Nuray Sarıyelek
17 yaşındaki Nahel’in polis kurşunuyla öldürülmesinin ardından Fransa sokaklarını tutuşturan “ötekiler”, eylemleriyle devleti sarsmaya devam ediyor.
Devletin binlerce polis ve jandarma (45 bin) yığınağına rağmen eylemin 5. gününün bilançosu yine ağır oldu
871 kamuya ait yerlerde olaylar yaşandı: 577 araç yakıldı, 74 bina ateşe verildi, 719 kişi gözaltına alındı, 40 jandarma yaralandı. Böylece toplamda yaralanan jandarma ve polis sayısı 700’ü geçti.
17 yaşındaki Nahel’in polis tarafından öldürülmesi yıllardır banliyölerde uygulanan devlet politikasının biriktirdiği kin ve öfkenin bir kez daha patlamasına neden oldu. Benzer patlama en son 2005 yılında Paris’in bir başka banliyösü, Clichy sous bois’da gerçekleşmişti.
Öfkenin isyanı
En çok yoksulluk, işsizlik ve geleceksizliklerin yaşandığı Fransız banliyölerinde hayat, diğer yerlere oranla daha zordur. İşsizlik yüzde 25’lerde seyreder; en tehlikeli, pis ve düşük ücretli işlerde buranın insanı çalışır. Fransa’nın lanetli bölgeleri olan bu yerler uyuşturucu alım satımının merkezleri gibi işler. Gençler geleceksiz ve güvencesizdirler aileler mafyalaşan uyuşturucu çeteleri karşısında çaresizdirler. Polis uyuşturucu çetelerine göz yumarken, bıktırıcı keyfi kimlik kontrolleri yapmaktan geri durmaz. Bunu yaparken gençleri aşağılar, küçümser, hiçleştirir, korkutur ezer.
Eğitim, kariyer, barınma vb durumlarda ayrımcı ve ırkçı muamelelerle karşı karşıya kalırlar. İşte bütün bu patlamaların altında bu ve daha birçok benzeri neden yatmaktadır.
İşin politik yanını perdeleme çabası
Fransız burjuvazisi, sömürgesi ülke halklarına ve göçmenlere karşı uyguladığı ırkçı ayrımcı politikalarının sonuçlarıyla karşı karşıya kalmanın açmazını yaşıyor.
Fransa devleti, yaş ortalaması17 olan bu korkusuz gençlerin ülkeyi kasıp kavuran hareketini bir yandan polis zoruyla bastırmaya çalışırken diğer yanda da hareketin politik yanını gizleme çabası içindedir. Olayı bireylere indirgeyip kimi ailelerin, çocuklarını iyi yetiştirmemesiyle açıklıyor. Yaşananların sorumluluğunu çocuklarını evde tutamayan ailelerin yetersizliğine, sosyal medyanın şiddet içerikli videolarına, France Insoumise’in (Boyun Eğmeyen Fransa) kışkırtmalarına çıkarıyor…
Pratik süreçlerin öğretici gücü
Onlar bu hareketi istediği kadar politik yanından arındırmaya çalışsın, gençler Sarı Yelekliler’den, emeklilik reformu karşıtlarından öğrendikleriyle yolunu açıyor. 22 yıl önce ufukları kendi oturdukları bölgeleri kırmak dökmekle sınırlıyken şimdilerde şehir merkezleri ve büyük tekelleri hedef alan eylemler gerçekleştiriyor. Elbette bunların yanı sıra kimi onaylanmayan “yağma” denilen olaylar da olmuyor değil fakat bunlarda büyük kapitalistlerin mağazalarına yönelik yapılıyor. ‘Büyük hırsızlardan çalmak hırsızlık mıdır, el koymak mıdır… o da tartışılır bir durum’ Yiyeceklere el konulup mahallelerde dağıtılma biçiminde yapılıyor.
Banliyö hareketi devleti panikletti. “Bacak kadar” çocuklarla başa çıkamadı. Devletin kariyeri yerle bir. Fransız faşistleri adete kudurmuş durumda. “Devlet buna bir an önce bir çözüm bulmazsa çözüm bulanlara da göz yumacak” tarzında açıklamaların ardından bugün polis sendikası “bu bir savaştır” içeriğinde iç savaş çığırtkanlığı yapan bir bildiri yayınladı.
Hükümetin yeni dönem politikalarını uygulamada polise olan ihtiyacı fırsat bilerek hükümet üzerinde ırkçı politikaların daha da keskinleşmesi polis yetkilerinin sanki azmış gibi daha da artırılması yönünde baskı kurmaya çalışıyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!