendika genel merkezinin sözleşmeyi işçilerden kaçırmasına itiraz ettikleri için 18 Kasım’da yeniden çıkışları verilen ve jandarma zoruyla fabrikadan çıkarılan, o günden bugüne çeşitli biçimlerde işe geri dönme mücadelesi yürüten Uğur Tekstil işçileri, artık eylemlerine son verdiklerini, bundan sonra mücadelelerini hukuki alanda yürüteceklerini duyurarak, “Direnişimizi bitiriyoruz. Kazanamadık. Bundan sonra sadece hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz, ama yenilmedik de. Sonuna kadar haklı ve onurlu bir mücadele verdik” dediler.
“Boyun eğmedik, bu da onlara dert olsun!”
İşçi sınıfı açısından derslerle dolu bir mücadele süreci yaşadıklarını belirten işçiler, DİSK Tekstil Genel Merkezi’nin ihanetçi pratiğini, DİSK Genel Merkezi’nin sessizliğini bir kez daha teşhir ettikleri açıklamalarında, “Dostumuzu düşmanımızı tanıdık. Patronların oyunları, Satılmış sarı sendikanın ihaneti ve yalanlarıyla başa çıkamadık, bu bize dert oldu.
Ama biz de onlara boyun eğmedik, bu da onlara dert olsun. Sendikalı olduğumuz için 18 Kasım 2021’de 97 işçi jandarma zoruyla işten çıkarıldık. İsimlerimiz kara listeye alınarak bütün fabrikalara dağıtıldı, iş bulmamız, eve ekmek götürmemiz engellendi, sosyal ölüme terk edildik” diye belirttiler.
Kara listeye aldırmalarının sonucu iş cinayeti!
Kara liste yüzünden bildiği meslek olan tekstil firmalarında iş bulamayıp çatı işine giden arkadaşları Sedat Aslan’ın, çalışırken çatıdan düşerek hayatını kaybettiğini, 29 yaşındaki Aslan’ın geride en küçüğü 7 aylık üç çocuk bıraktığını hatırlatan işçiler, DİSK Tekstil’in kendileri için tek bir açıklama dahi yapmadığını, telefonlarını açmadığını, hiçbir sendika yöneticisinin eylemlerine katılmadığını belirterek, “Bize sahip çıkmak bir yana, işçilere açıktan ihanet ederek patrona destek oldular” vurgusunda bulundular.
DİSK Tekstil’in ihanet pratiği
İşçiler açıklamalarında DİSK Tekstil’in ihanet pratiğinin nerelere vardığını belgelerle bir kez daha deşifre ettiler:
Genel başkan vekili M. Ali Başak patronun mahkemeye sunduğu tanık listesinde yer alarak işçilere karşı şahitlik yapmaktan bile utanmadı. Sendika genel merkezi mahkemenin istediği üyelik bilgilerini pul parasını bahane ederek uzun süre göndermedi.
Biz artık bundan daha fazla alçalamazlar, cesaret edemezler, sonuçta DİSK’e bağlı bir sendika, DİSK yönetimi buna izin vermez, bu kadarına göz yummazlar diye düşünürken, daha beterini yaptılar. Kazım Doğan ve Genel Sekreterin imzasıyla mahkemeye gönderdikleri yazıda…
İşten atıldığımız tarihte sendikanın 160 üyesi olduğu halde sadece 53 üye olduğunu ve biz atıldıktan sonra üye sayısının arttığını söylediler. Kendi üyesi işçiler davayı kaybetsin diye patronun isteğiyle mahkemeyi yanıltmak için böyle bir yalanı böyle bir alçaklığı bile yaptılar.
Sadece bu mu? Bununla da yetinmediler. Bizler, BİRTEK-SEN genel başkanı Mehmet Türkmen’in ve küresel sendika temsilcisi Kuvvet Lordoğlu’nun yardımıyla işe dönmek için Zara’ya raporlar yazarken, DİSK Tekstil Genel Başkanı Kazım Doğan Zara’ya bizi işe almaması için yazı bile yazdı.
DİSK Merkezi sessiz kaldı
İşçiler, bütün bu alçaklığı, ihaneti belgeleriyle kamuoyuna açıkladıklarını hatırlatarak DİSK Merkezi konusunda şunları belirttiler:
Bütün bu alçaklığı bu ihaneti belgeleriyle kamuoyuna açıkladık. DİSK merkezine, DİSK genel başkanı sayın Arzu ÇERKEZKOĞLU’na, sayın Remzi Çalışkan’a ve DİSK’e bağlı bütün sendikalara bu olanları anlatan dilekçe gönderdik. Ama ne bir geri dönüş ne de tek bir açıklama yapıldı.
‘65 arkadaşımız işe geri döndü’
Verdikleri mücadele sonucunda küresel sendika İndustriall ve Zara markasının da çabasıyla Uğur Tekstil patronunun geri adım atarak işçileri işe alacağını açıkladığını hatırlatan işçiler, “Şu ana kadar işe dönen 65 civarında arkadaşımız bu mücadele sayesinde işe alındılar” dediler.
Bu işçilerin çaresizlikten davalarından feragat ederek işe geri döndüklerini, bu nedenle kendilerine kırgın olmadıklarını ifade eden işçiler, ihanetçi sendika merkezinin bu durumu bile kendi başarısı hanesine yazmaya çalıştığını kaydettiler.
Sözlerini tutmadılar!
Uğur Tekstil işçileri açıklamanın devamında şunları belirttiler:
En son 31 işçi ile birlikte Uğur Tekstil’in çağrısına, küresel sendikanın ve markanın verdiği garantiye güvenerek 1 Nisan’da fabrikaya gittik. Bazı arkadaşlarımız bu söze güvenip buldukları işinden ayrıldılar. Ama 6 saat kapıda bekletildikten sonra bir kez daha kandırıldık.
Ama biz artık fabrikada çalışan arkadaşlarımızı düşünerek markanın Uğur Tekstil ile ilişkisini kesmesi ve fabrikanın kapanma ihtimalinin önüne geçmek için eylemlerimize son verdiğimizi, bundan sonra mücadelemizi hukuki anlamda sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildirmek isteriz
Mücadelemizde hep yanımızda olan başta BİRTEK-SEN genel başkanı sayın Mehmet Türkmen’e, çok değerli parti ve kurum temsilcilerine, sesimizi duyuran çok değerli basın kuruluşlarına, basın emekçilerine, sesimize ses olan bütün dostlara çok teşekkür ederiz. Hakkınızı helal edin.
Biz bir direniş destanı yazarken ihanetin kitabını yazan DİSK Tekstil Sendikası’nın ‘Çantacı’ başkanı Kazım Doğan’a ve patrona sonradan ortak olan sözde sol bir partili küçük ortağı ve avukatına arka çıkıp bize sırtını dönenleri de yazdık deftere. Hiçbir şeyi unutmayacağız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!