Kadınların öfkesinden korkuyla Taksim’i kuşattılar!



21’incisi yapılacak 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü öncesinde Taksim polis kuşatmasına alındı, İstiklal Caddesi’ne açılan sokaklar bariyerlerle kapatıldı, esnaf dükkanlarını açmaması konusunda uyarıldı!


Kadınlar yarın birçok ilde sokağa çıkarak cinsel, sınıfsal, ulusal her türlü sömürü ve baskıya karşı isyanlarını haykırıp yeni bir dünya kurma özlemlerini rengarenk görüntüleri, başeğmez direnişçilikleriyle görünür kılacaklar. İstanbul’da saat 19:30’da Taksim’den seslenecekler.

On binlerce kadının bir araya gelerek oluşturdukları büyük koroya, direniş ordusuna tahammülü olmayan faşist devlet bu sene yapılacak 21’inci 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne hazırlığa çok erken başladı.

Depremin acısı ve öfkesinin kadınların bilinç ve yüreğinde yarattığı sarsıntının 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde nasıl bir isyana dönüşebileceğinin farkındalığıyla Taksim’i 1 gün öncesinden kuşattı. İstiklal Caddesi’ne açılan sokakları önceki yıllarda yürüyüşe birkaç saat kala bariyerle kapatırken bu yıl 1 gün önceden kapattı. Esnafı dolaşarak “dükkanlarınızı kapatacaksınız” diye tehdit etti.

Fakat kadınlar her yıl olduğu gibi bu yıl da şu ya da bu şekilde Taksim’de, Taksim civarında ve her yerde 8 Mart’ın sınıfsal-mücadeleci ruhuyla sokaklarda olacaklar.

“8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü” kullanıcı ismiyle açılan Twitter hesabından yapılan açıklamada, yürüyüş için çağrı yapılarak, şunlar kaydedildi:

Gece Yürüyüşü, her yıl yine hepimizin mücadelesiyle mümkün oluyor, hepimizin isyanının ifadesi oluyor. Yani bu yürüyüşü meydana getiren tek tek bizler, katılan herkes o gecenin nasıl şekilleneceğini belirliyoruz. Ama bu yıl durumumuz bir başka. Depremin ardından hiçbirimiz iyi değiliz. Birbirimizi iyi etmeye, birlikte iyi olmaya çalışıyoruz. Yarın Feminist Gece Yürüyüşü’nde yan yana olma düşüncesi bize güç ve umut veriyor. Normalde bir ayı aşkın sürede örgütlediğimiz yürüyüşümüzü, bu yıl deprem nedeniyle son bir hafta içerisinde elimizden gelen çabayla örgütlüyoruz. Çünkü bu ay içerisinde önceliğimiz deprem bölgesiyle dayanışma kurmak oldu, olmaya devam ediyor. Başka türlüsü de düşünülemez. Dolayısıyla bu yıl eyleme katılan, eylemi var eden hepimiz sorumluluğu paylaşıyoruz. Komisyonun yetişemeyeceği, zaten eylemin de komisyondan değil her birimizden oluştuğu bilgisiyle, kendimizi ve birbirimizi alanda örgütlemek ve gözetmek zorundayız.