İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi bu ayki raporunda AKP’li yıllarda, 2023’ün son 4 ayı ve Nisan ayında yaşanan iş cinayetlerine ayırdı.
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana yaşanan iş cinayetleri şöyle belirtildi:
2002 yılının son iki ayında 146 işçi, 2003 yılında 811 işçi, 2004 yılında 843 işçi, 2005 yılında 1096 işçi, 2006 yılında 1601 işçi, 2007 yılında 1044 işçi, 2008 yılında 866 işçi, 2009 yılında 1171 işçi, 2010 yılında 1454 işçi, 2011 yılında 1710 işçi, 2012 yılında 878 işçi, 2013 yılında 1235 işçi, 2014 yılında 1886 işçi, 2015 yılında 1730 işçi, 2016 yılında 1970 işçi, 2017 yılında 2006 işçi, 2018 yılında 1923 işçi, 2019 yılında 1736 işçi, 2020 yılında 2427 işçi, 2021 yılında 2170 işçi, 2022 yılında 1843 işçi ve 2023 yılının ilk dört ayında 585 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…
AKP’nin neoliberal sömürü politikalarının uygulanmasındaki rolüne işaret edilen raporda bu dönemde büyük bir mülksüzleştirme ve işçileşme dalgasının yaşandığı, aşırı-yoğun çalışmanın yaygınlaştığı, güvencesizliğin temel çalışma modeline dönüştüğü, tüm bunların aslında 12 Eylül darbesiyle hayata geçirilen 24 Ocak kararlarının hayata geçirilmesiyle yaşandığı kaydedilerek şunlar ifade edildi:
Bu dönemde 3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP’nin önce hükümet ve daha sonra çatışmalarla giderek iktidarın merkezine geçtiği bir süreç içinden geçtik. Tuzla Tersaneleri, Davutpaşa/OSTİM, Soma, Torunlar, Ermenek, Covid, Silikozis, Asbest, Bartın ve nice işçi katliamları yaşandı, ‘yerli ve milli bir iş cinayetleri rejimi’ hayata geçirildi.. İşte sonuç: AKP’li 20,5 yılda en az 31 bin 131 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti… Diğer yandan Tuzla tersanelerinde, kot taşlama atölyelerinde, iş cinayetleri adalet davalarında, Soma madenlerinde, 3.Havalimanı’nda, Finans Merkezi’nde, BEDAŞ’ta, İSPER’de, Migros Depo’da, hastanelerde, okullarda, Sütaş’ta, Metal Fırtına’da, Yemek Sepeti’nde, Aliağa’da, belediyelerde, Antep’in tekstil fabrikalarında ve adını sayamadığımız yüzlerce alanda İSİG direnişleri sürdü, sürüyor, sürecek…
Dört ayda 585 iş cinayeti!
Yüzde 68’i ulusal basından; yüzde 32’si işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrenilen bilgilere dayanarak tespit edildiği kadarıyla 2023 yılının ilk dört ayında (Ocak’ta 120, Şubat’ta 213, Mart’ta 130, Nisan’da 122 olmak üzere) en az 585 işçinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda, “Yani bu yıl da her gün ‘en az’ 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti” denildi. Ki bu rakamın özellikle deprem bölgesinde kaybedilen işçilerin sayısına ulaşmak mümkün olmadığı için “en az” denildiği ifade edildi.
Rapor iş cinayetlerini şöyle inceledi:
* İstihdamın büyük çoğunluğunun kısa süreli, işin bitimine ya da işin bir kısmının yapımına dayalı olduğu, taşeron çalışmanın başat olduğu ‘ekonominin lokomotifi’ inşaat işkolunda bu yıl en az 92 arkadaşımızı kaybettik.
* Konaklama işkolunda ise her türlü kuralsızlığın hakim olduğu ve sendikal örgütlenmenin yok gibi ya da zayıf olduğu 22 moto kuryenin de içinde olduğu 76 arkadaşımızı kaybettik.
* Şoförler görülmeyen işçi ölümleri. Oysa her gün yollarda tır, otobüs, kamyon, taksi ve servis şoförleri ölümle kolkola. Yılın ilk dört ayında taşımacılık işkolunda en az 64 arkadaşımızı kaybettik.
* Tarım sezonu ise ‘işçilik’ anlamında yeni başlıyor. O yüzden şu ana kadar çoğunluğu (45) çiftçi olmak üzere tarım, orman işkolunda en az 59 arkadaşımızı kaybettik.
* Sanayi işkolları çok parçalı. O yüzden büyük patlamalar dışında fabrikalardaki, ocaklardaki, atölyelerdeki ölümler de görülmüyor. Oysa şu ana kadar gıda, maden, tekstil, ağaç, çimento, metal, enerji ve tersane işçisi 149 arkadaşımızı kaybettik.
* İş cinayetlerinin önemli bir nedeni trafik, servis kazaları. Ancak bu ölümler iş cinayeti olarak değil trafik kazası olarak görülüyor. Şoförler uzun çalışma saatlerinde ve neredeyse dönüşümsüz olarak yeterli bakımı yapılmayan eski araçlarda çalışıyor, yol aydınlatması ve düzenlemesi olmayan yollarda direksiyon sallıyorlar. Yine özellikle Nisan ayında birçok işçi servis kazaları sonucu hayatını kaybetti.
* 2023 yılındaki grafiklerimizde depremin etkisini hep göreceğiz. Şu ana kadar resmi açıklamalara göre Maraş depremlerinde en az 50 binin üzerinde kaybımız var. Biz şu ana kadar deprem anında çalışırken ya da eğitim-etkinlik-görevlendirme nedenleriyle bölgede bulunan 110 işçi ölümü (42 işçi konaklama, 32 işçi kimya, 27 işçi sağlık, 3 işçi taşımacılık, 1 işçi tarım, 1 işçi tekstil, 1 işçi ticaret, 1 işçi metal, 1 işçi inşaat ve 1 işçi güvenlik işkolunda olmak üzere) tespit ettik. Deprem sonrası bölgeye giden ya da depremdeki hasarlı binalarda çalışırken ölen işçileri bu kapsamda değerlendirmedik.
* Ezilme, göçük nedenli ölümlerde ilk sırada tarım işkolu geliyor. Tarlada çalışırken traktörün devrilmesini bu kapsamda değerlendiriyoruz. Metal ve madenler başta olmak üzere sanayideki ölümlerde de ilk neden ezilmeler. Diğer yandan inşaatlardaki ölümlerde de ikinci neden ezilme ve göçükler.
* Yüksekten düşmelerde ise ilk sırada yarıdan fazla ölümün meydana geldiği inşaatlar var. Oysa uygun iskele, korkuluk, güvenlik ağı ve ekipmanla bu ölümlerin tamamı önlenebilir.
* Güvencesiz çalışmayı karakterize eden aşırı, yoğun ve fazla çalıştırma ile işçilerin barınma, beslenme, ulaşım vd. hayat koşulları ise özellikle kalp krizi ve beyin kanamalarına neden oluyor.
* Nisan ayında iki arkadaşımızın meslek hastalığından hayatını kaybettiğini tespit ettik. 40 yaşındaki dört çocuk babası kot kumlama işçisi Gökhan Dinler, yıllar önce İstanbul’da çalışırken silikozise yakalanan ve tedavi gören Bingöl Karlıova Taşlıçay Köyü’ndeki onlarca işçiden biriydi. Gökhan’ı 30 Nisan’da kaybettik. 51 yaşındaki İbrahim Kadir Karaoğlanoğlu da dokuz yıl önce Denizli’den Antalya’ya bir otelde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya gitmişti. Otelde sivrisinek ısırması sonucu fil hastalığına (lenfödem) yakalanmıştı. İbrahim’i 17 Nisan’da kaybettik.
* İş cinayetlerinde ölenlerin şu ana kadar yüzde 1’i çocuk, yüzde 21’i genç ve yüzde 25’i de emeklilik çağında ya da emekli olduğu halde çalışmak zorunda kalan yaş grubunda.
* 2023 yılının ilk dört ayında 46 kadın işçi ölümü tespit ettik. Bu da oransal olarak yüzde 8’e tekabül ediyor ve SGK tespitlerinin dört katı. Diğer yandan kadın işçilerde sigortasız çalıştırma yoğun olduğu için ölümleri kayda almak daha da zorlaşıyor.
* Sayısı 7-8 milyona ulaşan ve büyük bir çoğunluğunun ‘ücretli çalışan’ olduğu göçmen işçilerin iş cinayeti sonucu ölümleri de artıyor. Bu yılın ilk dört ayında en az 31 göçmen iş cinayeti tespit ettik: 10’u Suriyeli, 6’sı Türkmenistanlı, 5’i Afganistanlı, 2’si Bulgaristanlı, 2’si Mısırlı, 1’i Filipinlerli, 1’i Japonyalı, 1’i Iraklı, 1’i Kolombiyalı, 1’i Rusyalı, 1’i Sudanlı…
* İş cinayetlerinde ölen işçilerin 30’u sendikalı (yüzde 5,12) 555’i sendikasız (yüzde 94,88). Ancak sendikalı işçi ölüm sayısı daha fazla. Sanayide çalışırken ölen sendikalı işçilerin bir kısmını tespit edemiyoruz. Diğer yandan kamuda çalışanların büyük bir kısmı sendikalı olmasına rağmen en azından ölümleri sonrası bile sendikalar tarafından bir açıklama yapılmaması sendikal üyeliklerin ‘kağıt üzerinde’ olduğunu gösteriyor.
İş cinayetleri, deprem bölgeleri dışında esas olarak sanayileşmiş büyükşehirlerde yoğunlaşıyor. Diğer yandan tarımsal bölgelere ve her şehirdeki inşaat faaliyetlerine dikkat çekmek gerekiyor. Yine Anadolu şehirlerinin neredeyse tamamına yayılan ‘OSGB gerçekliği’ var. 2023 yılının ilk dört ayında 68 şehirde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti tespit etmiş durumdayız…
98 ölüm İstanbul’da; 66 ölüm Adıyaman’da; 37 ölüm Hatay’da; 16 ölüm Kahramanmaraş’ta; 15’er ölüm Kocaeli ve Konya’da; 14’er ölüm Adana, Antalya ve Bursa’da; 13 ölüm İzmir’de; 12 ölüm Denizli, Sakarya ve Şanlıurfa’da; 11’er ölüm Ankara, Aydın, Kayseri, Malatya ve Muğla’da; 10’ar ölüm Mersin ve Samsun’da; 9’ar ölüm Balıkesir, Manisa, Tekirdağ ve Trabzon’da; 7’şer ölüm Gaziantep ve Mardin’de; 6’şar ölüm Çorum, Diyarbakır, Isparta, Karaman ve Uşak’ta; 5’er ölüm Aksaray, Batman ve Siirt’te; 4’er ölüm Amasya, Erzurum, Eskişehir, Kastamonu, Yalova ve Zonguldak’ta; 3’er ölüm Afyon, Burdur, Düzce, Elazığ, Rize ve Şırnak’ta; 2’şer ölüm Bartın, Bilecik, Bolu, Kars, Kırıkkale, Kilis, Niğde, Ordu, Osmaniye ve Van’da; 1’er ölüm Ardahan, Artvin, Bingöl, Çanakkale, Edirne, Gümüşhane, Iğdır, Karabük, Kırklareli, Kütahya, Nevşehir ve Tokat’ta; 3 ölüm Yurtdışında (1 Azerbaycan, 1 Bosna Hersek, 1 Irak)…
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!