Nəriman Bakı
Gazze’de katledilenlerin sayısı on bini aştı.
Dünya halkları seslerini çıkarsalar da yüzbinler meydanlara doluşsalar da İsrail faşizmi insanlık suçlarına Gazze’de her an yeni ve koca bir sayfa ekliyor.
Barbarlık artık gündelik bir hal almışken biz utancımızın neresindeyiz ve neden utancımızı durduramıyoruz?
Bunun nedeni sadece sosyal medyada “klavye protestoculuğu” yapmak mı?
Bunun nedeni Gazze haberlerini TV’de izleyip arkadaşlar arasında biraz homurdandıktan, hadi en fazla sinkaflı küfür edip sonra gündelik “hay huyumuza dönmek” mi?
Bunun nedeni Gazze’nin yıkılmış evlerin görüntüleri ile 2015’te yıkılan Amed’de, Hakkari’de, Mardin’de, Şırnak’taki yıkım görüntülerinden hiç farkı yokken Kürt halkının kıyımlarına “ses çıkarmamak” mı?
Bunun nedeni her gün kadınlar, LBGTİQ’lar katledilirken İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına Yargıtay’ın “dur diyeceği”ne, Can Atalay’ın AYM kararına mahkemelerin “kuzu kuzu uyacağı”na inanılması?
Bunun nedeni beşli çetesinden Türkiye’nin en büyük tekellerine kadar insanları sömürenlerin olduğunu görmek gerekirken, Dilan-Engin Polat ve birkaç avenesinin yakalanmasına “büyük alkış” tutmak mı?
Bunun nedeni bir ülkede iç savaş çıkmasına vesile olup sonra o ülkeden kaçan mültecileri sömürürken, bir de her türlü belanın sorumlusu olarak o mültecileri göstermek mi?
Bunun nedeni yeni bir dünya veya bölge savaşının her geçen gün daha da mümkün hale geldiğine yönelik tüm emareleri artarken “en büyük asker bizim asker” diye alkış tutulması mı?
Daha da çoğaltılabilecek soruları biraz daha basite indirgeyerek soralım.
Bunun nedeni “ya barbarlık ya sosyalizm” demememiz olabilir mi?
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!