Sri Lanka halkının krizin faturasının kendilerine açlık olarak ödetilmesine karşı gerçekleştirdiği isyanın en kritik aşamasına geçildi. Halkın diktatör Gotabaya Rajapaksa’nın sarayını ele geçirmesi, başkanlık konutunu yakması, devlet televizyonuna girmesi, kaçan diktatör istifasını açıklayıncaya kadar bir ayaklanma niteliği taşıyan isyan, gelinen noktada faşist bir terörle karşı karşıya. Gotabaya Rajapaksa’nın istifası resmîleşene kadar “durmaksızın eylem” çizgisinde ilerleyen isyan, sistemin oluşturduğu yeni mekanizmalara, ordu ve polis gücüne dokunamadı. Dahası neyi hedeflediğini bir programla ifadeye kavuşturamadı. Şimdi bu zayıflıklarının sonuçlarıyla karşı karşıya geleceği kritik bir aşamada.
Gotabaya Rajapaksa’nın yerine geçici olarak göreve getirilen Başbakan Ranil Wickremesinghe, ülkede Olağanüstü Hal (OHAL) ilan etti. Hükümetten yapılan açıklamada, kamu güvenliği, kamu düzeninin korunması, toplum hayatı için gereken malzeme ve hizmetlerin sürdürülebilmesi için bu kararın alındığı belirtildi. İsyan eden halk eski başbakan olan ve isyanın ilk günlerinde istifa edeceğini belirten, fakat buna uygun davranmayan Ranil Wickremesinghe’nin de istifasını istiyordu.
The Guardian’ın haberine göre açıklamada OHAL’in kapsamına ilişkin detaylara yer verilmedi, ama sözkonusu yasal kararın isyanı bastırmak, halka yönelik gözaltı ve ev baskınları gerçekleştirmek için kullanılacağına dikkat çekildi. Haberde, başkent Colombo sokaklarının ise bugün sakin olduğu belirtildi.
Öte yandan, Sri Lanka’da parlamento bu hafta yeni Devlet Başkanı’nı seçecek. Geçici Devlet Başkanı Ranil Wickremesinghe’nin ve eski ordu komutanı Sarath Fonseka’nın güçlü adaylar olduğu seçimlerle, iktidar partisi Sri Lanka Podujana Peramuna’nın (SLPP) da yeni lideri belli olacak.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!