Cuma, 23 Ekim 2026

Elon Musk ve Twitter: Neden şimdi?



Nəriman Bakı Elon Musk önce almak isteyip sonra vazgeçtiği Twitter’ı Ekim ayı sonunda 44 milyar dolara satın aldı. Teknoloji dâhisi olarak pazarlanan Musk’un, Twitter’ı da alması ağırlıklı olarak bu eksende yorumlandı. Hatta Musk’ın bizzat kendisi Twitter’ın sahiplerinin “özgürlükleri kısıtladığı” söylemi ile rüzgarı da arkasına almaya çalıştı. Ancak aynı Musk Twitter’ı satın alır almaz birkaç gün …


Nəriman Bakı

Elon Musk önce almak isteyip sonra vazgeçtiği Twitter’ı Ekim ayı sonunda 44 milyar dolara satın aldı. Teknoloji dâhisi olarak pazarlanan Musk’un, Twitter’ı da alması ağırlıklı olarak bu eksende yorumlandı. Hatta Musk’ın bizzat kendisi Twitter’ın sahiplerinin “özgürlükleri kısıtladığı” söylemi ile rüzgarı da arkasına almaya çalıştı.

Ancak aynı Musk Twitter’ı satın alır almaz birkaç gün içinde dört üst yöneticiyi kovdu, ücretsiz olan mavi tıkı paralı hale getireceğini açıkladı, eski sevgilisinin Twitter hesabını askıya aldı, Twitter günlük 4 milyon dolar zarar ediyor diyerek de işçi-emekçi kıyımına girdi.

Ancak Musk’ın özellikle ideolojik perspektifi hiç de parlak değil. İşçiyi makinenin bir parçası saymasından mı bahsedelim, Trump’a verdiği açık destekten mi, eski sevgilisinin Twitter hesabını askıya almasından mı, bilgisayarlar için önemli lityum madenine kolay erişebilmek için Bolivya’daki darbeyi “kime istersek darbe yaparız” diyerek savunmasını mı?.. Musk, Endüstri 4.0 olarak pazarlanan sermayenin geldiği biçimin en pür ve iğrenç kişiliklerin başında gelir. 

Musk’un birkaç senedir alacağını söylemesine rağmen Twitter’ı neden şimdi aldığı tartışması devam ediyor. Kasım’da yapılacak seçimleri işaret ederek Biden “Eğer seçimi cumhuriyetçiler kazanacak olursa hakkımda azil süreci başlayacaklarını duydum” açıklaması yaptı. Musk’un Trump hayran ve destekçisi olduğunu sağır sultan bile duydu. Her iki cümle birleştiğinde Musk’un Twitter’ı almasının basit bir girişimcilik olmadığı da kendisini gösterir.

Sermaye için özgürlük daha vahşi sömürü ve kâr oranları, engelsiz dolaşım ve önüne çıkabilecek her engelin fütursuzca yıkılıp geçilmesidir. Musk bunun çağımızdaki tipik temsilcisidir.

Bu “özgürlüğü” en gerici, en saldırgan kesimlere doğru daraltan, emeğin yıkımında vandalca biçimler vazeden Musk, her açıdan belirsizliklerle dolu bu sürecin evrilebileceği yönlerden birinin de pervasız tercümanıdır. Trump’un ve diğer neo-faşistlerin burjuvazi içindeki izdüşümüdür. Bu sürecin panzehiri -klavye delikanlıları huzursuz olacak ama- sınıf mücadelesinin kendisidir.