“1 Mayıs’ta Taksim’e!” çağrısı yapan 2024 1 Mayıs Taksim Platformu, yaygın afişlemeler, bildiri dağıtımlarıyla çağrı çalışmalarını sürdürürken bugün de 29 işçinin alınmayan işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri ve yapılmayan denetimler nedeniyle göz göre göre katledildiği Gayrettepe’deki Masquerade Club önünde eylemdeydi.
Denetimli Serbestlik Bürosu önünde toplanan kitle, polisin engelleme çabalarına rağmen sloganlar ve ajitasyon konuşmalarıyla katliamın yaşandığı binanın önüne ulaştı. Çevredekilerin de alkışlarla destek verdiği eylemde, “İşçi katliamlarına karşı 1 Mayıs’ta Taksim’e” pankartı açılıp sık sık “Yaşasın 1 Mayıs, biji yek gulan!”, “1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındayız!”, “Kaza değil bu bir katliam!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!”, “Kader değil, bu bir cinayet!” sloganları haykırıldı.
Platform adına Okan Karaçam’ın okuduğu basın açıklamasında sermayedarların daha az maliyet ve daha fazla kâr uğruna düzenin yasalarını dahi hiçe sayan uygulamalarının işçilerin canını almaya devam ettiği kaydedilerek, “Karşılığında ise cezasızlıkla ödüllendiriliyorlar. Yaşananlar göstermektedir ki işçi ölümleri kaza değil, sermaye, devlet ve diğer kurumların el birliğiyle gerçekleştirdiği organize cinayetlerdir” denildi.
‘Ne belediye ne bakanlık sorumluluk üstleniyor’
Masquerade adlı gece kulübünde süren tadilatta herhangi bir işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemi alınmadığı, tadilat için herhangi bir resmi izin olmadığı hatırlatılan açıklamada, sürecin gelişiminin patronlar ve devlet kurumlarının elbirliğiyle organize bir katliama işaret ettiği belirtildi. Ne Beşiktaş Belediyesi’nin ne de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sorumluluk üstlendiğine dikkat çekilen açıklamada, “Göstermelik sekiz tutuklama olmasına rağmen, belediye ve bakanlık görevlileriyle ilgili herhangi bir adım atılmış değil. Bizler Soma’dan, Ermenek’ten, İliç’ten çok iyi biliyoruz ki yaşanan katliam gündemden düştüğünde göstermelik tutuklananlar anında salınacaklar, hatta ödüllendirilecekler. Bir iş cinayeti daha sermaye ve devlet tarafından üstü örtülerek, sorumlular aklanmış olacak” ifadeleri kullanıldı.
‘Her gün altı işçi katlediliyor’
Soma’da fıtrat denilerek katillerin aklandığına, İliç’te maden şirketine verilen usulsüz izinler ortada dururken gerçeklerin ters yüz edilmeye çalışıldığına işaret edilen açıklamada, “Siyanürlü toprak altında 8 işçi kardeşimizin ailesine, yakınlarına ve katliama ses çıkaranlara karşı devlet terörünü devreye soktular. Yerli yabancı şirketler ise yeni projelerle servetlerini büyütmeye devam etti, ediyorlar” denildi. İSİG Meclisi’nin her gün en az altı işçinin iş cinayetlerinde katledildiğini gösteren raporlarına işaret edildi.
‘Yaşananlar ne kader ne de fıtrat’
Açıklama şöyle devam etti:
“Performans dayatması, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin patronlar tarafından maliyetli görülerek alınmaması vb. sömürüyü giderek katmerleştiriyor. Canımız, doğamız kapitalizmin kâr hırsı uğruna hiçe sayılıyor. AKP döneminde yaşanan iş cinayetleri, çevre katliamları her yıl daha fazla arttı. Yapıyoruz dedikleri denetimler prosedür olmanın ötesine geçmiyor. Alınacak önlemler patronun inisiyatifine bırakılıyor. Sermaye ve devlet işbirliğiyle sınıf kardeşlerimiz hayatını kaybettiğinde ise yüzsüzce ‘kader’ ve ‘fıtrat’ açıklamaları yapıyorlar. Yaşananlar ne kader ne de fıtrattır. Failleri de sermaye, devlet ve diğer kurumların başındakilerdir.“
‘Taksim’de sınıf kavgasını yükseltelim’
“Bundan 2 sene önce kölece çalışma koşullarına, iş cinayetlerine karşı mücadele ederken alınmayan önlemler sonucu pandemi döneminde hayatını kaybeden Dev Yapı-İş Avrupa Yakası Temsilcisi Hasan Oğuz’u saygıyla anıyoruz” diyen Karaçam, bu düzene karşı mücadele eden arkadaşlarının, iş cinayetlerinde katledilen işçilerin hesabını soracaklarının altını çizdi.
Karaçam şöyle devam etti: “Ölüm ve sömürü düzeninin her gün yeni sınıf kardeşlerimizi aramızdan almasına artık yeter diyoruz. Tüm işçileri, emekçileri, gençleri bu düzenden hesap sormaya davet ediyoruz. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta katillerden hesap sorma bilinciyle Taksim’de hep birlikte sınıf kavgasını yükseltmeye çağırıyoruz.”
Açıklamanın ardından söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu da “Tüm işçi cinayetlerinin hesabını sorana dek, bu yoksulluk düzenini yıkana dek, işçi sınıfının insanca yaşam koşullarını oluşturana dek 1 Mayıs’ta Taksim alanında olacağız. Yoksulluğa, hayat pahalılığına hayır demek için, 1 günde altı işçinin katledilmemesi, sekiz kadının katledilmemesi, eşdeğer işe eşit ücret almak için 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağız. Türkiye işçi sınıfıyla, Kürt özgürlük mücadelesini birleştirerek bu 1 Mayıs’ta Taksim’de savaş politikalarına hayır diyeceğiz” diyerek 1 Mayıs’ta Taksim’de olmaya çağırdı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!