Mersin’de kurulu Akkuyu Nükleer Santrali binlerce işçinin çalıştığı bir köle kampı. Bir işçinin söylediği gibi, “Burası Akkuyu değil ölüm kuyusu!” İş cinayetleri, haklarını alamadıkları için isyanlar, eylem yapan işçilere saldırılar, dövülerek öldürülen işçiler… Barınma, ücret, yemek ve ulaşım gibi sorunlardaki insanlık dışı koşullara karşı yapılan eylemlerle sık sık gündeme geliyor.
Daha önce zeminindeki çatlaklar, yol açmak için patlatılan dinamitlerle çevredeki evlerin hasar görmesi, trafonun patlaması sonucu çıkan yangın, şantiyedeki yemekhaneyi yağmur sularının basmasıyla kamuoyunun görüş alanına giren santralde, geçtiğimiz Eylülde işçilerin ücret ve servis sorunu nedeniyle yolu trafiğe kapatmışlar, sayısız taşeron firmada çalışan 10 bin işçinin büyük bölümü alamadıkları ücretleri için iş bırakmıştı.
Temmuz sonunda Rus şirketi Rosatom (Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu) Türk ortağı IC (İbrahim Çeçen Holding) İCTAŞ İnşaat ile imzalanan mukaveleyi feshetti. Putin Erdoğan’a jest yaparak santral için 3 haftada 15 milyar doları Türkiye’ye aktaracak ve ilk 5 milyar da giriş yaptı. Rosatom üzerinden aktarılacak bu paranın bir bölümü halihazırda yapılacak ödemeler için kullanılacak, kalanı da 2 yıl boyunca harcanmak üzere Türkiye’de tutulacak.
İsmail Sarp Aykurt’un Gazete Duvar’daki haberine göre, santralde bir süredir çalışma yapılmıyor. Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında Türk yüklenici IC İçtaş’ın devre dışı bırakılmasının ardından inşaatın durma noktasında olduğu iddia edildi. Bir diğer iddia da jandarmanın inşaat alanını mühürlediği ve mağdur olan toplam işçi sayısının binleri bulduğu yönünde…
Nükleer reaktör inşaatında çalışan ve adını vermek istemeyen bir işçi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki buluşmanın beklendiğini ve işin geleceği hakkında bir şey bilmediklerini ifade etti.
‘İŞÇİLER MAAŞ ALAMIYOR’
Akkuyu nükleer reaktörünün akıbetine dair kafa karışıklıkları sürerken, Akkuyu’da çalışan bir işçi son gelişmeleri aktardı. İki yıldır Akkuyu’da çalışan ve ismini vermek istemeyen işçi, şantiyede herhangi bir ilerlemenin söz konusu olmadığını, kimi depoların talan edildiğini ve çalışanların maaş alamadığını dile getirdi.
Tüm gözlerin 15-16 Eylül tarihlerinde Özbekistan’ın Semerkant kentinde gerçekleşecek olan Şangay İşbirliği Örgütü toplantısında gerçekleşmesi beklenen Putin-Erdoğan görüşmesinde olduğunu vurgulayan işçi, iki lider arasında gerçekleşecek görüşmeden de net bir sonuç çıkmayabileceğini söyledi.
Nükleer reaktörün yapıldığı alanda İçtaş’ın işçisinin kalmadığını da aktaran çalışan, “Orada kalan Rus firmasının kendi bünyesine aldığı az sayıdaki İçtaş elemanı var. Üç ya da dört firma var ama onlar da işçi azaltmaya gitti. Gitmek zorundalar çünkü zaten ödeme yapacak da hâlleri yok” diye konuştu.
İşçi, şöyle devam etti: “Malzeme temini gibi birçok kalemin dağıtımını İçtaş yapıyordu. Şu anda her şey durmuş durumda. Mevcut depoları kapatmışlar ama onu da hangi firmaların yaptığı belli değil. İçtaş’ın kendi bünyesinde tuttuğu depoları vardı. Çoğu boşaltılmış, talan edilmiş.”
‘MAĞDUR OLAN İŞÇİ SAYISI 15 BİN’
“Bizim işe geri dönüş tarihimiz de belli değil. Maaşlar yatacaktı ancak onlar da ertelenip duruyor” diye konuşan işçi, “Mesela orada 2-3 senedir çalışanlar var. Onların sigortasını devam ettiriyorlar ancak maaş yatmıyor. İnsanların da tazminatı var. Başka bir yerde işbaşı yaparsa tazminat hakkı da yanacak. Bunu da yapmak istemiyorlar. Ancak sonuçta ortada maaş yok. Bu durumu, yangına, elektriğe ya da başka nedenlere bağladılar. Ama şantiye alanının geçenlerde orman yangınının çıktığı Gülnar ile bir ilgisi yok. Bize gelen bilgi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in görüşmesini bekledikleri yönünde. Ne olur bilmiyoruz ama bir yol, yöntem bulmak için buluşma zamanını bekliyorlar” dedi.
Akkuyu’da yaşananları yalnızca İçtaş üzerinden görmenin eksik kalacağını ifade eden işçi şunları ekledi: “Orada taşıma, yemek ya da diğer ihtiyaçları karşılayan firmalar da var. Size bugün itibarıyla mağdur olan işçi sayısı 15 bin kişi diyebilirim.”
Kısa süre önce servis edilen ‘500 kişi işten çıkarıldı’ haberlerine de değinen işçi, durumun ‘çok daha fazlasına’ işaret ettiğinin altını çizdi: “500 kişi deniyor ama çok daha fazlası söz konusu. Benim bildiğim, 7 bin kişi ki onlar da İçtaş’ın kendi personeli. Açığa çektiği, sahadan çektiği personeli yani. Ruslar İçtaş’ı çıkardılar oradan. Durum sıkıntılı açıkçası ve ne olacağı da belli değil.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!