İstanbul Üniversitesi, faşist rejimin “makbul” akademisyeni Bülent Arı hakkında soruşturma açtığını duyurdu. İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesinde görevli Prof. Dr. Bülent Arı, Kocaeli Üniversitesinde görev yapan Ş.K. isimli kadın akademisyenin odasını basarak “Benim olacaksın, benimle evleneceksin, yoksa seni işsiz bırakırım” diye tehdit etmiş, gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı.
Arı, daha önce de Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısıyken katıldığı bir TV programında Barış İçin Akademisyenler bildirisine ilişkin yorum yaparken, “Okuma oranı arttıkça beni hafakanlar basıyor, ben her zaman cahil halka güvendim” demişti. O dönem tepkiler üzerine rektör yardımcılığından istifa etmek zorunda kalan Arı, 2016’da da YÖK denetleme kurulu üyesi yapılmıştı.
Pudracılardan ihalecilere, inşaat baronlarından doğa talancılarına AKP'nin “zihni berrak” “aydın”larından biri
Bu profesör etiketli bu sürüngen (Bülent Arı), eski doktora öğrencisi bir kadın akademisyenin “benim olacaksın” diye odasını basmasıyla gündemde şimdi! pic.twitter.com/wImHNyDmqN— Alınteri (@GazeteAlinteri) November 29, 2022
Konumunu kullanarak ve cezasızlık politikalarına güvenerek kadınlara malıymış gibi bakacak kadar kadın düşmanı olan bu ismin denetleme kuruluna getirildiği YÖK, 2019’da tam da zamanın ruhuna uygun olarak Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Tutum Belgesi’ni kaldırmıştı.
Kısacası Arı sadece bir sonuç, esas olan her alanda ve toplumsal ilişkide olduğu gibi, üniversitede de yaşanan gerici-yozlaşmış dönüşüm ve anlayıştır.
Faşist rejimin üniversiteyi kendi ideolojik-kültürel kodlarıyla neoliberal politikaların sentezi olan bir yaklaşımla dönüştürmesinin sonuçları “makbul olmayan” yani aslında üniversitenin tarihsel anlamı namına ne kalmışsa onu temsil eden akademisyen kadrosunun tasfiyesi oldu. Vakıf Üniversitelerine bol bol kıyak yapan, akademiyi kadrosal ve başka pek çok açıdan hızlı bir dönüşüme uğratan, kampüsleri genelgelerle kışlaya çevirmeye ant içen bu yaklaşımın sonuçları; Arı gibi konumunu kullanarak bir kadın akademisyenin odasını basan, telefonuna el koyup eşyalara zarar verecek kadar saldırganlaşan düşkün tipler ve her türlü yozlaşma oldu.
Bunlardan biri de dün gündeme geldi. Urfa’da bir vakıf üniversitesinin rektörünün makamı aracında piyasa değeri 3 milyon TL olan toplam 74 kilo uyuşturucu bulundu. Olayla ilgili iki kişi gözaltına alındı. Bu aracın İstanbul’daki bir vakıf üniversitesine ait olduğu belirtiliyor. Uyuşturucu yakalanan: aracın plakası 34 AA 008, gözcülük yapanınki de 34 EYJ 640 olarak yansıdı dijital medyaya.
Bu tablo karşısında söylenecek tek şey tüm toplumsal ilişkilerde, kurumlarda yaşanan devasa çöküş ve yozlaşmanın artık ufak tefek değişikliklerle düzeltilmeyecek bir noktaya geldiği, en basit demokratik sorunlar dahil toplumsal ilişkilerin tümünün dönüşümünün devrimsel bir kalkışmanın, devrimin konusu niteliği kazandığıdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!