Çalışma Bakanlığı’nın “6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2023 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ”i Resmi Gazete’de yayımlandı. Sendikalaşmanın aslanın ağzından ekmeği kapmaktan bile zor olduğu, hemen her teşebbüsün 6356 Sayılı Kanun’un patronlara tanıdığı haklarla işçi kıyımıyla yanıtlandığı, taşeronlaştırma ve güvencesiz çalışmanın yaygın olduğu bu koşullarda Bakanlığın açıkladığı veriler elbette ki, gerçek sendikalaşma oranlarını yansıtmıyor.
Bu gerçekle birlikte Bakanlığın verileri pekçok açıdan gerçeği yansıtmasa da Türkiye işçi sınıfının profilinin çıkarılması açısından belirli kolaylıklar da sağlıyor. İşçi sınıfının sayısal artışı, örgütlenme yönelimi, örgütlenmenin niteliği gibi belli başlı konularda resmi sınırlarda da olsa kuşbakışı bir tablo canlanabiliyor.
Verilere göre toplam işçi sayısı 16 milyon 413 bin 359 olarak kaydedilirken, sendikaya üye olan işçi sayısı 2 milyon 241 bin 940 oldu. İşçinin sendikalaşma oranı yüzde 14.76’da kaldı. Böylece Temmuz 2022’de yüzde 14,26 olan, Ocak 2023’te yüzde 14,42 olan sendikalaşma oranının gıdım gıdım arttığını görüyoruz.
Fakat toplu sözleşme hakkı alamayan, kayıt dışı çalışan işçilerle birlikte düşündüğümüzde bu oranın aslında gerçeği yansıtmadığını gerçek sendikalaşma oranının çok daha düşük olduğunu görürüz. Sendikalaşan işçilerden yüzde 35’inin toplu sözleşme hakkı olmadığını düşünecek olursak resmi verilerin sağlıksızlığı da anlaşılır. Bu dikkate alındığında gerçek sendikalaşma oranı aslında yüzde 8-9 gibi son derece düşük bir orana tekabül ediyor.
Bakanlık verilerine göre en yüksek sendikalaşma oranı yüzde 58’le “Genel İşler” işkolunda. Genel hizmetleri yüzde 39.2’yle ‘Sağlık ve Sosyal Hizmetler’, yüzde 34.1 ile ‘Banka, Finans ve Sigorta’, yüzde 32.8 ile ‘Savunma ve Güvenlik’, yüzde 31.1 ile ‘Enerji’ ve yüzde 26,7 ile ‘İletişim’ işkolları takip etti. Bunları beton ekonomisini ya da enerji-maden yağmasını ilgilendiren işkolları izliyor. Onları takip eden metal işkolu da yüzde 18,3’le örgütlenme yöneliminin hiç de düşük olmadığını ifade ediyor.
Sendikalaşma oranının en düşük olduğu işkoluysa örgütlenmenin hayli güç olduğu inşaat işkolu oldu. Bu işkolunda sendikalaşma oranı yüzde 3.3’te kaldı.
Sendikalaşma oranı elbette ki asıl olarak iktidarın denetimindeki işyerlerinde ve iktidarın arka bahçesi niteliği kazanmış sendikalarda yükselmiş. Ancak Hak-İş üyesi Öz Büro-İş sendikasının 40 bin 629 üyesi olmasına rağmen yüzde 0,98 ile yüzde 1 barajının altında kalması manidar. Bu büyüklükteki bir sendika ilk defa baraj altında kalarak yüzde 1 barajının işçileri toplu sözleşme yetkisiz sendikalaşmaya mahkum eden niteliği de teşhir olmuş oldu.
Yine metal işkolundaki sendikaların, özellikle Türk Metal’in (TM) üye sayısındaki görünür artış dikkat çekici. TM çetesi altı ay önce yayımlanan Ocak 2023 istatistiklerine göre 9.457, bir yıl önce yayımlanan Temmuz 2022 istatistiklerine göre ise 22.783 yeni üye örgütlemiş. TM’nin üye sayısı son olarak 268.385’e çıkararak metal işkolunda en fazla üyeye sahip sendika olma özelliğini korudu. Bu veri metal işkolundaki örgütlenme eğilimini göstermesi açısından anlamlı. TM’nin niteliği sendikalaşmayı kolaylaştırsa da işçiler çeşitli örneklerde de gördüğümüz gibi (Metal Fırtına en çarpıcısı) TM çetesine zamanı geldiğinde had bildirmeyi de biliyor.
İşkollarına göre sendikalaşma oranları şöyle:
*Genel İşler yüzde 58
*Sağlık ve Sosyal Hizmetler yüzde 39.2
*Banka, Finans ve Sigorta yüzde 34.1
*Savunma ve Güvenlik yüzde 32.8
*Enerji yüzde 31.1
*İletişim yüzde 26,7
*Avcılık, Balıkçılık, Tarım ve Ormancılık – %22,2
*Çimento, Toprak ve Cam – %20,2
*Madencilik ve Taş Ocakları – %20
*Metal – %18,3
*Gıda Sanayii – %13,4
*Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç – %11,3
*Taşımacılık – %10,7
* Dokuma, Hazır Giyim Deri – %8,8
*Ağaç ve Kağıt – %8,1
* Gemi Yapımı, Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk – %8,1
*Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar – %7,5
* Konaklama ve Eğlence İşleri – %4,4
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!