Hukuk örgütleri, Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarından Sezin Uçar’ın, İzmir Dikili’de işkenceyle gözaltına alınan ve günlerdir sistematik işkenceye maruz bırakılan üç müvekkilinin müdafiliğini yapmasının son anda çıkarılan bir kararla 1 yıl boyunca yasaklanmasına ilişkin ortak açıklama yaptılar. Uçar’ın yargılandığı davalar gerekçe yapılarak apar topar çıkarılan bu kararın her açıdan hukuka aykırı olduğu belirtilen açıklamada, bunun kabul edilmez olduğu kaydedilerek, tüm barolar göreve çağrıldı.
Adalet İçin Hukukçular, Avukat Dayanışması, Avukat Hareketi, Avukatlar Sendikası, Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Demokrasi İçin Hukukçular, Katılımcı Avukatlar, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Yurtsever Hukukçular’ın “Savunmanın engellenmesini kabul etmiyoruz” başlıklı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Meslektaşımız Av. Sezin Uçar, 18 Eylül 2022 tarihinde Bursa TEM Şube Müdürlüğünde gözaltında bulunan ve kolluk güçlerinin basına servis ettiği fotoğraflardan işkence gördüğü anlaşılan müvekkilleri Seda Baykan ve Dilek Arsu ile görüşmek üzere Bursa Emniyet Müdürlüğüne gitmiştir. Meslektaşımız saatlerce bekletildikten sonra kendisine, müvekkillerinin müdafiliğinden 1 yıl süre ile yasaklandığına dair Bursa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18 Eylül 2022 tarih ve 2022/7126 Değişik İş sayılı kararı tebliğ edilmiştir.
Yasaklama kararının gerekçesinde; meslektaşımızın 10 Ekim Gar Katliamının Çağlayan Adliyesinde pek çok meslektaşımız tarafından protestosuyla ilgili yargılandığı dava ile yine IŞİD tarafından katledilen müvekkillerinin cenaze süreçlerindeki mesleki faaliyetlerini konu eden yargılamaların; dayanak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu davalar; esasen avukatın mesleki faaliyetinin ve ifade özgürlüğünün cezalandırılmasına yönelik olmakla hukuksuzdur. Kaldı ki, bu davaların hiç bir şekilde, meslektaşımız Av. Sezin Uçar’ın mesleki faaliyetinin kısıtlanmasına dayanak gösterilmesi kabul edilemez.
Bu karar, kişinin müdafi seçme özgürlüğüne ve avukatın da müvekkil/dava seçme özgürlüğüne müdahaledir. Soruşturma makamlarının bu müdahalesi, savunma hakkının kısıtlanması olduğu kadar, avukatlığın serbestliğine ve bağımsızlığına da müdahaledir. Kimin avukatlığını yapacağına avukatın kendisi karar vereceği gibi, yurttaşın kendi avukatını seçme hakkına da hiçbir makam müdahale edemez.
Biz imzası bulunan hukuk kurumları olarak yasaya ve hukuka açıkça aykırı olan, meslektaşımızın görevini yapmasını yasaklayan bu kararı kabul etmiyoruz. Tüm Baroları ve Barolar Birliğini bu hukuksuz karara karşı meslektaşımız ile dayanışmaya davet ediyoruz.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!