Gebze Dilovası Makine İhtisas OSB’de bulunan Gürdesan Gemi ve Arteche’te (Esitaş Elektrik) çalışan toplam 170 işçi, yasal haklarını kullanarak dayatılan sefalete ve iradelerinin hiçe sayılmasına tepki gösterdikleri için işçilerin tazminat haklarının gaspı anlamına geldiği gibi gelecekte iş bulmalarının önünü kapatmak amacıyla da kullanılan kodlarla işten çıkarıldı. Gürdesan’da Hak-İş’e bağlı Öz Çelik-İş örgütlüyken Arteche’te de Birleşik Metal-İş Gebze 1 Nolu Şube örgütlü, fakat ikisinde de sendikalar işçileri bir başına bırakarak gelinen noktadaki sapsarı hallerinin altını çizdiler.
Gürdesan’daki toplu kıyıma karşı Öz Çelik-İş sessiz!
Öz Çelik-İş’in örgütlü olduğu Gürdesan’da sendika, grev uygulaması kararının olduğu gün işçilere sormadan toplu iş sözleşmesi imzaladı. İmzalanan sözleşme işçilerin ücretlerine yüzde 94 oranında zam yapıldığı ve ortalama saat ücretinin 186 TL’ye ulaştığı şeklinde pazarlandı. Fakat işçiler, yüzde 94 oranındaki zammın tüm yan haklar dahil olmak üzere olduğunu öğrendi. Bunun üzerine 300 işçi 28 Mayıs’ta iş bırakarak fabrikaya kapandı. 3 gün süren direnişin ardından patronun “işbaşı yapın müzakere sürsün” demesi üzerine üretime devam etti, ama bu arada 25 işçi Kod 25’ten işten çıkarılarak burjuvazinin sınıf kimliğine uygun bir tutum sergilendi. Öz Çelik-İş ise işçileri bir başına bırakıp herhangi bir açıklama da yapmadı.
Birleşik Metal-İş Gebze 1 Nolu Şubesi sadece seyirci değil aynı zamanda düşman!
Birleşik Metal-İş Gebze 1 Nolu Şube’nin örgütlü olduğu Arteche’de ise toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sürerken patron 10 Haziran’da 3 işyeri temsilcisini işten çıkardı. Bunun üzerine işçiler arkadaşlarının işe iadesi talebiyle iş bırakınca 140’ının çıkışı verildi!
Birleşik Metal-İş de işçileri öylece kendi başlarına bıraktı. Üstelik bir açıklama yaparak işten çıkarılan temsilcileri suçladı. Temsilciler hakkında “kendi dar çıkar ve menfaatleri uğruna işçileri amaçsız ve doğrultusuz bir eylemliliğin içerisine sürüklemiş ve işçilerin işlerinden edilmelerine sebebiyet vermişlerdir” şeklinde suçlayıcı ifadeler kullandı.
İşçilere verilen toplu çıkışın, işçi haklarının ve kendi sendikal misyonunun umurunda olmadığını gösteren bu açıklamayla aynı zamanda mevcut sendikal düzenin nasıl bir deformasyon yaşadığının altını çizmiş, işçilerin temsilcilerin kıyımında sendikanın rolünün olduğunu söylemelerini de doğrulamış oldu.
Çünkü kıyıma giden sürecin kendisi işçilerin bu yönlü beyanlarını doğruluyor. İşçiler üretim bölümüne havalandırma konulmasını istemişti. Çünkü sıcaklığın 45 dereceye ulaştığı koşullarda havalandırmanın olmadığı bölümde işçiler bayılıyor, kalp krizi geçiren bile oluyordu. Sendika yönetimine havalandırma talebi iletildiğinde kendileriyle dalga geçilmiş, talepleri umursanmamıştı. Bunun üzerine yüzde 95’lik oranla işyeri baş temsilcisi seçilen Yunus Emre Taşdemir sendikanın soruna müdahale etmesini istemiş, bu isteğini sert bir dille ifade ettiği için hasım bellenmişti.
Greve gitmeden toplu iş sözleşmesi yapmakla övünen Sendika Şube Başkanı Selçuk Çiftçi’nin kurmaya çalıştığı sendikal düzene aykırı bu tutumlar affedilmemiş, temsilcilerin kıyımının düğmesine basılmıştı. Arkadaşları kıyıma karşı tutum alıp üretimi durdurunca da toplu çıkışa gidilmişti.
İşçiler, sendikanın eyleme katılmayan işçilere para dağıttığını, fabrika yönetimiyle birlikte kıyımı “bayram öncesi temizlik” olarak nitelendirdiklerini de belirtiyor!
İşçiler direniyor
Gerek Gürdesan işçileri gerekse Arteche işçileri sendikaların bu ihanetçi tutumlarına tepki göstererek, binalarının önünde basın açıklamaları gerçekleştirdi.
Patronların ahlaksızca kullandığı kodlarla işlerine son verilen işçiler kendi olanaklarıyla direnmeye devam ediyor. Destek ve dayanışmayla direnişin güçlendirilmesi sayesinde kazanabilir, sendikal düzene ve sömürü sistemine gerekli yanıt da verilmiş olur.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!