Son 2 haftadır devrimci demokrat, yurtsever güçlere yönelik ardı ardına operasyonlar yapılıyor.
İlk saldırı her zaman olduğu gibi Kürt gazeteciler, avukatlar, siyasetçiler ve sanatçılara yöneldi. Tek dayanakları, derme çatma senaryolarının altına istediklerinde imza atarak “tanık” sıfatı kazanan bir itirafçının “beyanlarıydı”! Bu tanığın ifadesine dayanılarak 128 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Bunlardan 48’i tutuklandı.
Bunun hemen arkasından ikinci dalga geldi. Neyle suçlandıkları bile belirtilmeyen düzmece iddialar gerekçe gösterilerek Kürt gazeteciler tutuklandı.
Sonra sıra ESP’ye geldi. Eskişehir ve İstanbul merkezli operasyonlarda aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ETHA editörü Nadiye Gürbüz, Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarının da bulunduğu 23 devrimci gözaltına alındı, 7’si tutuklanırken yedisine ev hapsi verildi, ardından savcı ev hapsi verilenlerin de tutuklanmasını istedi ve iki devrimci tutuklandı.
5 Mayıs’ta bu kez Partizan’a yönelik bir operasyon başlatıldı. Aralarında Yeni Demokrasi muhabiri Ertan Çıta’nın da bulunduğu 12 devrimci gözaltına alındı.
Tüm bunlara Yeşil Sol Parti’nin seçim çalışmalarına yönelik saldırılar, çalışmalar sırasında yapılan gözaltılar eşlik ediyor.
Kritik bir seçim arifesinde Kürt yurtseverlerine ve Türkiyeli devrimci güçlere yönelik bu operasyonlar bir yönüyle toplumsal muhalefet güçlerine gözdağı vermeyi amaçlıyor. Diğer bir yönüyse devrimcilerin öncülük edeceği patlamalardan, yani sokaktan duyulan korkuyu ele veriyor. Seçime doğru giderek çirkinleşen rekabet halindeki burjuva iktidar ve muhalefet blokları bu noktada birleşiyorlar. Öyle ki, MHP içindeki iktidar savaşında infaz edilen Sinan Ateş için iç paralayıcı nutuklar atıp hesabının sorulacağı vaadini tekrarlayan burjuva muhalefet cephesinden bu konuda çıt çıkmıyor.
Çünkü onlar da biliyorlar ki bu ülkede faşizme, kapitalist barbarlığın sömürü çarkına, zulme, doğanın talanına, kadın cinayetlerine, şiddete, gençliğin geleceksizleştirilmesine, aklımıza gelebilecek her türlü eşitsizlik ve baskıya karşı devrimciler, yurtseverler, sosyalistler uslanmaz bir direnişin emekçisidir.
Onların seçim atmosferinde birikmiş halk tepkisini örgütleme, ortaya çıkan dinamiklerle buluşma konusundaki her adımı burjuvazi için alarm zilidir.
Çünkü biliyorlar ki burjuvazinin yasalarını çiğnediği her yerde de karşısında devrimciler, sosyalistler, yurtseverler olacaktır. Sokakta, üretim alanlarında fiili meşru mücadeleye çağıracak, buna önayak olacaklardır.
Tam da bu nedenle burjuva iktidar blokları arasındaki tepişmenin keskinleştiği, mevcut faşist iktidar blokunun gemi azıya aldığını her haliyle ilan ettiği bu koşullarda sahnenin arkasında hepsinin ortaklaştığı gözaltı ve tutuklama terörü icra ediliyor.
Fakat devrimciler, sosyalistler, yurtseverler tarih boyunca olduğu gibi bugün de faşist saldırganlık karşısında geri adım atmayacak, bu barbarlık düzeninin mezar kazıcısı olduklarını her adımlarıyla hissettirip korkulu rüyaları olmaya devam edecektir!

Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!