Sağlıkta şiddet kapıya bıçakla dayanmaya vardı!



Sağlık emekçileri ve hekimler, rejim temsilcileri ve gerici propagandanın hedefi haline getirilirken, sağlıkta şiddet de veba gibi yayılıyor. Son bir haftada ardı ardına yansıyan görüntüler de bunun çarpıcı ifadesi oldu. Bu hafta içinde Adana’dan ardı ardına iki, Sakarya’da biri ölümle tehdit olmak üzere iki, Ankara Keçiören Devlet Hastanesi’nde bir saldırı yaşanmıştı. Bu saldırılarda kalabalık gruplar …


Sağlık emekçileri ve hekimler, rejim temsilcileri ve gerici propagandanın hedefi haline getirilirken, sağlıkta şiddet de veba gibi yayılıyor. Son bir haftada ardı ardına yansıyan görüntüler de bunun çarpıcı ifadesi oldu. Bu hafta içinde Adana’dan ardı ardına iki, Sakarya’da biri ölümle tehdit olmak üzere iki, Ankara Keçiören Devlet Hastanesi’nde bir saldırı yaşanmıştı. Bu saldırılarda kalabalık gruplar sözkonusu olmuş, sağlıkçılar odalarına çekilerek kendilerini korumak zorunda kalmıştı. Dün de Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği, bir hastanın hemşireye şiddet uyguladığını, “ne yapıyorsun?” denildiğinde de pişkince “vuruyorum” dediğini gösteren bir video yayınlamıştı.

Kapıya dayanan şiddet

Bu olayın üzerinden bir gün bile geçmeden bugün de Batman Beşiri’de sağlık emekçilerine yönelik saldırının görüntüsü yayınlandı.

Batman Beşiri Devlet Hastanesi’nde sağlık emekçilerinin bulunduğu odaya zorla girmek isteyen eli bıçaklı grup, küfür ve tehditler savurarak kapıyı zorladı.

Özel güvenliğin müdahalesi ile durdurulan saldırganlar, küfür ve tehdit savurmaya devam etti.

Sağlık Bakanı Koca çareyi buldu: Kapı güvenlik sistemi

Sağlıkta şiddet adeta kışkırtılırken, Sağlık Bakanlığı da bu durum müjdelediği “kapı güvenlik sistemiyle” çözülecekmiş gibi sosyal medya hesabından şunları paylaştı: “Sağlık kurumlarımızın güvenliği için, giriş kapılarından başlayarak ivedilikle yapılacak işlerimiz var. Kapı Güvenlik Sistemleri kurularak, 24 hastanemizde daha, yeni güvenlik uygulamasına geçildi. Sistem, hızla ülke geneline yayılacak.”

Sağlıkçılar için hastanelerin silahlı kişilerin elini kolunu sallayarak girdikleri yerler olmaktan çıkarılması elbette iyidir. Fakat meselenin basit bir güvenlik sorununa indirgenmesi, şiddet uygulayanların ya da son olarak Konya’da bir imamın yaptığı gibi bunu propaganda edenlerin cezasızlık politikasıyla ödüllendirilmesine diyeceğiz? Ya da sağlıkta dönüşüm denilen ticarileştirme politikalarının yarattığı yıkımın hekim ve sağlıkçılara fatura edilmesine, dahası çöpe atılması gereken bu sistemin neresinden yamanırsa yamansın dikiş tutmayacağı gerçeğine?