Deniz Poyraz davasında avukatlara saldırı; duruşma avukatsız görülüyor



HDP İzmir İl Binasına silahlı baskın düzenleyerek Deniz Poyraz’ı katleden kontra tetikçisi Onur Gencer’in İzmir 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı dava önceki gün görülen duruşmada yaşanan gerginlikler bahane edilerek Şakran Cezaevi Kampüsü’ne kaçırılmıştı. Bu kaçırmaya; heyetin sadece vekaleti olan avukatların içeri girebileceği, yetkilendirilmişlerin salona alınmayacağı dayatmasına ve Deniz Poyraz’ın cezaevinde bulunan kardeşiyle avukatlara yönelik jandarma …


HDP İzmir İl Binasına silahlı baskın düzenleyerek Deniz Poyraz’ı katleden kontra tetikçisi Onur Gencer’in İzmir 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı dava önceki gün görülen duruşmada yaşanan gerginlikler bahane edilerek Şakran Cezaevi Kampüsü’ne kaçırılmıştı. Bu kaçırmaya; heyetin sadece vekaleti olan avukatların içeri girebileceği, yetkilendirilmişlerin salona alınmayacağı dayatmasına ve Deniz Poyraz’ın cezaevinde bulunan kardeşiyle avukatlara yönelik jandarma saldırganlığına gösterilen tepki bahane edilmişti.

Duruşma keyfi biçimde kapalı hale getirildi

Davayı Şakran Cezaevi Kampüsü’ne kaçıran heyetin saldırgan tutumu duruşmanın bugüne alınan celsesinde de sürdü. Alınan ara karar gereği yine yetkili avukatlar alınmadı, duruşma basına kapalı ve sadece vekaleti olan avukatlarla müştekilerin (katılanların) katılacağı hale getirildi. Ara kararda izleyicilerin alınmayacağına dair bir ibare olmamasına rağmen TBB temsilcisi de dahil pek çok kişi salona alınmadı. HDP’lilerden HDP belgesi istendi. Avukatlar da dahil katılanların telefonlarıyla girmeleri yasaklandı. Heyetin bu dayatmalarına karşı avukatlar salona girmedi.

‘Onur Gencer’in talimatlarına uymak için mi varsınız?’

Bu tutum, kampüs önünde yapılan basın açıklamasıyla teşhir edildi. Açıklamada konuşan HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, mahkeme heyetinin iki gündür failin taleplerini yerine getirmek için elinden geleni yaptığını dile getirerek, “Özel yetki belgeli avukatların içeriye alınmaması kararı var. Bu CMK’ye göre suçtur. Yetki belgeleri olan avukatları almıyorlar. Kapalılık kararı olmamasına rağmen izleyicileri mahkeme salonuna almama kararı var. Bu da kanun dışıdır. Buna karşı sesimizi çıkaralım, Adalet Bakanlığı’na sesleniyoruz, siz adaleti tesis etmek için mi katil Onur Gencer’in talimatlarına uymak için mi varsınız? Bizlerin içeri girmesi engellenemez” dedi.

‘Bu hukukun sefaletidir’

Yetki belgeli avukatların, izleyiciler ve basının da içeri alınmadığını, dava avukatlarının ise elektronik cihazlarının içeri alınmadığını, partililerin ise HDP belgesi olmaksızın alınmadığını ifade eden HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, “Bir liste var, küçük ve keyfi bir liste. ‘Deniz Poyraz katliamını karatmak istiyoruz, cezasızlık politikaları izliyoruz siz de ne yaparsanız yapın’ diyorlar.  Ya avukatlar, bizler, basın orada olmalı ya da kapalılık kararını çıkarın görelim. Bu kararı kabul etmiyoruz, bu hukukun sefaleti. Buradan da gitmiyoruz” dedi.

TOMA ve biber gazıyla saldırdılar

Açıklamanın ardında içeriye girmeye çalışan avukatlara jandarma tazyikli su ve biber gazıyla saldırmaya başladı. Saldırıda aralarında İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel’in de bulunduğu çok sayıda kişi fenalaştı.

Bu arada sadece heyetle durumu tartışmak üzere bir grup avukat içeri girdi. Heyetle görüşmeye giden müşteki vekili Av. Fatma Demirer ve Av. Abdülmecit Yıldırım başkanın talimatıyla jandarma tarafında itilerek salondan çıkarılmaya çalışıldı.

Avukatlara yönelik burjuva hukukun temel gereklerini de hiçe sayan ve avukatlar katılmamışken duruşmanın başlatılıp bir tanığın dinlenmesine geçilmesine karşı reddi hakim talebinde bulunuldu. Duruşmaya 25 dakika ara veren heyet bu talebi reddetti, diğerlerini olduğu gibi…

Heyetin bu tutumuna karşı avukatlar salonu terkederek, kampüs önünde basın açıklamaları gerçekleştirdi.

 Ağaç: Duruşma salonunu terk ettik

Avukat Türkan Aslan Ağaç, mahkeme heyetinin avukatların yetki belgesine ilişkin bilinçli bir tartışma açarak duruşmayı İzmir Bayraklı Adliyesi’nden Aliağa Şakran Hapishanesi Kampüsü’ne taşıdığına dikkat çekti. 12 Ekim günü yaşananların ardından bugün görülecek duruşma için Şakran Hapishanesi Kampüsü’ne geldiklerinde kendilerine yetki belgeli avukatların içeri giremeyeceğinin söylendiğini belirten Ağaç, yazılı kararı almak üzere duruşma salonuna giden iki avukatı mahkeme heyetinin muhatap almadığını ve jandarma tarafından şiddet uygulanarak duruşma salonundan çıkarılmaya çalışıldığını, mahkeme başkanının arkasını dönerek duruşma salonunu terk ettiği bilgisini verdi.

Duruşma salonuna giden avukatların jandarma ve kim olduğunu bilmedikleri bir kişi tarafından durdurulduğunu söyleyen Ağaç, çantalarının aranacağı, evraklarının imzalanacağı, bilgisayar ve cep telefonlarının alınmayacağını söylediğini belirtti. Ağaç, bunun hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin bir karar almasının mümkün olmadığını söylemelerine rağmen cep telefonu ve bilgisayarlarını dışarıda bırakmak zorunda kaldıklarını ve duruşma salonuna geçtiklerini aktardı.

Duruşmayı avukatsız başlattılar!

Duruşma salonuna gittiklerinde tanıklardan birinin dinlendiği ve katil Onur Gencer’in avukatına söz verildiğini gördüklerini kaydeden Ağaç, mahkeme heyetinin ara kararlarını okuduğunu ve kendilerine söz verdiğini belirtti. Mahkeme heyetinin duruşmaların başladığı günden bu yana maddi gerçeğin açığa çıkarılması değil, üstünü örtmek için özel çaba harcadığını söyleyen Ağaç, bugün görülen duruşmaya meslektaşları, milletvekilleri ve basının alınmamış olması nedeniyle reddi hakim talebinde bulunduklarını, heyetin bu taleplerini reddettiğini söyledi.

Heyet talepleri duymazdan gelerek devam etti!

Mahkeme heyetine ret kararına ilişkin yazılı itirazlarını hazırlamak üzerine kendilerine süre verilmesi, tutukluluk halinin devamı yönünde karar vererek duruşmanın ertelenmesini istediklerini belirten Ağaç, heyetin bunu duymazdan gelerek duruşmaya devam ettiğini söyledi. Ağaç, “Bu koşullarda adil bir yargılanmanın olmasının mümkün olmadığını, maddi gerçekliğin bulunamayacağını, katilin korunduğunun altını çizerek duruşma salonunu terk ettik” dedi.

Demir: TBB adına gelmeme rağmen salona alınmadım

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Ercan Demir, kağıt üzerinde mahkemenin kapalı görüleceği kararı almamasına rağmen, pek çok kişinin içeri alınmadığını söyledi. Ara kararda yer alan “kapalı duruşma yapmıyoruz, ilgilileri duruşma salonuna alacağız” şeklindeki maddeye rağmen avukatların yanı sıra TBB Yönetim Kurulu üyesi olduğunu söylemesine rağmen kendisinin de duruşma salonuna alınmadığını belirtti.

Yücel: Faşizm katili korumaktaki kararlılığını gösterdi

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel de faşizmin saldırganlığına vurgu yaptı. Yücel, “Gözümüzü açamıyor olabiliriz ama aklımız açık, algımız açık. Faşizm bir kez daha bu kapıda yüzünü gösterdi.  Faşizm bir kez daha bu kapıda savunmaya nasıl yaklaştığını gösterdi. Faşizm bugün bu kapıda, Deniz Poyraz’ı katleden anlayışı korumakta kararlı olduğunu gösterdi” dedi.

‘Aslında bir oyun sergilediklerini kendileri de biliyor’

İlk duruşmada davanın Şakran Hapishanesi’ne taşınmak istendiğini buna direndiklerini ve bunun bugün gerçekleştirildiğini kaydeden Yücel, hapishanede adliye, mahkeme salonu olamayacağını söyledi. “Bugün içeride hala yargılama yaptıklarını iddia edenler aslında bir oyun sahnelediklerini kendileri de biliyorlar. Bu oyun bugün seyircisiz oynandı” diyen Yücel, polis ve jandarmanın gaz bombası ve tazyikli suyla gerçekleştirdiği saldırı sırasında üzerinde bulunan gömleği göstererek, gömleğini tarihi not düşmek için yıkamadan saklayacağını söyledi.

‘Sorumlular mutlaka hesabını verecek’

Yücel, “Bunun sorumluları mutlaka hesabını verecek. Bugünkü nobran iktidardan aldıkları güçle, faşizmden aldıkları talimatlarla yurttaşlarına, avukatlarına bunu gerçekleştirenler bunun hesabını daha demokratik, daha güzel günlerde verecekler, emin olabilirsiniz” diye konuştu.