İlmek Kadın Dayanışması Deprem Bölgesinden Gelenler İle İkinci Buluşmasını Gerçekleştirdi



İlmek Kadın Dayanışması’nın ikincisini düzenlediği etkinlikte ÇHD Ankara Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Komisyonu’ndan Av. Ümran Hakverdi, Av. Bakış Arslanbenzer ve Nilüfer Irmak Özkan deprem bölgesinden gelen emekçilerin sorularını yanıtladı.


İlmek Kadın Dayanışması, ilkini depremin dördüncü ayında gerçekleştirdiği buluşmaların ikincisini hukuki sorunlar içeriğiyle gerçekleştirdi. ÇHD Ankara Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Komisyonu’ndan Av. Ümran Hakverdi, Av. Bakış Arslanbenzer ve Av. Nilüfer Irmak Özkan deprem bölgesinden gelen emekçilerin sorularını yanıtladı.

Belirsizlik

Sorunların bölgeden bölgeye değiştiğini belirten avukatlar, sunum yapmak yerine soru cevap üzerinden ilerlemeyi önerdi. İlk sözü alan emekçi, iş bulamadığını ve her şeyin belirsiz olduğunu belirtti. Söz alan bütün emekçiler benzer kaygıları taşıdıklarını söylediler.

Ev Yok, İş Yok, Ayrımcılık Var

Depremin üzerinden aylar geçmesine rağmen en temel sorunların bile çözülememiş olması rejimin vahşetini ve demokratik kitle örgütlerinin yetersizliğini gözler önüne seriyor. Söz alan her emekçi, oturdukları evlerden çıkarılmak istendiklerinde ne yapacaklarını, deprem bölgesindeki mülklerinin akıbetini, belediyeden gelen gıdaların ne kadar zaman daha devam edeceğini, asgari ücretin bile yarısını cebine atıp 4 bin liraya insanları çalıştırmaya uğraşan patronlara karşı ne yapacaklarını sordular. Kısacası, insanlar hâlâ en temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamaya uğraşıyor ve ayrımcılığa uğruyor.

Deprem bölgesinden gelenlere ayrımcı davranışlarda bulunulması ve deprem bölgesinden gelenlerin çoğunda gözlemlenen göçmen karşıtlığı, düzenin emekçileri ayrıştırmakta nasıl mahir olduğunu gösteriyor.

Tek Çözüm Örgütlü Mücadele

Hukukun depremden önce de sonra da olmadığını belirten avukatlar, toplu itiraz ve başvuruların önemini vurguladı. Kadınların elinde İlmek Kadın Dayanışması gibi dayanışma gruplarının bir fırsat olduğunu ve bu gruplarla hareket etmenin önemini vurguladılar. Yazılı belgenin öneminin, başvuruların bile bireysel değil toplu olarak yapılmasının etkili olacağının altını çizdiler. Ev sahibinin evden çıkarması ve sürekli zam yapmasıyla ilgili de bilgilendirme yapan avukatlar, kira zammının yılda bir kereden fazla yapılamayacağını, kiranın elden yatırılmaması gerektiğini, 10 yıldan önce ev sahibinin kiracıyı çıkaramayacağını, ev satılmış olsa bile evi satın alanın kendi mağduriyetini kanıtlamadan kiracıyı çıkaramayacağını belirttiler.

Ayrıca, ev tutarken “tahliye taahhüdü” adı verilen belgeyi imzalarken tarih alanının boş olmamasına dikkat etmek gerektiğine dikkat çektiler. Ev sahipleri, bu belge yerine ya boş belge imzalatıyor ya da belgedeki tarihi boş bırakıyorlarmış böylece kiracıyı istedikleri zaman çıkartabiliyorlarmış…

Etkinlik, deprem bölgesinden gelenlerin özneleşmesi, hak arama süreçlerinin belirlenmesi ve bu buluşmaların devamına dair bir söyleşiyle sonlandırıldı.